Güncel
RSS .92| RSS 2.0| ATOM 0.3
  • ana sayfa
  • haberler
  • sigorta sorgulama
  • İletişim
  •  

    Sigaradaki zararlı maddeler

    Ocak 3rd, 2009

    Sigaradaki zararlı maddeler

    Sigara ve dumanı, çok miktarda ve değişik özellikte zararlı maddeler içermektedir. 4000′den fazla olduğu bilinen bu toksik (zehirleyici) maddelerin büyük bir kısmı kanser yapıcı (kanserojen) özelliktedir.
    Nikotin bu maddelerin en önemlisi olup sinir sistemini etkileyerek kalp ve damarların çalışmasını bozar.

    Nikotine maraz kalış sonucu, kan basıncı ve nabız hızında artış ortaya çıkmaktadır. Bu sebeple kalp daha fazla kasılmakta ve kalbin oksijen ihtiyacı artmaktadır. Ayrıca nikotin, damarlarda kasılmaya; kan, şeker ve yağ seviyelerinde artışa sebep olmaktadır. Bütün bunlara ilaveten nikotin, sigara bağımlılığına yol açan maddedir.

    Nikotin etkisini çabuk gösteren bir uyuşturucudur ve kandaki nikotin miktarı sigara içtikten yarım saat sonra yarıya, bir saat sonra ise dörtte bire düşer. Bu da bir çok tiryakinin neden günde yaklaşık yirmi tane sigara içtiğini açıklar. Sigarayı söndürür söndürmez nikotin hızla vücudu terk etmeye başlar ve tiryakinin canı tekrar sigara istemeye başlar.

    Sigarayı yaktıktan yedi saniye sonra vücuda taze nikotin girer ve özlem sona erer; böylece sigara, tiryakiye rahatlama vermiş ve güven duygusu sağlamış olur.

    Aslında nikotin uyuşturucu olması yanında sineklerin yok edilmesinde kullanılan etkisi çok güçlü bir zehirdir. Bir sigaranın içerdiği nikotin miktarı doğrudan doğruya damarlarımıza verildiğinde ölürüz. Tütünde aynı zamanda karbon-monoksit gibi 4000 civarında başka zehirler de vardır.

    Yakılarak soluk soluk içe çekilen tütün dumanında; katran, karbon monoksit ve nikotin başta olmak üzere pek çok kimyevi madde ve gazlar akciğerden kana karışarak tüm bedende müthiş bir zehirlenme etkisi yaparlar. Bu maddelerin zarar vermediği organ yok gibidir.


    Kadınlar ve sigara

    Ocak 3rd, 2009

    Kadınlar ve sigara

    Daha önce ülkemizde mevcut toplumsal reddin de etkisiyle sigara içen kadınlara az rastlanırken, giderek onların daha fazla tiryaki olduklarını görüyoruz.
    Artık kadınlar oran olarak neredeyse erkeklere yaklaştılar. Kabul günlerinde birbirlerine sigara tutuyorlar.
    Kırsal yörelerde kadınlar halâ az sigara içmektedir.
    Sigara içen kadın oranı köylerde yüzde 2′yi geçmemekte iken, şehirlerde bu oran yüzde 30-40′ı bulmaktadır.
    Bu yüzden kadınlarda sigaraya bağlı hastalıklarda hızlı bir artış söz konusudur.

    İşte kadınların sigaraya başlamasında etkili faktörler:
    Erkeklere eşit olma duygusunu sigara içmenin sağladığını zannetme.
    Sigaranın kadınlık veya çekicilik sembolü olarak kabul edilmesi.
    Kendine güveni artırdığını düşünme.
    Zayıflama veya kilo almama isteği.
    Görüldüğü gibi saydığımız faktörlerin hepsi sigaraya sığınma bahaneleridir, aralannda gerçekçi olanı yoktur.
    Kadınların giderek daha çok sigara içmeleri sebebiyle sigara tüccarları reklam kampanyalarında kadına yönelmişlerdir.


    Sigaraya nasıl başlanır

    Ocak 3rd, 2009

    Sigaraya nasıl başlanır

    İlk sebep çocuk ve gençlerdeki merak duygusudur. Yetişkinlerin zevkle içtiklerini zannettikleri sigarayı denemek istemeleri, genellikle tiryakiliğe atılan ilk adımdır.

    Aslında sigarayı ilk içen hemen bir haz ve zevk almaz, aksine “bu ne tatsız berbat bir şey” diye düşünür. Ancak ısrarla kullanmaya devam ettiğinde bir süre sonra zevk duymaya başlar. Bazı kişiler sadece meraktan sigaraya başlar, içmekle sosyalleştiklerini ve havalı hale geldiklerini zannederler. Derken ardından bağımlılık gelir.

    Bir başka sebep de erkek çocukların sigara içerek büyüdüklerini zannetmeleridir. Maalesef “erkek adam sigara içer” tekerlemesi birçok kişinin dilindedir.

    Ayrıca sinema filmlerinde, televizyon dizilerinde kahramanın sigara yakmadan, sigaranın dumanı olmadan sahneye çıkmaması, karşılaştıklarında birbirlerine sigara tutmaları yine gençler için özendirici olabilmektedir.

    Saniye hanım, yeni evliydi ve sigara içmesini beyi bir türlü kabullenemiyordu. “Ben sigara içmiyorum ve eşimin de sigara kokmasını istemiyorum” diyordu.

    Saniye çok uğraşıyor, ama bir iki gün sonra tekrar sigaraya başlıyordu. Kendisine nasıl başladığını sorduğumda şu cevabı vermişti:
    “Kadınlarla toplandığımızda sigara içen bir ablam “şunu iç, bir taneden bir şey olmaz” dedi. Ben de iptim. Aslında alışacağımı hiç zannetmemiştim. Berbat bir tadı vardı, hiç de cazip değildi. Bu durum birkaç kere tekrarlandı. Bir baktım ki içmeden duramıyorum. Böyle olacağını hiç zannetmezdim, ama şimdi vazgeçemiyorum.

    Yine ergenlik dönemindeki akran baskısı da sigaraya başlamada bir faktördür. Gençler özellikle kendi cinsinden olan yaşıtlarıyla çok yakın ve sıkı ilişkiler içindedirler. Çok gizli sırlar paylaşılır, ortak hazlar ve yaşantılar birlikte denenir. Akranları tarafından dışlanma, hor görülme hiçbir zaman kabullenilemez. Bu sebeple, hoş olmayan alışkanlıkları bile istemeden paylaşmak zorunda kalabilir.

    Zaten bu dönem çalkantılı yıllardır ve gençler, bağımsız kimliklerini oluşturma çabasındadırlar. Reklamların da etkisiyle sigara içerek kendi kişiliğini ortaya koyduğunu düşünebilir.

    İşte bu çalkantılı dönemde saydığımız faktörlerle tek tük sigara içmeye başlayan genç, bir süre sonra bağımlılığın pençesine düşer ve sigarasız yapamaz olur. Dumanı derin derin içine çekip, bu harika bir deneyim” diyene rastlanmamıştır. Veya “Sigaraya başladığım için çok mutluyum. Sigara içtiğim için kendimi şanslı hissediyorum” diyen de yoktur.

    26 yaşındaki Emire w şunları söylemişti: “Hayatımda gerçek anlamda pişmanlık duyduğum tek gün, 14 yaşımdayken ilk sigaramı içtiğim gündür. Aradan on iki yıl geçti, artık günde yirmi tane içiyor ve bundan kendimi alamıyorum. Ama sağlığıma yaptığı zararları düşündükçe büyük bir korkuya kapılıyorum.”
    Ergenlikte ilk başta berbat bir tatla, iğrenerek içilen sigara, giderek böylesine bağlılık yapar. En iyisi, denemek veya tadına bakmak için dahi olsa hiç içmemektir.


    Sayfalar: Geri 1 2 3 4 5 6 7 8 9 İleri

    Önceki Yazılar