Güncel
RSS .92| RSS 2.0| ATOM 0.3
  • ana sayfa
  • haberler
  • sigorta sorgulama
  • İletişim
  •  

    Light sigara içmek çözüm mü ?

    Ocak 3rd, 2009

    Light sigara içmek çözüm mü ?

    Sigara dumanının çok azının bile sağlık açısından zararlı olduğunu biliyoruz. Light sigaralarda katran ve nikotin oranı düşükse de, bu tip sigaralara geçen tiryakiler, nikotin ihtiyaçlarını karşılamak için, genellikle daha çok sayıda sigara içmeye veya içtiği her sigarayı daha çok içine çekmeye başlamaktadır. Daha derin ve daha sık nefesler çekildiğinde veya sigara sonuna kadar içildiğinde, katran oranı düşük bir sigara, diğerleri kadar zararlı olmaktadır.

    Ayrıca sigaradaki tek zararlı madde nikotin değildir. Nikotin, bağımlılığın oluşmasında önemlidir. Oysa sigarada katran ve karbon monoksit gibi zararlı pek çok madde de bulunmaktadır. Light sigara içenler, bunlara da maruz kalmaktadır.

    Başarısız olsak dahi sigarayı yerden deneyelim. Israr ve azimle karar verelim. Sonunda başaracağız.

    Dünya Sağlık Örgütü tarafından hazırlanan raporda, düşük katranlı sigaralara geçmenin sağlık açısından hiçbir avantajı bulunmadığı belirtilmektedir.

    Bu yüzden sigarayı bırakıyorum diye light sigaraya geçmek aldatıcıdır ve sigara içmeyi bırakmaya yardımcı olmaz. Hedef, hiç sigara içmemek olmalıdır.

    Sigara dumanıyla kaplı kapalı ortamlar, sigaranın verdiği diğer zararlar yanında göz rahatsızlıklarına ve ! baş ağrısına sebep olur.


    Sigarayı bırakma metodları

    Ocak 3rd, 2009

    Sigarayı bırakma metodları

    Sigarayı bırakmada kesin ve çok etkili bir metot bulunmamaktadır. Ancak kişinin isteği, azmi, kararlı oluşu ve irade gücü çok işe yarar. Buna rağmen bazı metotların faydası olmaktadır.

    Hipnoz: Bilincin farkında olma seviyesi düşürüldükten sonra, bilinçaltına telkin vererek (şartlandırılarak) inanç oluşturmaya dayanan yöntemdir. Burada hipnoz verene inanç önemlidir. Etki süresi kısa da sürebilir, uzun da.

    Gözler kapatıldıktan sonra, kişinin birkaç defa derin nefes alıp vermesi istenir. Kendisini rahatlamış, gevşemiş ve çok sakin hissetmesi telkin edilir. Daha sonra, “Canın artık hiç sigara içmek istemiyor. Etrafında sigara içenleri görünce onlardan etkilenmiyorsun. Sigaradan ve sigara dumanından iğreniyorsun. Ağzına sigara aldığında fenalaşma hissediyorsun. Miden bulanıyor, nefret ediyor ve içemiyorsun. Sigara içmediğin zamanlarda kendini çok daha rahat ve mutlu hissediyorsun tarzında telkinatta bulunur.

    Bu telkinler birkaç seans halinde tekrar edilir.

    Akupunktur: Buradaki beklenti, hipnozdakiyle aynıdır. Kişiye yine telkin verilir, fakat akupunktur iğnesiyledir ve uyanıktır. Kulağa iğne takıldığı anda, genellikle kişinin canı sigara içmek istemez. Tiryaki inanırsa, etkili bir yöntemdir.

    Nikotin bantları: Sigara içiminin bırakılmasından sonra nikotin yerine koyma tedavisi uygulaması, bağımlılık gelişmiş olanlarda görülen nikotin yoksunluğu belirtilerini azaltır ve sigaranın bırakılmasını, doza bağımlı olmak üzere büyük ölçüde kolaylaştınr. Nikotin yerine koyma tedavisinde nikotin sakızları, nikotin bantları, nikotin spreyleri kullanılmaktadır.

    Nikotin bantları sayesinde, farkına varmadan kişinin kanına nikotin karışmaktadır. Bant dört tabakadan oluşmaktadır. En altta koruyucu plastik tabaka, sonradan nikotinin emdirildiği bir kat, onun üzerinde ilacın düzgün akmasını sağlayan delikli koruyucu plaka, en üstte de yapışkan kat vardır. Bantlara cildi nemlendirip gözenekleri açan bir madde konulur. Böylece nikotin çok daha kolay, hızlı ve kontrollü şekilde deriye salınır. Cilt nikotini emer ve böylelikle nikotin az az kana karışır.

    Kana karışma hızı bandın vücutta nereye yapıştırıldığına göre değişir. Vücudun her yeri,aynı hızla banttaki nikotini emer. Bandın yapıştırılacağı derinin tüysüz olması da etkisini artırır. Vakaların yüzde 50’sinde görülebilen hafif yerel deri reaksiyonları, bandın her defasında deride başka bir bölgeye uygulanmasıyla ve farklı markalar denenmesiyle azaltılabilir. Ayrıca nikotin bandı kullananların bunu mutlaka doktor gözetiminde yapması ve sigara içmemesi gerekiyor. Çünkü bant, kişinin içeceği miktardaki sigarada bulunan nikotini vücuda verir. Nikotin bağımlılık yaptığından bantları da bağımlılık yapabilir. Bir de kişi, bant takılıyken sigara içerse o zaman vücuduna çok büyük zarar vermiş olur. Nikotin bandı 3 ay süreyle kullanılmalıdır.

    Nikotin sakızı: Nikotin sakızının içindeki reçineye 2-4 mg nikotin bağlanmıştır. Sakız hem ağızı çiğneme. esnasında meşgul eder, hem de nikotin eksikliğini giderir.
    Nikotin sakızı, şahıs sigarayı kestikten sonra kullanıma girer. Günlük sigara sayısını azaltmak için sigarayla birlikte kullanılması yanlıştır. Talimat şöyledir: Sigara aranmaya başlanınca hemen bir parça sakız alınır ve 20-30 dakika çiğnenir. Böylece günde en fazla 30 parça (her biri 2 mg’lık) olacak şekilde kullanılır. Aşırı bağımlılarda 4 mg’lık sakız tercih edilir. Sakız, kanda sigaranın oluşturduğu nikotin seviyesinin yarısını sağladığı için sigara kadar hızlı doyum sağlayamaz, bu tedricen olur.

    Normalde günde 10-15 sakız çiğnenir. Az çiğnendiğinde yeterli nikotin dozu sağlanamaz, tedavi yetersiz kalır. Tedavi periyodu 3 aydır. Sakızın kısa süre kullanılması tedavinin başarı şansını düşürür, 3 aydan fazla kullanılması da fazla bir yarar sağlamaz, üstelik bazı kişilerde nikotin sakızına bağımlılık gelişebilir.
    Nikotin sakızının ağız ve boğazda acı (kullananların yüzde 37’sinde), hıçkırık, salya akması, bulantı, kusma, başağrısı, çarpıntı gibi yan etkileri ortaya çıkabilir.
    Nikotin sakızı, sigarayı bırakmada az da olsa faydalı olabilmektedir.

    Buna rağmen nikotin içeren sakız ve benzerlerinden uzak durmakta fayda vardır. Bunların vücuttaki nikotin miktarını sabit tuttukları ve kullananı nikotinsizliğin kötü etkilerinden korudukları söylenir. Aslında aynı sebeplerden dolayı bırakmayı da güçleştirirler. Nikotinli maddeler kimyasal bağımlılığın devam etmesine yol açarlar, böylelikle psikolojik bağımlılık da uzamış olur.

    Nikotin sakızı kullanımında karşılaşılabilecek en önemli problem, bu sakıza karşı bağımlılık gelişmesidir. Yapılan çalışmalar, sigara yoksunluk belirtilerinin önlenmesi amacıyla nikotin sakızı kullanan sigara bağımlılarının yaklaşık yüzde 17-25 kadarında bu defa sakıza karşı bağımlılık geliştiğini ortaya koymaktadır.

    Psikoterapi: Çeşitli şekillerde ve sürelerde uygulanabilir. Bireysel ve grup tarzında olabilir. Amaç, kişinin irade ve özgüvenini artırarak, alışkanlığa son verecek güç ve cesarete kavuşmasını sağlamaktır.

    İlaçlar: Sigarayı bırakma hapları, kişide nikotin eksikliğinden dolayı ortaya çıkan belirtileri ortadan kaldırdığı gibi, aynı zamanda sigara içen bir kişinin sigaradan tiksinmesini de sağlar. Hap, beyinde salgılattığı hormonlarla kişinin sigaradan yavaş yavaş kopmasına zemin hazırlar.
    Bu haplara, sigarayı bıraktıktan sonra 3-7 ay daha doktor denetiminde devam edilmelidir.

    Bu tip hapların bazı yan etkileri varsa da sigaranın ölçülecek zararları yanında göze almaya değerdir.

    Her yıl, sigara içen 1.3 milyon kişi sigarayı başarıyla bırakmaktadır. Biz de bu gruba dahil olabiliriz.


    Sigara yoksunluğu

    Ocak 3rd, 2009

    Sigara yoksunluğu

    Sigarayı bırakınca nikotin almamaya bağlı yoksunluk belirtileri, hafif veya şiddetli olarak ortaya çıkmaktadır.
    Amerikan Psikiyatri Birliği nikotin kullanımının birden bırakılmasının veya kullanılan nikotin miktarının azaltılmasının ardından 24 saat içinde şu sekiz bulgudan en az dördünün ortaya çıkmasını öngörmüştür:
    Disforik veya depresif mizaç (yani ruhsal durumda dalgalanmalar, neşeli ya da hüzünlü hal).
    İnsomnia (uykusuzluk).
    İrritabilite (hırçınlık), sinirlenme ya da öfkelenme.
    Anksiyete (endişeyle karışık sıkıntı hissi).
    Düşüncelerini yoğunlaştıramama (konsantrasyon güçlüğü). Dalgınlık ve dikkat dağılması.
    Huzursuzluk. Yorgunluk, bitkinlik, isteksizlik.
    Kalp hızında azalma (bradikardi).
    İştah artması veya kilo alma.

    Sigara içen aslında ateşi ağzına almaktadır.

    Bunların dışında kişide ağrılar, sızılar ve kramplar ortaya çıkabilir.
    Bu belirtilerin hepsinin her insanda olmayacağını bilelim. Belirtilerin çoğu, 3-5 gün gibi bir süre içinde kendiliğinden geçer. Sabır burada önemlidir. O sıradaki sigara içme isteğine kapılıp yaklaşmamak gerekir.
    Sigarayı bırakmaya ait şikayetler, sigara kesildikten sonraki birkaç saat içinde başlar. 1-4 gün içinde en yüksek seviyesine ulaşır, 3-4 hafta sürer. İştah artışı ve kilo alma yakınmaları 6 aya kadar devam edebilir.

    Dikkat isteyen işlerde performansta azalma yine bu dönemde söz konusu olabilir. 6 ay sonra bile bırakanların yaklaşık yüzde 50’si sigara içme arzusu duyabilirler. Buna tahammül etmek ve sigaradan uzak durmak şarttır.

    Bu dönemde yine tatlı yiyeceklere karşı istek olabilir. Asrın başında her Amerikalı, kişi başına 15 kilo şeker tüketiyordu. Şimdi ise bu miktar 60 kiloya çıkmıştır.

    Halbuki rafine edilmiş şekerin içinde neredeyse hiç mineral ve vitamin bulunmaz. Oysa vücudumuzun, kan şekerini yakabilmek için B1 vitaminine ihtiyacı vardır. İşte bu yüzden çok şeker tükettiğimiz zaman sinir sistemimizi tutmakla görevli B1 vitamini fazla şekerin yakılmasını üzerine alır. Bu durumda sinir sistemi, insanı daha sinirli, kaprisli ve öfkelenmeye meyilli hale getirir.

    Bu yüzden özellikle sigaranın bırakıldığı ilk haftada şeker ve şekerli mamullerden uzak duralım.

    Nikotin yoksunluğu için bazen ilaç tavsiye edilmektedir. Ancak en uygunu, doğal yolla, herhangi bir ilaç kullanmadan bu dönemi geçirmektir. Yapılan araştırmalarda bağımlılık şiddetinin fazla olduğu durumlarda tıbbi ilaç yardımlarının faydalı olabileceği gösterilmiştir. Burada tiryakinin kendisini hazırlaması ve azimli, kararlı oluşu önemlidir.

    Yoksunlukla nasıl başetmeli ?
    Şimdi de yoksunluk sırasında ortaya çıkabilecek problemleri nasıl aşabileceğimizi kaydedelim:
    Ağız kuruluğu ve boğaz ağrısına karşı şişe suyu, taze sıkılmış meyve suyu yudumlanmalı ve sakız çiğnenmelidir.
    Baş ağrısı için ılık bir banyo veya duş tavsiye edilir. Yine denize ve havuza girmek de uygun olur.
    Uyku düzeni bozulduğunda çay, kahve gibi kafeinli içecekleri mümkün olduğunca azaltalım ve yatmadan 4-5 saat önce keselim. Yine her gün en az 1 saat kadar açık havada yürüyelim. Sabah erken kalkalım ve gündüz uykumuz olsa bile yatmayalım.
    Alıştığımızdan daha erken bir saatte yatalım ve yatmadan önce ılık bir duş alalım.
    Beslenmede düzensizlik olduğunda diyetimize dikkat edelim. Bol su içelim.
    Yorgunluk için: Öğle üzeri yarım saat geçmeyecek tarzda şekerleme yapalım. Bedenimizin giderek enerji kazanacağını düşünerek rahatlamaya çalışalım ve sabredelim.
    Acıkma halinde: Düşük kalorili şekersiz sıvılar ve bol su içelim. Beyaz un ve şekerden kaçınarak karnımızı doyuralım. Meyve ve sebzeye ağırlık verelim.
    Gerginlikte yürüyüş yapalım. Sıcak banyonun gevşetici etkisinden yararlanalım. Zaten gergin olmamız vücutta nikotinin azalmaya başladığını gösterir. Bir müddet sonra kaybolur.
    Öksürükte birkaç yudum ılık bitki çayı faydalıdır. Olmazsa bir boğaz pastili kullanabiliriz.
    Öksürük, sigaranın, akciğerlerde yapmış olduğu hasarları düzeltmek içindir. Öksürükle birlikte siyah renkli balgam da çıkabilir. Bundan korkulmamalıdır. Ev temizleniyor anlamındadır ve birkaç gün sonra öksürük ve balgam çıkarma biter.
    Konsantrasyon zorluğunda, bir süre sonra geçeceğini bilelim. Zaten sigara uzun süre içildiğinde beyin oksijen seviyesini azaltacağından zihnimize çok daha fazla zarar verir.
    Kendimize şu cümleyi sık sık tekrarlayalım: Bu aksam artık kesinlikle sigarayı bırakmaya karar verdim.

    Sigara içmeyen kişi sabah kalktığında kahvaltıdan zevk ve lezzet aldığı halde, tiryaki sigarasını tellendirmeden rahat edemez.

    Sigarayı bıraktıktan sonra içme arzusu oluşursa; ayağa kalkalım, dolaşalım, elimizi meşgul edelim, sevdiğimiz biriyle konuşalım, meyve yiyelim, şekersiz sakız çiğneyelim, su veya taze sıkılmış meyve suyu içelim. Ayrıca diyelim ki:
    “Sigarasız hayatı seçtim ve sigarayı kesinlikle bıraktım.”


    Sayfalar: Geri 1 2 3 4 5 6 7 8 9 İleri

    Önceki Yazılar