<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Güncel ne varsa &#187; Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.guncell.com/k/saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.guncell.com</link>
	<description>diziler - şarkı sözleri - rüya tabirleri - video - yemek tarifleri - şiir - teknoloji - özel günler - programlar - albümler - müzik - sağlık</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 13:55:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>1 haftada 5 kilo verdiren diyet</title>
		<link>http://www.guncell.com/1-haftada-5-kilo-verdiren-diyet.html</link>
		<comments>http://www.guncell.com/1-haftada-5-kilo-verdiren-diyet.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Nov 2010 19:33:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>King</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guncell.com/?p=23349</guid>
		<description><![CDATA[Son günlerde sıkça duyduğumuz 1 haftada 5 kilo verdiren diyet ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son günlerde sıkça duyduğumuz 1 haftada 5 kilo verdiren diyet olarak bilinen diyet hakkında bilgi vermek amaçlı bu konuyu açmak gereği duyduk. Öncelikle bu diyeti kesinlikle tavsiye etmiyoruz. Çok tehlikeli olan bu diyeti asla ve asla diyetisyen kontrolü olmadan denemeyin. Aksi halde ciddi zararlar görebilirsiniz.</p>
<p><strong>1 haftada 5 kilo verdiren diyet</strong></p>
<p>1. Gün</p>
<ul>
<li> Kahvaltı : Şekersiz bir bardak meyve suyu, bir ince dilim light ekmek, 40 gram peynir domates ve salatalık</li>
<li>Öğle : 50 gram light ekmek, tavuk söğüş, bir bardak ayran, bir tabak az yağlı salata</li>
<li>Akşam :Bir kase mercimek çorba, 180 gram ızgara köfte, üç yemek kaşığı light yoğurt ve salata</li>
</ul>
<p>2. Gün</p>
<ul>
<li> Kahvaltı : Şeker çay, bir adet yumurta, iki ince dilim light ekmek, beş adet zeytin, domates ve yeşil biber</li>
<li>Öğle : Bir adet sosisli sandviç (ketçap ve mayonesiz), 200 gram portakal, bir tabak yağsız salata</li>
<li>Akşam : 140 gram kıymayla hazırlanmış ıspanak yemeği, iki yemek kaşığı pilav, 100 gram light yoğurt ve salata</li>
</ul>
<p>3. gün</p>
<ul>
<li> Kahvaltı : Şekersiz ıhlamur, bir adet yağsız tost, bir elma, domates ve salatalık</li>
<li>Öğle : İki adet hamburger köftesi, üç – dört kızarmış patates, bir tabak az yağlı salata</li>
<li>Akşam : Bir tavuk but (derisiz), bir yemek kaşığı makarna, üç yemek kaşığı zeytinyağlı sebze ve salata</li>
</ul>
<p>4. gün</p>
<ul>
<li> Kahvaltı : Şekersiz bitkisel çay, iki yumurtayla omlet, bir dilim light ekmek, domates ve salata</li>
<li>Öğle :  Yarım pizza, bir haşlanmış patates, bir bardak ayran ve salata</li>
<li>Akşam :İki adet kabak dolma, iki kibrit kutusu peynirli börek, bir çay bardağı yoğurt ve salata</li>
</ul>
<p>5.gün</p>
<ul>
<li>Kahvaltı : Şekersiz çay, iki sosis ızgara, bir dilim light ekmek, domates ve salat</li>
<li>Öğle : 140 gram dil füme veya dana jambon, bir tabak yağsız salata</li>
<li>Akşam : 210 gram karışık ızgara ve salata</li>
</ul>
<p>6. gün</p>
<ul>
<li>Kahvaltı : Şekersiz limonata, kaşarlı omlet (yağsız), 25 gram kepek ekmeği ve salat</li>
<li>Öğle :100 gram beyaz peynir, bir portakal ve salata</li>
<li>Akşam: Balık serbest, bir kibrit kutusu helva</li>
</ul>
<p>7. gün</p>
<ul>
<li>Kahvaltı:Şekersiz çay, 20 gram kaşar peyniri, 40 gram light ekmek, bir domates ve salata</li>
<li>Öğle  : 300 gram yoğurt, 200 gram karnı-bahar haşlama, bir dilim light ekmek ve salata</li>
<li>Akşam : Meyve salata-sı serbest</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guncell.com/1-haftada-5-kilo-verdiren-diyet.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sigarayı bırakma hattına yoğun ilgi</title>
		<link>http://www.guncell.com/sigarayi-birakma-hattina-yogun-ilgi.html</link>
		<comments>http://www.guncell.com/sigarayi-birakma-hattina-yogun-ilgi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Nov 2010 18:24:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hsyn</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guncell.com/?p=23346</guid>
		<description><![CDATA[
Sağlık Bakanlığı&#8217;nın sigara bırakma hattı &#8216;Alo 171&#8242;i iki ayda 200 ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.guncell.com/wp-content/uploads/2010/11/sigara_birak-150x150.jpg" alt="sigara_birak" title="sigara_birak" width="150" height="150" class="alignnone size-thumbnail wp-image-23347" /></p>
<p>Sağlık Bakanlığı&#8217;nın sigara bırakma hattı &#8216;Alo 171&#8242;i iki ayda 200 bin kişi aradı. </p>
<p>Telefon hattını arayan vatandaşların hepsinin sigaraya bırakmaya istekli olması ve tedavi yollarını sorması dikkat çekiyor. Uzman ekipler gelen başvurular üzerine sigara bağımlılarını uygun merkezlere yönlendiriyor. Ayrıca başvuran kişilerin iletişim bilgileri kişiye en yakın sigara bırakma polikliniklerine veriliyor. Hatta 24 saat hizmet veren 15 kişiden oluşan hemşire ve sağlık personeline de yoğunluktan dolayı önümüzdeki günlerde ek takviye yapılacak. Türkiye&#8217;de, 15 yaş ve üzerindeki yetişkinlerin yüzde 31,2&#8242;si yani yaklaşık 16 milyon kişi halen sigara içiyor. Sigara kullanımı erkeklerde yaklaşık yüzde 50, kadınlarda yüzde 15 oranında bulunuyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guncell.com/sigarayi-birakma-hattina-yogun-ilgi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>En ideal rejim bulundu!</title>
		<link>http://www.guncell.com/en-ideal-rejim-bulundu.html</link>
		<comments>http://www.guncell.com/en-ideal-rejim-bulundu.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Nov 2010 18:22:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hsyn</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[rejim]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guncell.com/?p=23344</guid>
		<description><![CDATA[
Kilo almamak için bu yöntem ideal&#8230;
DANİMARKALI bilimadamları, 8 Avrupa ülkesinde ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-23345" title="rejim" src="http://www.guncell.com/wp-content/uploads/2010/11/rejim-150x150.jpg" alt="rejim" width="150" height="150" /></p>
<p>Kilo almamak için bu yöntem ideal&#8230;</p>
<p>DANİMARKALI bilimadamları, 8 Avrupa ülkesinde yapılan ve bu alanda şimdiye kadarki en geniş çaplı araştırmada, kilo almamak için ideal rejimi tespit etti. New England Medicine dergisinde bugün yayımlanacak ‘Diyojen’ adlı araştırmayı yürütenler, hedeflerinin obeziteyi engellemek ya da onunla savaşmak için en iyi gıda rejimini tespit etmek olduğunu belirtti. 772 Avrupalı ailenin konu edildiği araştırma sonucunda, ideal beslenme rejiminin, proteinler açısından zengin, hayvani yağlar ve nişasta ile şekerli besinler açısından zayıf olduğu belirlendi. Araştırmaya göre ideal diyet; beyaz et, yağ içeriği azaltılmış süt ürünleri, lifler için fasulye ve daha az beyaz ekmek, ya da nişasta açısından zengin beyaz pirinç içeriyor.</p>
<p>Bilimadamları araştırmalarında, denek ailelerde fazla kilolu veya obez olan 938 yetişkini ve 827 çocuğu seçti. Ardaştırmacılar, bu tip bir rejimle kalori saymanın gerekmediğini ve kilo almadan doyana kadar yemenin mümkün olduğunun altını çizdi. Araştırmaya başlamadan önce 8 hafta süreyle günlük 800 kalorilik bir rejime sokulan yetişkinler, bu süre zarfında ortalama 11 kilo verdi. Bu denekler daha sonra rastgele seçilerek 5 ayrı rejime sokuldu. Araştırmacılar, hepsi hayvani yağlar açısından zayıf olan ve altı ay süren bu rejimlerin hangisinin kilo almamak için en etkilisi olduğunu belirlemeye çalıştı. Bilimadamları sonunda, proteini zengin ve nişastası ile şekeri zayıf rejimin en etkilisi olduğunu gördü.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guncell.com/en-ideal-rejim-bulundu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı Beslenme Alışkanlıkları</title>
		<link>http://www.guncell.com/saglikli-beslenme-aliskanliklari.html</link>
		<comments>http://www.guncell.com/saglikli-beslenme-aliskanliklari.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Nov 2010 18:20:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hsyn</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guncell.com/?p=23342</guid>
		<description><![CDATA[
Eşinizle birlikte sağlıklı beslenmeyi benimserseniz forma girmeniz çok daha kolay ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-23343" title="beslenme" src="http://www.guncell.com/wp-content/uploads/2010/11/beslenme-150x150.jpg" alt="beslenme" width="150" height="150" /></p>
<p>Eşinizle birlikte sağlıklı beslenmeyi benimserseniz forma girmeniz çok daha kolay olacaktır. </p>
<p>Vücudumuz için gerekli olan 40 civarındaki besin öğesini sağlayan tek bir besin yok. Cinsiyete, yaşa ve metabolizma durumumuza göre yediğimiz yiyeceklerin miktarı değişir. Ancak genel anlamda bu besin öğelerini sağlamak için 5 temel besin grubu olan tahıl grubu, sebze-meyve grubu, süt-yoğurt grubu, et-kurubaklagil yumurta grubu ve yağ grubunu yeterli miktarda ve çeşitte almak önemlidir. Uzm. Dyt. Selahattin Dönmez Sağlıklı beslenme alışkanlıkları önerilerini kendinize kılavuz yaparak rahatça kilo verebilirsiniz.</p>
<p><strong>Daha Fazla Sebze ve Meyve Yiyin</strong><br />
Çok miktarda bol bol sebze ve meyve yenir. Farklı sebze ve meyveler farklı miktarlarda vitamin ve mineral içerirler. Ayrıca sebze-meyvelerde antioksidan ve proantioksidan etki gösteren yaşlanmayı önleyen, kanser ve kardiyovasküler hastalıklardan koruyan fitokimyasal maddeler bulunur. Bunlar havuçta &#8211; karoten, karpuz, domates ve kuşburnunda laykopen, buğdayda ksantofil, kırmızı lahana, kırmızı pancar ve kırmızı turpta antosoyanin gibi maddelerdir. Bu nedenle koyu yeşil yapraklı sebzeler, koyu sarı, kırmızı ve beyaz sebze ve meyveleri tüketmeye özen gösterin. Meyveleri kabuklu, meyve sularını taze sıkılmış olarak diyette tüketirseniz vitaminlerini korumuş olursunuz. Burada kadınlar toplam 3 porsiyon, erkeklerse 5 porsiyon sebze ve meyve yiyerek aynı evde benzer yiyeceklerden zayıflayabilir.</p>
<p><strong>Az Yağlı Besinleri Tercih Edin</strong><br />
Tereyağı, margarin, hidrojenize bitkisel yağ ve mayonez doymuş yağlardan zengin besinler. Beslenmede sağlıklı yağ çeşidi için bu yağları börek, kurabiye, pilav ve makarnalara ekleyerek zenginleştirebilirsiniz. Etleri tüketirken yağı görünmeyecek kadar kırmızı et, derisi ayrılmış tavuk veya hindi eti, süt ve süt ürünlerindeyse yağı azaltılmış veya yağsız olanını tercih edin.</p>
<p>Beslenmenizde bitkisel sıvı yağlara ağırlık vermek önemli. Özellikle zeytinyağı ve ayçiçek yağı en sağlıklı tüketilebilecek yağ çeşitleri. Etin işlenmesiyle yapılan salam, sucuk, sosis, pastırma, kavurma gibi yiyecekler hem doymuş yağ hem de kalp sağlığını tehdit edici trans yağ asidi içerir. Vücudumuza vazgeçilmez yağ asitlerini sağlamak için haftada iki kere somon, sardalya, uskumru ve ton balığı gibi derin, soğuk suda yaşayan yağlı balıkları ızgara, buğulama veya konserve olarak tüketebilirsiniz. Aldığınız ürünün etiketini mutlaka okuyup içerdiği yağları kontrol edin. Örneğin tam yağlı süt ürünleri % 3,5, az yağlı % 1,5-2 ve yağsız olanlar % 1&#8242;in altında yağ içerir. Yiyeceklerinizi hazırlarken veya satın alırken fırınlanmış, haşlanmış, ızgara veya buğulama olmasına özen gösterin. Bunun için siz 2 porsiyon et grubu ile eşiniz de toplam günde 5 porsiyon yiyerek rahatlıkla kilo verebilirsiniz.</p>
<p><strong>Güvenli Şeker Alkol ve Tuz Alımı</strong><br />
Yüksek miktarda şeker alımı gereğinden fazla kalori alımına neden olur. Buna karşın hiçbir besin öğesi içermediğinden vücuda hiçbir katkı sağlamaz. Ayrıca tuzu iyotlu alın. Dörtte bir tatlı kaşığı iyotlu tuz kullanımı günlük iyot gereksiniminin yarısından fazlasını sağlar. Eğer yüksek miktarda tuz alırsanız idrarda kalsiyum atılımı olur. Eğer güvenli tuz alırsanız kemiklerden kalsiyum kaybı da azalır. Kemiklerden kalsiyum kaybının artması kemik erimesi (osteoporoz) ve kemik kırılmalarına neden olur. Aşırı alkol alımı yüksek kan basıncı, kalp krizi ve birçok kansere neden olur. Önerilen günde yetişkin kadınlar için bir kadeh, yetişkin erkekler için 2 kadeh alkol alımı. Eğer içecekseniz, kırmızı şarabı tercih edin. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guncell.com/saglikli-beslenme-aliskanliklari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>10 adımda daha iyi cinsellik!</title>
		<link>http://www.guncell.com/10-adimda-daha-iyi-cinsellik.html</link>
		<comments>http://www.guncell.com/10-adimda-daha-iyi-cinsellik.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Nov 2010 18:15:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hsyn</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guncell.com/?p=23337</guid>
		<description><![CDATA[
Aşk hayatınızı renklendirmek için farklı şeyler denemelisiniz. İşte size hem ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-23338" title="cinsellik" src="http://www.guncell.com/wp-content/uploads/2010/11/cinsellik-150x150.jpg" alt="cinsellik" width="150" height="150" /></p>
<p>Aşk hayatınızı renklendirmek için farklı şeyler denemelisiniz. İşte size hem partnerinizi hem de sizi mutlu edecek öneriler.</p>
<p><strong>Beklenmeyeni yapın:</strong><br />
İlişkinizdeki monotonluğu ortadan kaldıracak tek şey şaşırtıcı bir şeyler yapmaktır. Küçük sürprizler, şaşırtıcı dokunuşlar&#8230;</p>
<p><strong>Romantizmi arttırın:</strong><br />
Sevgilinizle birlikte güzel bir gece geçirmeyi planları yaparken bazı detayları da sakın ihmal etmeyin. Yakılan birkaç mum, odaya yayılan hoş bir koku ve hafifçe çalan romantik bir müzik romantizmin doruğa ulaşmasında en büyük yardımcılarınız olacak. Böylece partnerizini baştan çıkarmanız da çok kolaylaşacak.</p>
<p><strong>Rahat ama seksi giyinin:</strong><br />
Kendinizi seksi hissetmeniz için öncelikle rahat olmanız gerekli. Eğer vücudunuzun herhangi bir bölümüyle ilgili rahatsızlık duyuyorsanız uygun iç çamaşırlarıyla bu kusuru kolaylıkla saklayabilirsiniz. Güven afrodizyak gibidir ve yatak odasında ne kadar iyi görünürseniz o kadar güzel bir gece geçirirsiniz.</p>
<p><strong>Partnerinizin ne istediğini düşünün:</strong><br />
Seks hayatınızda yeni bir adım atmak istiyorsanız partnerinizi memnun etmek için zaman harcayın. İlişki sırasında kulağına hoş şeyler fısıldayın.</p>
<p><strong>Sadece kendi isteklerinize yoğunlaşın:</strong><br />
Onlara ne istediğinizi söyleyin. İster inanın ister inanmayın ama erkekler sizi neyin harekete geçirdiğini bilmek ister. Hatta buna önem verirler. Sizi mumnun etmekten gurur duyarlar. Asıl önemli olanın ikinizin de mutlu olması gerektiğini unutmayın ve bunun için çaba sarfedin.</p>
<p><strong>Yeni bir yer deneyin:</strong><br />
Mekan değişikliği yaparak seks hayatınıza biraz yenilik ve heyecan katabilirsiniz. Bir otel odası kiralayın, başka bir odayı deneyin ya da hiç akla gelmeyecek yerler seçin&#8230; Unutmayın seçeneklerin sonu yoktur.</p>
<p><strong>Duygularınızı saklamayın:</strong><br />
Cosmotürk&#8217;ün haberine göre, kendinizi ve duygularınızı açığa vurmaktan sakın korkmayın ve bu kouda mümkün olduğunca kendinizi özgür hissedin. Nasıl hissettiğinizi dile getirin ve hoşlandığınız şeyleri yapmaktan asla çekinmeyin.</p>
<p><strong>Konuşmadan harekete geçin:</strong><br />
Sessizlik kimi zaman heyecanlandırıcı olabilir. Bu fikir özellikle partneriniz eve geldiği anda hiç konuşmadan onu çekip birlikte olduğunuz zaman işe yarayabilir.</p>
<p><strong>Her dokunuş önemlidir:</strong><br />
Seksten aldığınız keyfi arttırmak istiyorsanız yeni pozisyonlar denemelisiniz. Bu tabii ki alıştığınız ve hoşunuza gidenleri unutmanız anlamına gelmiyor ama denemekten de korkmayın. Böylece rutinden kurtulmuş olacaksınız. Aldığınız zevki görünce emin olun siz de çok şaşıracaksınız.</p>
<p><strong>İyi bir cinsel yaşam için partnerinizle seksi açıkça konuşun:</strong><br />
Mutlaka ama mutlaka fantezi kurun. Bu sizi farklı boyutlara taşıyacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guncell.com/10-adimda-daha-iyi-cinsellik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Makyaj temizleme tüyoları</title>
		<link>http://www.guncell.com/makyaj-temizleme-tuyolari.html</link>
		<comments>http://www.guncell.com/makyaj-temizleme-tuyolari.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Nov 2010 16:01:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hsyn</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guncell.com/?p=23202</guid>
		<description><![CDATA[
Çoğu zaman cildimizin nefes almasını engelleyen makyajı temizlerken farkında olmadan ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.guncell.com/wp-content/uploads/2010/11/makyaj-150x150.jpg" alt="makyaj" title="makyaj" width="150" height="150" class="alignnone size-thumbnail wp-image-23203" /></p>
<p>Çoğu zaman cildimizin nefes almasını engelleyen makyajı temizlerken farkında olmadan ciltteki bakterilerden arınıyoruz, tıkanmış gözenekleri boşaltıyoruz.</p>
<p>Makyaj temizleme; her kadın için çoğu zaman rutin bir işlem&#8230; Oysa cilt bakımında oldukça önemli bir yere sahip ve dikkat edilmesi gereken bir dizi de kuralı bulunuyor. İşte makyaj temizleme hakkında en çok merak edilen sorular ve cevapları&#8230;</p>
<p><strong>Makyajımı silmeden yattığım geceler oluyor. Böyle yaptığımda sabahları cildime nasıl bir işlem uygulamalıyım?</strong><br />
Akşam yapmanız gereken işlemi sabah yapabilirsiniz. Cildinizi makyaj temizleyicisi bir ürün ile temizledikten sonra sabah kullandığınız toniğinizi uygulayabilirsiniz. Ancak tekrar makyaj yapacaksanız, biraz beklemelisiniz. Temizleme işleminden hemen sonra fondöten sürerseniz, cildiniz parlar ve fondötenin dayanma süresinde azalma meydana gelebilir.</p>
<p><strong>Piyasada satılan makyaj temizleyici ürünlerin cildi tedavi ettiği doğru mu?</strong><br />
Her gün cildinizi temizleyerek cildinizin yaşlanma sürecini geciktiriyorsunuz. Yani makyaj temizlemek gelecek için yatırım yapmak demektir. Bazen bu temizleme işlemi sayesinde farkında olmadan cildinizde meydana gelen bakterilerden arınıyorsunuz, bazen ise tıkanmış gözenekleri boşaltıyorsunuz. Bir şekilde cildinizin yaşlanmasına neden olan sorunları tedavi etmiş oluyorsunuz.</p>
<p><strong>Koyu renk makyaj yapmayı seviyorum. Makyajımı silerken zorlanıyorum. Kirpiklerime zarar verir miyim?</strong><br />
Yoğun göz makyajı yapan kadınlara genellikle gözler için özel olarak üretilmiş makyaj temizleyici ürünler tavsiye ediliyor. Yalnız göz makyajınızı temizlerken kullandığınız pamuğa çok miktarda ürün dökmek yerine birden fazla pamuk kullanmaya özen göstermeli, pamuğu bir müddet gözünüzün üstünde tuttuktan sonra kirpiklerinizi aşağıdan yukarıya doğru silmeyi denemelisiniz. Böylece kirpiklerinizde herhangi bir kopma işlemi meydana gelmez.</p>
<p><strong>Suya dayanıklı, kolay çıkmayan maskara kullanıyorum. Bu maskarayı çıkarabilmek için özel bir yöntem var mı?</strong><br />
Su ve yağ olmak üzere iki bazlı ürünleri tercih etmelisiniz. Ürünün yağ bazlı kısmı makyajı temizlerken, su bazlı kısmı yumuşatıyor ve kirpiklerin zarar görmesini engelliyor.</p>
<p><strong>Sadece yüz için olan makyaj temizleyici ürünü gözlerimde de kullanabilir miyim?</strong><br />
Kullanabilirsiniz, ancak uygulama sırasında gözünüzü kapalı tuttuğunuza özen göstermeli ve gözünüzü açmadan önce iyice yıkamalısınız. Göz makyajınızın tamamen sildiğinden emin olmak için de pamukta herhangi bir iz görmeyene kadar silme işlemine devam etmelisiniz. Burada dikkat etmeniz gereken en önemli şey aynı pamuğu birkaç kez kullanmamak. Uzmanlar makyaj temizlerken sürekli temiz pamuk kullanılmasının daha yararlı olduğunu dile getiriyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guncell.com/makyaj-temizleme-tuyolari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamile kalmanın en iyi yolları</title>
		<link>http://www.guncell.com/hamile-kalmanin-en-iyi-yollari.html</link>
		<comments>http://www.guncell.com/hamile-kalmanin-en-iyi-yollari.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Nov 2010 15:57:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hsyn</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guncell.com/?p=23200</guid>
		<description><![CDATA[
Bazı kadınlar hiçbir doğum kontrol yöntemine başvurmadan kolayca hamile kalır. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-thumbnail wp-image-23201 alignnone" title="hamile" src="http://www.guncell.com/wp-content/uploads/2010/11/hamile-150x150.jpg" alt="hamile" width="150" height="150" /></p>
<p>Bazı kadınlar hiçbir doğum kontrol yöntemine başvurmadan kolayca hamile kalır. Kimileri içinse hamile kalmak, zahmetli ve sıkıntılı bir dizi yöntem, prosedür ve test anlamına gelebilir.</p>
<p>Hamile kalma denemelerine yeni başladıysanız ya da bunu bir süredir deniyorsanız, bu konuyla ilgili bazı önemli noktaları bilmekte fayda var. Kadın doğum uzmanlarının önerilerine birlikte göz atalım.</p>
<p><strong>Sık sık seks yapın</strong><br />
Bu, üzerinde durmaya gerek olmayan bir şeymiş gibi görünebilir ama özellikle heyecanlı çiftler için en sık gözden kaçırılan konudur. Yumurtlama döneminizi bilmiyorsanız ya da adet kanamalarınız düzensiz oluyorsa, her gün seks yapmak eninde sonunda işe yarayacaktır.</p>
<p><strong>Yumurtlama dönemlerinizi not edin</strong><br />
Adet kanamalarını 28 günde bir, düzenli geçiren kadınlar için yumurtlama tarihi adet başlangıcından 14 gün sonradır. Eğer bu döneminizi düzenli geçirmiyorsanız, yumurtlama zamanınızı tespit edebilen yumurtlama araçlarından yararlanabilirsiniz.</p>
<p>Yumurtlama zamanını tespit eden birçok aygıt, idrarınızda bulunan Lüteinik hormon seviyesini ölçer. LH, yumurtlamadan 36 saat önce artmaya başlar ama aygıtların çoğu bunu 24 saat öncesine kadar saptayamaz. Adet kanamaları düzenli olan bir kadın, adet başlangıcından sonraki dokuzuncu veya onuncu günde idrarını test etmelidir. Böylece hormon artışındaki değişiklik dönemini kaçırmamış olur.</p>
<p>Vücut ısınızı kontrol ederek de yumurtlama zamanınızı tespit edebilirsiniz. Normal vücut ısınız yumurtlamadan 24 saat önce yarım derece düşer; yumurtladıktan sonra tekrar normale döner. Yalnız dikkat etmeniz gereken bir nokta var: vücut ısısı hastalıklar yüzünden de düşebilir. Bu yüzden sadece bu tekniğe güvenmekten kaçının.</p>
<p><strong>Yumurtlamadan önce daha çok seks yapın</strong><br />
Hormonlarınızın tavana vurduğu gün ve sonraki 2 gün boyunca bol bol seks yapın. Sperm uterusun içinde 24 saatten 48 saate kadar yaşayabilir. Yani, yumurtlama başlamadan önce orada hazır bulunan spermin yumurtayla birleşmesi için yeteri kadar zamanı vardır.</p>
<p><strong>Seks yaparken eğlenin</strong><br />
Unutulmaması gereken en önemli şey, seks yaparken eğlenmektir. Rahat ve neşeli olduğunuzda ya da kendinizi iyi hissettiğinizde vücudunuz da daha formda olur.</p>
<p><strong>Kendinize zaman tanıyın</strong><br />
Yumurtlamayla ilgili yaşadığınız problemlerin çözüme kavuşması ve vücudunuzun hamileliğe hazırlanması biraz zaman alabilir. Bu konuda sakın yalnız olduğunuzu düşünmeyin. Yapılan araştırmalara göre bebek sahibi olmak isteyen birçok kişinin hamile kalması yaklaşık 6 ay kadar sürüyor ve aralarından sadece % 85&#8242;i o yıl içinde bebek sahibi oluyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guncell.com/hamile-kalmanin-en-iyi-yollari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kurban kesenler dikkat!</title>
		<link>http://www.guncell.com/kurban-kesenler-dikkat.html</link>
		<comments>http://www.guncell.com/kurban-kesenler-dikkat.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Nov 2010 21:15:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hsyn</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guncell.com/?p=23111</guid>
		<description><![CDATA[
Kurban Bayramı&#8217;nda özellikle büyükbaş hayvan kesimi yapacakları uzmanlar uyardı. Kurbanlığı ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://www.guncell.com/wp-content/uploads/2010/11/kurban.jpg" alt="" width="174" height="179" /></p>
<p>Kurban Bayramı&#8217;nda özellikle büyükbaş hayvan kesimi yapacakları uzmanlar uyardı. Kurbanlığı keserken aşırı derecede güç sarf edilmesi gerektiğini belirten uzmanlar, bu sırada tansiyon, kalp damar, şeker gibi rahatsızlıkları bulunan kişilerin kalp krizi geçirme ihtimallerinin yüksek olduğuna dikkat çekti.</p>
<p>Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Oğuzhan, Kurban Bayramı&#8217;nda et tüketiminin yanında kurban kesimine de dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Prof. Dr. Oğuzhan, &#8220;Büyükbaş kurbanlıkların kesimi zordur ve güç gerektirir. Kişi hem şeker, kalp damar ya da tansiyon hastası, hem de aşırı heyecanlı ise kurbanı kendisi kesmemeli. Çünkü bu durumda çok heyecanlanacak, kalbini zorlayacaktır. Bu kişilerin kesim sırasında kalp krizi geçirmemeleri için kurbanlarını başkasına kestirmeleri faydalarına olacaktır.&#8221; dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Abdurrahman Oğuzhan, şeker, kalp damar ve tansiyon hastalarını Kurban Bayramı&#8217;nda et tüketimi konusunda da uyardı. Şeker, kalp damar ve tansiyon hastalarının fazla miktarda özellikle yağlı kırmızı et tüketiminden uzak durmasını isteyen Prof. Dr. Oğuzhan, &#8220;Bu tür hastalar, kurban eti tüketirken mümkün olduğunca az et tüketmeli ve haşlama et tüketmeli.&#8221; tavsiyesinde bulundu.</p>
<p>Oğuzhan, Kurban Bayramı&#8217;nda et tüketimiyle ilgili şu uyarılarda bulundu: &#8220;Şeker, kalp damar ve tansiyon hastaları, beslenmeye en çok dikkat etmesi gereken hastalık grubudur. Yanlış ve düzensiz beslenme bu hastalık grubunda ciddi tehlikeler doğurur. O yüzden biz doktorlar olarak Kurban Bayramı&#8217;nda kırmızı et ve tatlı tüketimine dikkat edilmesini istemekteyiz. Çünkü hem kırmızı et, hem de şekerin fazla tüketimi, sadece şeker, kalp damar ve tansiyon hastalarında değil, normal insanlarda bile ciddi sağlık tehlikeleri doğurabilir. Kronik kalp hastalığı bulunan insanlarımıza hiç kırmızı et tüketmeyin demiyoruz. Bir süre dinlendirilmiş kurban etini dengeli tüketsinler. Az miktarda ve abartmadan. Mümkün olduğunca yağsız yerinden ve haşlama olarak. Sakatat ve kuyruk yağı tüketiminden uzak dursunlar. Bunun yanında bayram ziyaretlerinde kavurma ikramlarını geri çevirmesi bilsinler. Tatlılarda ise sütlü tatlıları tercih etsinler.&#8221;</p>
<p>Prof. Dr. Oğuzhan, bayramlarda insanların ilaçlarını da ihmal ettiklerine dikkat çekerken, &#8220;Şeker, kalp damar ve tansiyon hastaları, bayram telaşına kapılıp, ilaçlarını hiçbir zaman ihmal etmemeli. İlaçlarını saatinde ve dozunda almalılar.&#8221; uyarısını yaptı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guncell.com/kurban-kesenler-dikkat.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saçınız mı dökülüyor?</title>
		<link>http://www.guncell.com/saciniz-mi-dokuluyor.html</link>
		<comments>http://www.guncell.com/saciniz-mi-dokuluyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Nov 2010 21:14:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hsyn</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[saç]]></category>
		<category><![CDATA[saç dökülmesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guncell.com/?p=23109</guid>
		<description><![CDATA[
Mevsimsel değişikliler, güneş, kimyasallar, genetik özellikler, stres.  İşte bunlar ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://www.guncell.com/wp-content/uploads/2010/11/saç.jpg" alt="" width="174" height="179" /></p>
<p>Mevsimsel değişikliler, güneş, kimyasallar, genetik özellikler, stres.  İşte bunlar saç dökülmesine neden olarak sayılabilecek bir kaç başlık… Fakat her saç dökülmesi sadece dış etkenlerden olmayabiliyor. Kadınların ve erkeklerin günümüz koşullarında sıkça karşılaştıkları ve çözüm için her geçen gün farklı alternatifler aradıkları saç dökülmesi problemi, altında farklı hastalıklar barındırıyor olabilir!</p>
<p>Sağlıklı ve güçlü saçlar dış görünümün en önemli parçalarından biridir. Saçın %90’ı keratin isimli bir maddeden oluşur. Saçlı deride bulunan ortalama 100.000 kıl kökü ise saç üretiminden sorumludur.<br />
Kadınların yaklaşık % 40’ının yaşamları boyunca en az bir kez saç dökülmesi ile karşıtlığını belirten, Uzm Dr. Burçak Bozdemir Aral; kıl köküne yeterli besinlerin ulaşamaması sonucu saçın beslenemeyerek, incelip kırılgan hale geldiğini ve böylelikle saçın dökülmeye başladığını belirtiyor. Aral, dışarıdan uygulanan kozmetiklerin saçın temizlenmesini, kolay taranmasını ve görüntüsünü etkilediğini, saçın beslenme ve büyümesinin yalnızca kökü yoluyla olduğunu vurguluyor.</p>
<p>Saçın yapısını etkileyen hasarlar genellikle dış etkiler sonucu oluşur. Nedenleri arasında; tarama, aşırı fırçalama, sıkı toka ve bandajlar gibi mekanik etkiler, boya, perma, renk açıcı gibi kimyasal etkiler, saç kurutucu, güneş, uv ışınlarına fazla maruz kalma gibi fiziksel etkiler bulunmaktadır. Bu etkiler saçın mat ve kaba görünmesine neden olur. Saç elastik yapısını kaybederek daha kırılgan hale geldiğinden taramak ve şekil vermek zorlaşır, sık sık kırılır.<br />
Yaz mevsimi uv ışınlarına ve güneşe normalden daha uzun süre maruz kalma, deniz ve havuz suyuna sık temas etme gibi nedenlerle saçların kuruduğu ve yapısının bozulduğu bir dönem olarak karşımıza çıkar. Saç kuruluğunu azaltan bakım ürünleri kullanmak ve saçı yıpratan bu etkilerden uzaklaşmak hasarı azaltmakta önemli role sahiptir.</p>
<p><strong>Saçın da vitamine ihtiyacı var!</strong><br />
Uzm Dr. Burçak Bozdemir Aral, saçın yapısını sağlamlaştırmak ve dökülmeleri azaltmak için saçın ihtiyaç duyduğu vitaminleri içeren ilaçların kullanılabileceğine değiniyor. Bu vitaminleri uygun olan miktarda besinlerle almak zor olduğundan ve dışarıdan uygulanan kozmetikler saçın beslenmesini etkilemediğinden, ağızdan kullanılan bu ilaçlarla saçın ihtiyaç duyduğu destek sağlanmış olur. Ayrıca, saçın ihtiyacı olan vitaminlerin saçlı deri içine çok ince iğnelerle enjekte edilmesi ise saç mezoterapisi olarak adlandırılan bir tedavi yöntemidir. Haftada bir veya iki seans uygulanan bu yöntemle 6 ila 10 seans sonrasında başarılı sonuçlar alınabiliyor.</p>
<p>Sağlıklı saçlar için alınabilecek önlemler arasında saçlı deri tipine uygun ürünler kullanmak, yıpratıcı etkilerden uzak durmak ve sağlıklı beslenmek gelmektedir. Bunlara rağmen saç dökülmesi ve saçlarda problemler yaşanıyorsa mutlaka bir dermatoloğun kontrolünde altta yatan nedenler araştırılmalı, sebep olabilecek hastalıklara yönelik tetkikler yapılmalıdır. Eğer herhangi bir hastalık ya da eksiklik tespit edilirse mutlaka uygun şekilde tedavi edilmesi gerekir.  </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guncell.com/saciniz-mi-dokuluyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kışın nasıl spor yapmalıyız?</title>
		<link>http://www.guncell.com/kisin-nasil-spor-yapmaliyiz.html</link>
		<comments>http://www.guncell.com/kisin-nasil-spor-yapmaliyiz.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Nov 2010 15:43:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hsyn</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guncell.com/?p=22973</guid>
		<description><![CDATA[Dikkat etmeniz gereken bazı hususlar var&#8230;
Yaz aylarında; deniz kenarında kısa ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dikkat etmeniz gereken bazı hususlar var&#8230;</p>
<p>Yaz aylarında; deniz kenarında kısa süreli koşular ve akşam saatlerinde yürüyüşler soğuk kış günlerinde mümkün olmuyor. Bunun yerini evde ve spor salonunda yapılan egzersizler alıyor. Ancak kışın spor yaparken de kişinin hangi sağlık koşullarına sahip olduğu çok önemlidir. Kişi kendine uygun sporu yapmalı, spordan önce beslenme ve uyku düzenine dikkat etmeli, ağır efor gerektiren ve kalbi yoran sporlardan uzak durmalıdır.</p>
<p><strong>Kişi kendine uygun sporları yapmalıdır  </strong></p>
<p>Evde veya salonda spor egzersizleri: yoga, aerobik, jimnastik, tae-bo, aikido, modern dans, latin dans, oryantal, step, spinning, plates, olarak sıralanabilir. Bu tür aktiviteler farklı kas ve eklemlere yük bindirir. Bu yüzden kişiye uygunluğu incelenmelidir. Diz sorunu olan kişiler step, spinning gibi egzersizleri, kalça sorunu olanlar tae-bo gibi egzersizleri, omuz, dirsek ve el sorunu olanlar aikido yapmakta zorlanabilirler.</p>
<p><strong>Kışın ev sporları  </strong></p>
<p>Kış sporları açık havada yapılabileceği gibi hava şartları nedeniyle salonda ya da evde yapılmaktadır. Evde yapılabilecek sporlar kilo almamak, hacim kazanmak, sıkılaşmak, vücut geliştirmek, kardiyo egzersizleri olarak yapılabilir. Herhangi bir alet kullanmadan evde 3 temel hareket yapılabilir.<br />
Bunlar barfiks, şınav ve mekik hareketleridir.</p>
<p>Barfiks: Kanat, sırt, pazu</p>
<p>Şınav: Göğüs, arka kol</p>
<p>Mekik: Mide yan karın kası ve bacak kaslarını geliştirir.</p>
<p><strong>Evde aletli sporlar da yapılabilir</strong><br />
Aletli olarak evde ağırlık sehpaları, el yayları, pilates topu, sabit bisiklet, koşu bandı kullanılabilir. İp atlama, bisiklet binme, koşu bandı, kardiyo ve aerobik egzersizlere yönelik çalışmalar da kullanılabilir. Bu tip hareketlere ilave olarak spinnig, dans, oryantal, pilates vb. yapılabilir.</p>
<p><strong>Kalbe yönelik sporlar ritmi düzenliyor</strong><br />
Kardiyo egzersizlerinde amaç kalp atım sayısını faydalı atım frekansına getirmek ve bu ulaşılan noktayı uzun süre korumaktır. Egzersiz düşük tempoda, uzun süre yapılmalıdır. Aerobik egzersizler de kalbi ve akciğerleri güçlendirilir ve stresi gideren egzersizler minimum 20-25 dk yapılarak yağ yakımı sağlanır. Egzersizler cinsiyete ve yaşa bağlı olarak süre ve miktar bakımından farklılıklar gösterebilir.</p>
<p><strong>Salonda spor yapıyorsanız…</strong><br />
Spor salonunda spor yapıyorsanız ortam şartlarının da iyi olması gerekmektedir. Kişide bir enfeksiyon olmaması gerektiği gibi spor yapılan ortamın da temiz olması gerekmektedir. Özellikle havuzların temizliğinin uygun olması gerekmektedir.</p>
<p><strong>Spordan önce iyi beslenme ve düzenli uyku şart</strong><br />
Eğer basit bir yürüyüş ve koşu yapılacaksa yürüyüşten önce iyi beslenmek ve glikojen almak önemlidir. Spor yapan kişilerin mutlaka pilav, makarna ve çikolata yemeleri gerekir. Ayrıca alkolden de uzak durmaları şarttır. Normal beslenmede de protein, karbonhidrat ve yağ olmalıdır. Ama 1 saat spor yapacak olan kişinin yanında çikolata bulundurmasında yarar vardır. Şeker hastaları dışında spor yapan kişilerin tatlı yemeleri vücutları açısından yararlıdır. Spordan minimum 45 dakika önce gerekli olan besinler alınmalıdır. Aksi takdirde glikojen miktarı düşeceği için kas yorgunlukları olur, sonrasında de sakatlanmalar, kopmalar ve kırılmalar oluşabilir. Ayrıca spora başladıktan 20 dakika sonra da ufak bir şişe su içmek gerekir. Spor yapan kişinin uyku düzeni de önemlidir. Çalışmadan önce mutlaka ısınma, bitince soğuma hareketleri yapılmalıdır. Giysiler rahat olmalı, t-shirt, eşofman giyilmeli ve giyeceklerin pamuklu, keten gibi teri çeken özellikte olmasına özen gösterilmelidir.</p>
<p><strong>Spor için en uygun saat öğle sonrası</strong><br />
Sabah saatleri sanılanın aksine spor için uygun değildir. En uygun saatler, öğle sonrası 16:00 – 19:00 arasıdır. Vücut bu saatten sonra yemek ve dinlenmek için kendini programlar. Kilo vermek için akşam saatlerinde yapılan spor, sindirim sistemini hızlandırır ve vücutta yağ birikmesini engeller. Günün hangi saati spor yaparsanız yapın, mutlaka su içmeyi ihmal etmemek gereklidir. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guncell.com/kisin-nasil-spor-yapmaliyiz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşırı yemek mi yiyorsunuz?</title>
		<link>http://www.guncell.com/asiri-yemek-mi-yiyorsunuz.html</link>
		<comments>http://www.guncell.com/asiri-yemek-mi-yiyorsunuz.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Nov 2010 15:40:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hsyn</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guncell.com/?p=22972</guid>
		<description><![CDATA[Bunun yanında aşırı su içiyor musunuz? Uzmanlar uyarıyor&#8230;
Diyabet; pankreastan salgılanan ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bunun yanında aşırı su içiyor musunuz? Uzmanlar uyarıyor&#8230;</p>
<p>Diyabet; pankreastan salgılanan insülin hormonunun azlığı, yetersizliği ya da etkinliğinin azalması sonucu ortaya çıkan ve kan şekerinin yüksekliği ile seyreden bir hastalıktır. En sık görülen belirtileri ise; gün içerisinde aşırı susama ve çok su içme, sık idrara çıkma, kilo kaybı, çok yemek yeme, ağız kuruluğu gibi durumlardır. Bunlara ek olarak; bulanık görme, kaşıntı ve cilt enfeksiyonları, yara iyileşmesinin gecikmesi, halsizlik, terleme, yorgunluk, kuru ve kaşıntılı cilt, sık geçirilen enfeksiyonlar, cinsel sorunlar, ellerde ve ayaklarda uyuşma ve karıncalanma, ağız kuruluğu gibi belirtiler de görülebilir. Tip I diyabetin belirtileri daha erken yaşlarda ortaya çıkabilir, ancak ileri yaşlarda başlayan Tip 1 şeker hastalığı da vardır. Tip II diyabet artık çocukluk yaşlarında da görülebilmektedir.</p>
<p>Prof. Dr. Birsel Kavaklı, 14 Kasım Dünya Diyabet Günü öncesi diyabet hastalarının dikkat etmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Ailenizde diyabet hastası varsa özellikle dikkat edin!</strong></p>
<p>•           Yakın akrabalarında diyabet olanlar risk altındadır.<br />
•           Yaş artışıyla beraber diyabet gelişme riski artar.<br />
•           40 yaşın üzerinde ve fazla kilolu kişiler diyabete yatkındır. Vücut Kitle İndeksi (BMI) 30 ve üzerinde olanların diyabete yakalanma riski normal kişilere göre 5 kat fazladır.<br />
•           Gebelikte diyabet gelişen veya iri bebek doğuran kadınlarda ileriki yıllarda Tip II diyabete yakalanma sıklığı çok fazladır.<br />
•           Eğer bir kişide Tip II diyabet varsa ailenin diğer üyeleri de risk altındadır.<br />
•           Hareketsiz yaşam tarzı olanlar,<br />
•           Stres hiperglisemisi geçirenler,<br />
•           Kan yağlarında bozukluk olanlar,<br />
•           Hipertansiyonu olanlar risk grubundadır.</p>
<p><strong>Diyabet tanısı için 8 saatlik açlık kan şekerine bakılır</strong></p>
<p>• Açlık kan şekeri 126 mg/dl&#8217;den yüksek ise,<br />
• Diyabet belirtileri bulunuyor ve rastgele ölçülen kan şekeri düzeyi 200mg/dl&#8217;den yüksek ise,<br />
• Şeker yükleme testi sırasında herhangi bir kan şekeri düzeyi 200mg/dl veya üzerinde ise, veya diyabet semptomlarından (poliüri,polifaji,polidipsi)<br />
herhangi birinin mevcut olması halinde kişi diyabetli olabilir ve doktora başvurmalıdır. “Şeker yükleme testi” olarak bilinen “Oral Glukoz Tolerans Testi” (OGTT), diyabet tanısında büyük önem taşır. Doktor önerisi ile yapılmalıdır.</p>
<p><strong>Bu hastalıkla yaşamayı öğrenmek için diyabet eğitimi alın</strong></p>
<p>Diyabet tedavisinde ilaç dışı yaklaşımlar ve ilaçla tedavi birlikte kullanılır. Diyabet eğitimi, egzersiz ve sağlıklı beslenme programı mutlaka uygulanmalıdır. Genel olarak Tip 1 diyabetliler hastalığın başından itibaren insülin kullanmak zorundadır. Tip II diyabetliler genelde oral ilaçlarla tedavi edilir. Oral ilaçlara yanıt vermez ise insüline geçilir.</p>
<p>Komplikasyonlardan korunmak için yukarıdaki hedefleri sağlamak gerekir. Bunun için de 3-4 ayda bir hekim kontrolu, gerekli tetkik ve konsultasyonların yapılması gerekir.<br />
İnsülin eksikliğinde veya etkisizliğinde şeker hastalığı yani &#8220;diyabet&#8221; ortaya çıkar. Ender rastlanan bazı tipler göz ardı edilirse diyabetin iki tipinden bahsedebiliriz:</p>
<p>1) Tip I diyabet (insüline bağımlı diyabet): Diyabetli olguların %10 kadarı bu gruptandır. Bu hastalarda pankreastan insülin yapımı ya çok azalmış ya da yoktur. Tedavisinde insülin kullanılması zorunludur.</p>
<p>2) Tip II diyabet (insüline bağımlı olmayan diyabet): Diyabetli olguların %85-90&#8242;ı bu gruptadır. Bu hastalarda pankreasta insülin yapımı vardır. Bazen normalden fazla bile insülin yapımı ve insülin direnci söz konusudur.</p>
<p><strong>Diyabeti kontrol altına almak için evde şeker ölçümü ile hasta-hekim işbirliği şart</strong></p>
<p>Genellikle hastaların en sık yaptığı hata, evde şeker ölçümü yaparak kendi kendilerini takip etmeleri ve doktora çok nadir gitmeleridir. Oysaki; evde şeker ölçümünün amacı hasta kendini kötü hissettiğinde doktora gidene kadar şekerini ölçüp, şeker düşüklüğünü ya da yüksekliğini tespit edebilmektir. İyi bir diyabet takibinde her 3 ayda bir hastalığa özel testlerin tekrarlanması ve yine düzenli aralıklarla hastanın göz, nöroloji ve kardiyoloji uzmanları tarafından da muayene edilerek değerlendirilmesi gereklidir.</p>
<p><strong>Tedavinin en önemli ayağını diyet oluşturur</strong></p>
<p>Diyetine uymayan bir hastanın yalnızca ilaçlara güvenerek şekerini düzenlemek hiçbir şekilde mümkün olmaz. Günde 3 ana ve 3 ara öğünden oluşan, hekim, hasta ve diyetisyenin birlikte belirleyeceği diyet listesine uymak, tedavinin en önemli kısmıdır. Bunun dışında ağızdan alınan ilaçlarda, aç ya da tok alınması önerilenlerde bu kurala uyulması, insülin kullanan hastalarda ise insülin enjeksiyonunun her zaman yemekten önce yapılmasına ve insülinden sonra her zaman yemek yenilmesine dikkat edilmesi önemlidir.</p>
<p><strong>Bu önerilere kulak verin:</strong></p>
<p>Özellikle Tip 2 diyabet hastalığında hareket azlığı, fazla kilo ve düzensiz, kontrolsüz beslenme rol oynadığı için bazı önlemlerle riski azaltmak mümkündür. Haftada en az 3 gün 45 dakika tempolu yürüyüş yapmak, yürüme mesafesindeki yerlere araç yerine yürüyerek gitmek, mümkün olduğunca asansör kullanmamak gibi gündelik yaşantımızda hareketi artıracak faaliyetlerde bulunmak, bilinçsiz diyet yapmamak, şekerli-yağlı gıdaları diyetimizde sınırlı olarak bulundurmak önemlidir. Kendisinde hastalığın belirtilerini fark edenler ve ailesinde diyabet hastası olan kişilerin mutlaka düzenli aralıklarla doktor muayenesi olmaları ilk akla gelen önerilerdir. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guncell.com/asiri-yemek-mi-yiyorsunuz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Soğuk algınlığı için bu önerilere kulak verin</title>
		<link>http://www.guncell.com/soguk-alginligi-icin-bu-onerilere-kulak-verin.html</link>
		<comments>http://www.guncell.com/soguk-alginligi-icin-bu-onerilere-kulak-verin.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Nov 2010 15:36:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hsyn</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Soğuk algınlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guncell.com/?p=22968</guid>
		<description><![CDATA[Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Tamer Haliloğlu, ”soğuk ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Tamer Haliloğlu, ”soğuk algınlığı, üst solunum yollarında virüs türü mikropların neden olduğu bulaşıcı bir enfeksiyondur” dedi.</p>
<p>Soğuk algınlığından burun, boğaz, kulaklar, östaki tüpü, nefes borusu, ses telleri ve akciğerlerin etkilendiğine değinen Haliloğlu, soğuk algınlığı en çok okul çağı çocuklarında görülür ve sıklığı yaşla azalır dedi.</p>
<p>Soğuk algınlığının ilk belirtileri genellikle boğazda takılma hissi, burun akıntısı ve hapşırık.</p>
<p>Çocuklarda ise boğaz ağrısı, öksürük, baş ağrısı, ateş, halsizlik, kas ağrıları ve iştahsızlık da görülebilir.</p>
<p>Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Tamer Haliloğlu, henüz soğuk algınlığına kesin etkili bir aşı bulunamadığını anlattı:</p>
<p>Soğuk algınlığına yakalanmamak için, hastalık belirtileri olan kişilerle hastalığın ilk ikinci ve dördüncü günleri arasında temas edilmemesi gerekir. Ancak, çoğu zaman bu mümkün değildir. Soğuk algınlığına yakalanan kişiler, henüz hasta olduklarını anlamadan bulaştırıcı döneme girmiş olurlar.</p>
<p>Soğuk algınlığına yakalanan çocuklar, özellikle burun temizliğinden sonra olmak üzere sık sık ellerini yıkamalı, öksürürken ve hapşırırken ağız ve burunlarını kapamalıdırlar.</p>
<p>Soğuk algınlığı genellikle 7 ile 14 gün arasında iyileşir. Bazen sinüzit, orta kulak iltihabı, larenjit veya bronşit gibi komplikasyonlar nedeniyle hastalığın seyri uzayabilir.</p>
<p>Haliloğlu, soğuk algınlığının düzelmesinin zamana bağlı olduğunu açıkladı:</p>
<p>Bu süre içinde, hastanın istirahat etmesi ve bol sıvı gıda alması (su, meyve suları gibi) gerekir. Genellikle ağrı kesici, dekonjestan ve allerji karşıtı maddeler içeren soğuk algınlığı ilaçları, hastalığı iyileştirmezler; sadece kas ağrısı, burun tıkanıklığı ve baş ağrısı gibi belirtilerin hafifletilmesine yardımcı olabilirler.</p>
<p>Boğaz ağrısının şiddetlenmesi ve uzun sürmesi, öksürükle koyu balgam gelmesi veya öksürüğün 10 günden uzun sürmesi, 38 derece üzerinde ve birkaç günden uzun süren ateş olması, göğüs ağrısı, sık nefes alma, yutma güçlüğü, sıvı gıda alamama, kulak ağrısı, boyunda ağrılı şişlikler, dudak, deri veya tırnaklarında morarma belirtilerinden herhangi birinin görülmesi halinde doktora başvurulması gerekmektedir.</p>
<p><strong>Soğuk algınlığından korunmak için bunları yapın:</strong><br />
# Bağışıklık sisteminizi güçlendirin.<br />
# Dengeli beslenin. Meyve sebze ağırlıklı beslenin, fazla et tüketmeyin.<br />
# Hastalık riski yüksekse bol bol C vitamini alın.<br />
(Örneğin her gün 2 kivi, 1 greyfurt, 1 yeşil biber veya 2 kaşık lahana turşusu yemek gibi)<br />
# Hareket edin ve soğuğa karşı vücudunuzun dayanıklı olmasını sağlayın. (Yüzmek, saunaya gitmek, soğuk duş almak, temiz havada yürüyüş yapmak, değişik spor faaliyetleri)<br />
# Oda havasını iyileştirin. Hava nemlendiricileri kullanın veya saksı çiçeklerini temin edin. Odayı aşırı ısıtmayın, düzenli olarak havalandırın.<br />
# Hava cereyanının oluşmamasına dikkat edin.<br />
# Virüslerden korunun.<br />
# Soğuk algınlığı dönemlerinden kalabalık ortamlarda, kapalı mekanlarda bulunmayın. Hasta insanlarla öpüşmeyin, 1.5 metreden fazla yaklaşmayın.<br />
# Ellerinizi düzenli yıkayın.<br />
# Çok kalın veya ince giysiler giymeyin. Havaya göre giyinin.<br />
# Stres altındaki insanlar hastalanmaya daha elverişlidir. Her gün düzenli olarak dinlenin. Gevşeme egzersizleri yapın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guncell.com/soguk-alginligi-icin-bu-onerilere-kulak-verin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diyetle Zayıflama</title>
		<link>http://www.guncell.com/diyetle-zayiflama.html</link>
		<comments>http://www.guncell.com/diyetle-zayiflama.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Nov 2010 18:26:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>King</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[kilo verme]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guncell.com/?p=22828</guid>
		<description><![CDATA[Bir çok dergide, televizyonda ve sitede diyet ile zayıflama konusunda ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir çok dergide, televizyonda ve sitede diyet ile zayıflama konusunda bilgiler iletiyorlar.. Diyetle Zayıflama aslında o kadar da kolay değildir, ancak bazı  insanların metabolizmaları hızlı bazılarının yavaştır. Bu nedenle  metabolizması hızlı olanlar hızlıca diyetle zayıflayabilir ancak yavaş  olanlar sadece diyetle zayıflayamaz. Yavaş metabolizmalı kişiler için  spor yapmak şarttır..</p>
<p>Metabolizması yavaş olan kişiler öncelikle  kendilerini sürekli hareket etmeye zorlamalılardır. Yürüyen merdivenler  yerine, asansörler yerine normal merdivenleri tercih etmeliler. Evde  veya işyerinde küçük işleri başkalarından istemek yerine kendileri  yapmalı, sürekli hareket etmeye kendilerini zorlamalılardır.</p>
<p>Hızlı bir metabolizmaya sahip olanlar ise <strong>diyetle zayıflama</strong> konusunda çok daha başarılıdırlar. Diyet yapmaya karar verenlere  önerimiz, bol su tüketmeli, form bisküvilerini yanlarında taşıyıp  acıktıklarını hissettiklerinde sadece bir tane bisküvi yedikten sonra  yemek vakti gelene kadar idare etmeye calışmaları olacaktır.</p>
<p>Ayrıca akşam 8 den sonra yemek yememeli, sabah kalktıklarında ise, ılık su içmeleri gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guncell.com/diyetle-zayiflama.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Göbek eritme hareketleri</title>
		<link>http://www.guncell.com/gobek-eritme-hareketleri.html</link>
		<comments>http://www.guncell.com/gobek-eritme-hareketleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Nov 2010 19:30:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>King</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[göbek eritme]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guncell.com/?p=22796</guid>
		<description><![CDATA[Göbek eritmek aslında düşünüldüğü kadar zor değildir sadece hangi kasların ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Göbek eritmek aslında düşünüldüğü kadar zor değildir sadece hangi kasların göbek bölgemizdeki yağları eritmesi için çalıştırılması gerektiğini bilmek gerekir. Bu sebeple sizler için göbek eritme hareketlerini listeledik.. Bögesel zayıflamada en etkili hareketler aşağıdadır.</p>
<p><strong>1. Hedef ön karın kasları</strong></p>
<div id="attachment_22797" class="wp-caption alignnone" style="width: 160px"><strong><img class="size-full wp-image-22797 " title="gobek-eritme-hareketleri-1" src="http://www.guncell.com/wp-content/uploads/2010/11/gobek-eritme-hareketleri-1.jpg" alt="göbek eritme hareketleri" width="150" height="150" /></strong><p class="wp-caption-text">göbek eritme hareketleri</p></div>
<p>Sırtüstü uzanın. Bel çukurunuzun altında üzüm olduğunu hayal edip bu çukuru korumaya çalışın. Bacaklarınızı table tab denilen fotoğraftaki konuma getirin. Ellerinizle başınızı destekleyin ve önce göğüs kafesinizi havayla doldurup bu havayı nefesinizle boşaltırken, yalnızca karnınıza odaklanarak bacaklarınıza doğru kalkın. Bunu 15 kez tekrarlayın.</p>
<p><strong>2. Spastik bacak</strong></p>
<div id="attachment_22798" class="wp-caption alignnone" style="width: 160px"><img class="size-full wp-image-22798 " title="gobek-eritme-egzersizleri-2" src="http://www.guncell.com/wp-content/uploads/2010/11/gobek-eritme-egzersizleri-2.jpg" alt="göbek eritme hareketleri" width="150" height="150" /><p class="wp-caption-text">göbek eritme hareketleri</p></div>
<p>Yine bel çukurunu koruyarak sırtüstü yatın. Ayak tabanlarınızı birleştirip fotoğraftaki spastik pozisyonu alın. Derin nefes alın, nefesinizi verirken ellerinizle ayaklarınıza doğru uzanmaya çalışın. Bu hareketi 15 kez tekrarlayın. . .</p>
<p><strong>3. Uzan, yakala</strong></p>
<div id="attachment_22799" class="wp-caption alignnone" style="width: 160px"><img class="size-full wp-image-22799" title="gobek-eritme-yontemleri-3" src="http://www.guncell.com/wp-content/uploads/2010/11/gobek-eritme-yontemleri-3.jpg" alt="göbek eritme yöntemleri" width="150" height="150" /><p class="wp-caption-text">göbek eritme yöntemleri</p></div>
<p>Pozisyonunuzu bozmadan bacaklarınızı vücudunuza dik konumda havaya kaldırın. Bel çukuruna dikkat! Ellerinizle, yalnızca karın kaslarınızdan güç alarak ayak bileklerinizi tutmaya çalışın. Karın kaslarınızın gerildiğini hissedin. Bu hareketi 15 kez tekrarlayın.</p>
<p><strong>4. Karın stebi</strong></p>
<div id="attachment_22800" class="wp-caption alignnone" style="width: 160px"><img class="size-full wp-image-22800" title="gobek-eritme-4" src="http://www.guncell.com/wp-content/uploads/2010/11/gobek-eritme-4.jpg" alt="göbek eritme" width="150" height="150" /><p class="wp-caption-text">göbek eritme</p></div>
<p>Yine bel çukurunu muhafaza ederek sırtüstü uzanın. Ellerinizle poponuza güç verin. İki bacağınızı birlikte yere paralel olacak biçimde kaldırın. Önce derin bir nefes alın ve bu sırada bir bacağınızı göğsünüze yaklaştırın, nefes verirken bu bacağınızla havayı tekmeleyip diğer bacağınızı göğsünüze çekin. Yürüyormuş gibi hareketi 15 kez tekrarlayın.</p>
<p><strong>5. Çift bacak hareketi</strong></p>
<div id="attachment_22801" class="wp-caption alignnone" style="width: 160px"><img class="size-full wp-image-22801" title="gobek-eritme-hareketleri-5" src="http://www.guncell.com/wp-content/uploads/2010/11/gobek-eritme-hareketleri-5.jpg" alt="göbek eritme hareketleri" width="150" height="150" /><p class="wp-caption-text">göbek eritme hareketleri</p></div>
<p>Pozisyonunuzu bozmadan bacaklarınızı vücudunuza dik olacak biçimde kaldırın. Derin nefes alın, verirken bacaklarınızı gergin biçimde yavaş yavaş yere doğru indirin. Ancak yere değdirmeden nefes alın ve verirken yine kaldırın. Bu hareketi yaparken tüm gücünüzle karın kaslarına odaklanın. Bu hareketi de 15 kez tekrarlayın.</p>
<p><strong>6. Yerde dans</strong></p>
<div id="attachment_22802" class="wp-caption alignnone" style="width: 160px"><img class="size-full wp-image-22802" title="gobek-eritme-egzersizleri-6" src="http://www.guncell.com/wp-content/uploads/2010/11/gobek-eritme-egzersizleri-6.jpg" alt="göbek eritme egzersizleri" width="150" height="150" /><p class="wp-caption-text">göbek eritme egzersizleri</p></div>
<p>Yan karın kaslarını çalıştıran bu harekette, fotoğraftaki pozisyonu alın. Üstteki bacağın ters tarafındaki dirseğinizi yukarıdaki bacağın diz kapağına değdirmeye çalışın. Bu hareketi iki tarafınızla 15 kez tekrarlayın. Belinizi incitmemeniz için mutlaka bel çukurunuzu bozmamaya ve karın kaslarına odaklanmaya çalışın. .</p>
<p><strong>7. Karın balesi</strong></p>
<div id="attachment_22803" class="wp-caption alignnone" style="width: 160px"><img class="size-full wp-image-22803" title="gobek-eritme-egzersizleri-7" src="http://www.guncell.com/wp-content/uploads/2010/11/gobek-eritme-egzersizleri-7.jpg" alt="göbek eritme egzersizleri" width="150" height="150" /><p class="wp-caption-text">göbek eritme egzersizleri</p></div>
<p>Yan olarak yatıp yere bakan kolunuzla fotoğraftaki gibi destek alıp vücudunuzun üst tarafını kaldırın. Dışta kalan bacağınızı gergin bir biçimde yukarıya kaldırırken aynı taraftaki elinizle bileğinizi tutmaya çalışın. Karın yan kaslarınızın gerildiğini hissedin. Bu harekette karnınızın içe çekili ve gergin olmasına özen gösterin. Aynı hareketi bu kez diğer tarafınıza uzanarak yapın. Her bir tarafınızla 15 kez tekrarlayın.</p>
<p><strong>8. Sarkaç</strong></p>
<div id="attachment_22804" class="wp-caption alignnone" style="width: 160px"><img class="size-full wp-image-22804" title="bolgesel-zayiflama-8" src="http://www.guncell.com/wp-content/uploads/2010/11/bolgesel-zayiflama-8.jpg" alt="bölgesel zayıflama" width="150" height="150" /><p class="wp-caption-text">bölgesel zayıflama</p></div>
<p>Ellerinizle arkadan destek alıp vücudunuzun üst kısmını fotoğraftaki pozisyona getirin. Bacaklarınızı dizlerinizden bükülü olarak kaldırın. Birbirine bitişik halde, önce sağa sonra sola doğru sarkaç hareketi yapın. Bu sırada yan karın kaslarınızın gerildiğini hissedin. Hareketi 15 kez tekrarlayın. .</p>
<p><strong>9. Yukarı şınav</strong></p>
<div id="attachment_22805" class="wp-caption alignnone" style="width: 160px"><img class="size-full wp-image-22805" title="karin-eritme-hareketleri-9" src="http://www.guncell.com/wp-content/uploads/2010/11/karin-eritme-hareketleri-9.jpg" alt="göbek eritme hareketleri" width="150" height="150" /><p class="wp-caption-text">göbek eritme hareketleri</p></div>
<p>Yere uzanın. Bacaklarınızı fotoğraftaki pozisyona getirin. Karnınızdan güç alarak bedeninizi yükseltin. Kollarınızı gergin biçimde uzatıp ellerinizle bacak bileklerinizi tutmaya çalışın. Bu hareketi de 15 kez tekrarlayın. .</p>
<p><strong>10. Gerinme</strong></p>
<div id="attachment_22806" class="wp-caption alignnone" style="width: 160px"><img class="size-full wp-image-22806" title="gobek-eritme-hareketleri-10" src="http://www.guncell.com/wp-content/uploads/2010/11/gobek-eritme-hareketleri-10.jpg" alt="göbek eritme hareketleri" width="150" height="150" /><p class="wp-caption-text">göbek eritme hareketleri</p></div>
<p>Yan yatın. Üstteki bacağınızı belinizin üstü hareket etmeden ileriye doğru gerin. Vücudunuzun üst kısmını ise ters tarafa döndürmeye çalışın. Bu sırada ellerinizle başınızı destekleyip kollarınızı fotoğraftaki pozisyona getirin. Aynı hareketi farklı iki tarafınıza yatarak 10 kez tekrarlayın.</p>
<p>Bir çok kişi yazın hala istediği formda olamamaktan şikayetçi. Bazı kişiler biraz zayıfladıysa bile istediği yerlerden (göbek, bel, basen) incelememekten yakınıyor. Normal diyet programlarında kişiler zayıflasa bile çoğu kişide daha çok yüz bölgesi inceliyor. Ama aşırı yağlı bölgelerde pek incelme olmuyor.</p>
<p>Sizlere 3 haftada, özellikle göbek-bel bölgesinden incelmeyi de sağlayacak özel bir program vereceğim. Ancak öncelikle şu noktayı vurgulayayım: Sadece diyetle bölgesel zayıflama tam olmaz. Beraberinde özel egzersiz ve bazı özel bitkisel mönüler gerekir. Bu programı 3 hafta uygulayın, 21′inci günün sonunda müthiş incelmeyi hayretle göreceksiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guncell.com/gobek-eritme-hareketleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kışın kilo almaktan nasıl korunursunuz?</title>
		<link>http://www.guncell.com/kisin-kilo-almaktan-nasil-korunursunuz.html</link>
		<comments>http://www.guncell.com/kisin-kilo-almaktan-nasil-korunursunuz.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Oct 2010 21:22:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hsyn</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guncell.com/?p=22720</guid>
		<description><![CDATA[
Kışın günlük aktivitelerimiz azalıyor, yediklerimiz farklılaşıyor, içtiğimiz su miktarı düşüyor. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" src="http://www.guncell.com/wp-content/uploads/2010/10/kilo1.jpg" alt="" width="200" height="160" /></p>
<p>Kışın günlük aktivitelerimiz azalıyor, yediklerimiz farklılaşıyor, içtiğimiz su miktarı düşüyor. Tatlıların ve kebapların peşinden daha çok koşuyor ve daha çok kilo alıyoruz. Peki kışı kilo almadan geçirmek mümkün mü?</p>
<p>Kışın soğuk havanın etkisiyle metabolizma kendini koruma altına alıyor ve çalışma hızını düşürerek kalori harcamasını yavaşlatıyor. Bu nedenle çoğu zaman besin tüketiminde değişiklik olmamasına rağmen kilo almak kolaylaşabiliyor. &#8220;Diyet yaparsam vücut direncim düşer&#8221; korkusu da kilo alımını kolaylaştıran bir faktör.</p>
<p><strong>Vücut direncini yüksek tutmak ve formda kalmak için</strong></p>
<p>Metabolizmanızı iyi çalışır duruma getirmek için güne mutlaka kahvaltı yaparak başlamanız gerekir. Kahvaltı hem direncinizi koruyacak hem kilo kontrolünde yardımcı olacak hem de metabolizma hızınızın yavaşlamasını engelleyecek.</p>
<p>Kışın metabolizmayı güçlendirmek için A ve C vitaminlerinden yeteri kadar almak gerekir. Bu vitaminler bağışıklık sistemimizi güçlendirerek hastalıklara karşı daha dirençli olmamızı sağlar. Bu aylarda bolca turunçgiller, havuç, brokoli, kabak, Brüksel lahanası, yeşilbiber, karnabahar, mandalina, maydanoz, roka, tere gibi sebze ve meyveler tüketilmeli.</p>
<p>İçecek tercihi bitki çayları, özellikle de C vitamini yönünden zengin olan kuşburnu çayı ve yeşil çaydan yana kullanılabilir. Günde 2 fincan içilen yeşil çayın metabolizmanız üzerinde olumlu etkisi vardır. Ayrıca yemeklerde veya öğün aralarında yenen bol miktardaki salata, bu vitaminleri almamızda yardımcı olur. C vitamini kaybını önlemek için salatalar da, meyve suları da yemeğe oturmadan önce hazırlanmalı, çok küçük parçalar şeklinde doğranmamalı. Hatta mümkünse marul, tere, roka gibi yeşillikler elle bölünmeli, bıçak kullanılmamalı.</p>
<p>Gerek günlerin kısalması gerekse havaların soğuması ile birlikte fiziksel aktiviteler azalır. Lifli besinlerin tüketiminin azalması sonucu kabızlık sorunu baş gösterir. Bu nedenle kış mevsiminin vazgeçilmez yiyeceklerinden kuru baklagillerin, esmer ekmek, bulgur, kepekli makarna gibi kepekli tahılların ve özellikle C vitamininden zengin sebze ve meyvelerin tüketimine ağırlık verilmeli.</p>
<p>Yazın sıcaklar nedeniyle rahatlıkla içtiğimiz suyu kışın tüketemeyiz. Su vücudumuzdaki bütün metabolik reaksiyonların temel direği. Kışın su kaybımız daha az olduğu için susama hissimiz azalır, ancak su ihtiyacımızı yine de karşılamamız gerekir. Metabolizmanızı çalıştırmak için susamasanız bile günde 8-10 bardak su tüketilmesi önerilir. Aldığımız her bir kalori için bir mililitre suya ihtiyaç vardır. Yani 2000 kalori alıyorsak 2000 mililitre su içmeliyiz. Azalan fiziksel aktiviteye paralel olarak yağ ve şeker tüketimi de kısıtlanmalı.</p>
<p>Günü 3 ana ve 3 ara öğüne bölmek gün içinde fazla acıkmayı engeller, bu da bir sonraki öğünde çok fazla kaçırmanızı engeller. Mide kapasitenizi düşürecek ve metabolizmanızın daha hızlı çalışarak, alınan gıdaların daha kolay eritilmesini sağlar. Öğün atlamak hem bir sonraki öğünde çok fazla acıkmanıza hem de fazla yediğiniz için midenizin büyümesine sebep olur. Bu da kilo alma meylinizi artırır. Uzun gecelerde televizyon karşısında sürekli atıştırmanın önüne geçecek kepek, yulaf, çavdar, kuru fasulye, nohut gibi lifli gıdalar midede su çekip şişeceğinden, yeme isteğini azaltır.</p>
<p>Unutmayınız ki verilen kiloların kalıcılığı davranış değişikliğine dönüşebildiği sürece mümkündür. Sağlıklı kilo kontrolü için bilinçli olmak ve eski alışkanlıklara dönmemek en önemli kuraldır.</p>
<p>*Memorial Hastanesi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guncell.com/kisin-kilo-almaktan-nasil-korunursunuz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

