<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Güncel ne varsa &#187; Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.guncell.com/k/saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.guncell.com</link>
	<description>diziler - şarkı sözleri - rüya tabirleri - video - yemek tarifleri - şiir - teknoloji - özel günler - programlar - albümler - müzik - sağlık</description>
	<lastBuildDate>Fri, 19 Mar 2010 09:37:19 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Saç Kesim Modelleri</title>
		<link>http://www.guncell.com/sac-kesim-modelleri.html</link>
		<comments>http://www.guncell.com/sac-kesim-modelleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Mar 2010 10:56:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hsyn</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[saç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guncell.com/?p=19913</guid>
		<description><![CDATA[Hangi yüze hangi saç modeli yapılmalı? Bunun için önce yüz şekillerini bilmeliyiz.
Yedi çeşit yüz şekli vardır.
Bir yüzü oluşturan yedi şekil aşağıdaki gibidir.
1. YUVARLAK YÜZ
Dengeli yumuşak bir yüz yapısıdır. Suratta değişiklik yapmaz. Ama yüzünüzün yuvarlaklığından şikayetçi iseniz ve bunu biraz olsun inceltmek istiyorsanız saçınızın volümünü yüksek tutacak modelleri tercih etmelisiniz. Böylece saçınız ön planda olup, yüzünüzün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hangi yüze hangi saç modeli yapılmalı? Bunun için önce yüz şekillerini bilmeliyiz.</p>
<p>Yedi çeşit yüz şekli vardır.</p>
<p>Bir yüzü oluşturan yedi şekil aşağıdaki gibidir.</p>
<p><strong>1. YUVARLAK YÜZ</strong><br />
Dengeli yumuşak bir yüz yapısıdır. Suratta değişiklik yapmaz. Ama yüzünüzün yuvarlaklığından şikayetçi iseniz ve bunu biraz olsun inceltmek istiyorsanız saçınızın volümünü yüksek tutacak modelleri tercih etmelisiniz. Böylece saçınız ön planda olup, yüzünüzün yuvarlaklığı biraz olsun azalacaktır. Yüzünüzün hatlarına göre öne doğru kesilmiş tutamlarda yüzünüzü biraz olsun inceltecektir.</p>
<p><strong>2. KARE YÜZ</strong><br />
Kare yüz yapısıda yuvarlak yüz gibi dengelidir. Sertlik ön plandadır. Kare bir yüze saç kesimi yaparken eğer yüz şeklinizi değiştirmek istemiyorsanız size en uygun olanı yine kare bir kesimdir. Fakat yüzünüzdeki ifadeyi yumuşatmak, dengelemek istiyorsanız saçınıza yuvarlak modeller kestirmelisiniz. Bunu yaparken saçınıza yuvarlak bir kesimli kahkül ve şakaklarınıza inen saç tutamları yaptırabilirsiniz.</p>
<p><strong>3. DİKTÖRTGEN YÜZ</strong><br />
Suratta değişiklik yapan ama fazla değiştirmiyen bir yüz şeklidir. Eğer yüzünüzü biraz kısalmak amacı ile kesim düşünüyorsanız çene kemiğini geçmeyecek şekilde kesim yaptırabilsiniz. Şakak kemiğini örtecek şekilde kesilen kesimler ile dendgeli, uyumlu saç modellerine sahip olabilirsiniz.</p>
<p><strong>4. ENİNE DİKTÖRTGEN YÜZ</strong><br />
Bu yüz şeklinde yüzünüzü biraz uzatmak ver şakak kemiklerinizin ön plana çıkmasını istemiyorsanız uzun saç modelleri ya da saçınızda yukarlara verilecek volümlerle saçınızın biçimini dikdörtgen şeklinde kesimler vasıtası ile yüzünüzü inceltebilir ve yüz yapınızda birazda olsun değişiklikler yapabilirsiniz.</p>
<p><strong>5. TERS ÜÇGEN YÜZ</strong><br />
Surat yapısını tamamen değiştirebilen yüz şeklidir. Bu tip yüz şekillerinde daha modern kesimler yapmak mümkündür. Makyaj için ise en elverişli yüz biçimidir.Kişileri çok enerji dolu gösteren bu yüz şekline eğer yüz biçimini değiştirmeden daha bir güçlülük katmak istiyorsanız, saçınızın yanlarını ve enselerini kısa kestirerek, saç tepesine volüm vererek kesilen saç modellerini tercih etmelisiniz. Ama kendinize biraz dengeli, uyumlu ve yumuşak bir yüz ifadesi vermek istiyorsanız tam tersi enselerde daha çok volümü olan ve saçın tepesine doğru volümü azaltılmış saç modellerini tercih etmelisiniz.</p>
<p><strong>6. ÜÇGEN YÜZ</strong><br />
Saç şeklinde daha negatif olan bir yüz biçimidir. Kişileri enerjisi zayıflamış ve yorgun gösterir. Bu tip yüz şekillerinde negatif olan yüz biçimini saçınıza verilecek pozitif enerji ile dengelemelisiniz. Bunu enselerde saçı azaltarak şakak kemiğindeki bölgeden saç tepesine doğru volümü arttırarak yaptırabilirsiniz. Küçük kare kesimler yaptırabilirsiniz.</p>
<p><strong>7. BAKLAVA YÜZ</strong><br />
En meşur yüz biçmidir. Bu yüz biçiminde saçınıza uzun, kısa, düz, dalgalı, kahküllü modelleri uygulayabilirsiniz. Sadece bunları uygularken kuaförünüz ile diyalog kurarak boyunuza, kilonuza ya da yüzünüzde nerenin ön planda, nereniz arka planda kalmasına karar vererek saç modelinizi bulmalısınız.</p>
<p><strong>DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER</strong><br />
Yüz şekline göre saç kesilirken kuaförünüzle uzun uzun bir diyalog yapmalı, yüzünüzü mü, saçınızı mı ön plana çıkarmak istediğinizi belirtmeli, kilo, boy, giyim tarzınız ve hatta kişiliğinizi bile konuşmalı ve ona göre saç kesimi yaptırmalısınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guncell.com/sac-kesim-modelleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saç Uzatmanın Püf Noktaları &#8211; Saç Uzatma</title>
		<link>http://www.guncell.com/sac-uzatmanin-puf-noktalari-sac-uzatma.html</link>
		<comments>http://www.guncell.com/sac-uzatmanin-puf-noktalari-sac-uzatma.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Mar 2010 09:59:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hsyn</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[saç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guncell.com/?p=19912</guid>
		<description><![CDATA[Rüzgarda salınan parlak ve uzun saçların çekici görünümünü kimse yadsıyamaz ama saçınız uzun değilse ve kısa yoldan uzatmanın çarelerini arıyorsanız, keratin kaynak aradığınız çözüm olabilir.
Yaz geliyor. “Deniz, havuz ve güneş kendini göstermeye başladığında, acaba saçlarınızın nasıl olmasını istersiniz?” sorusuna her on kadının altısı “Uzun saçlı olmak isterim.” Diyor, ama 3 ayda 45 santim uzatmak mümkün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Rüzgarda salınan parlak ve uzun saçların çekici görünümünü kimse yadsıyamaz ama saçınız uzun değilse ve kısa yoldan uzatmanın çarelerini arıyorsanız, keratin kaynak aradığınız çözüm olabilir.</p>
<p>Yaz geliyor. “Deniz, havuz ve güneş kendini göstermeye başladığında, acaba saçlarınızın nasıl olmasını istersiniz?” sorusuna her on kadının altısı “Uzun saçlı olmak isterim.” Diyor, ama 3 ayda 45 santim uzatmak mümkün olamadığından bunlardan sadece onda biri saçlarını istediği boya kadar uzatabiliyor. Diğerleri, bu şanslı kadınlara özenerek bakıyor. Daha doğrusu bakıyordu; çünkü tüm bu eksiklik duygusu artık tarih oldu. Nasıl mı? Tabii ki saç uzatma tekniklerinin gelişmesi ve yepyeni sağlıklı saçlara sahip olmanın, eskisinden daha ucuza elde ediliyor olması en önemli etken…</p>
<p>Günümüzde saç teknolojisi her geçen gün biraz daha ilerliyor. Daha sekiz sene önce ilk çıkan çıt çıt postişler beni ne kadar heyecanlandırdıysa, şimdilerde de keratin kaynak bana göre muhteşem sonuçlar veriyor. Her alanda olduğu gibi, keratin kaynak uygulamalarında da 5-6 kalitede uygulama ve sonuç farklılıkları ortaya çıkmış durumda. Bir de son dönemde poliüretanlı kaynak sistemi gündemde yerini aldı ama bana göre, bu sistemin biraz daha geliştirilmesi gerekiyor.</p>
<p>Tüm bu seçeneklere rağmen; saçlarını uzatamayan ve alternatif saç ürünleri kullanmayı tercih edenlerin çoğu hayal kırıklığına uğrayabiliyor.<br />
Kimisi yüksek meblalar ödemesine karşın, saçları her fön çekildiğinde dipten kopabiliyor, kimininse deniz kenarında güneşlenirken eriyen silikonları saç diplerine yapışıyor. Kötü örnekleri çoğaltmak mümkün ama etrafinızda silikon kaynak yaptıranlar çok iyi bilirler ki, 1-2 ay sonra sökülmek zorunda olan silikon kaynak tutamları, aseton muhteviyatı bir kimyasalla sökülürken çok acı verebilir.</p>
<p>Peki siz ne yapmalısınız? Ben yıllardır bu işin içinde olan bir uzman olarak keratin kaynağı tavsiye ediyorum. Nedeni gayet basit:</p>
<p>    * Keratin, saçın hammaddesidir.<br />
    * Keratin, birleşme noktasına zarar vermez.<br />
    * 6-8 ay boyunca saçta kalabilir.<br />
    * İstenen her renge kolayca boyanabilir.<br />
    * Güneşte, denizde ve saunada bile erimez.<br />
    * Sökülürken hiçbir kimyasal gerekmez.</p>
<p>Unutmamak gerekir ki, her karatinli kaynak aynı kalitede olmuyor. Avrupa&#8221;da bu işi yapan yaklaşık yirmiye yakın firma var. Dünyada hair extension adı altında en çok imalat yapan ülke Hollanda &#8221;dır. Bu ay sonunda ben de üç günlük bir iş gezisi için orada olacağım ve sizler için yeniliklere bakacağım; ama çekinmeden söyliyebilirm ki; yaklaşık dört yıldır Rapunzel firması bu işi en iyi şekilde halletti ve en kaliteli keratini en kaliteli saçla birleştiren firmayı bulup ülkemize getirdi. Ben de dört yıldır bu marka ile çalışıyorum ve çok memnunum.</p>
<p>Yaptığım keratin sayısı 350&#8221;yi aştı ve çıkan sonuçlar müşterilerimizi hep memnun etti. Uygulama yaptığımız müşterilerimizin büyük çoğunluğu tekrar tekrar keratin kaynak yaptırdı ve yaptırmaya devam ediyor.</p>
<p>Gelelim kaynak konusunun maliyetine… Her şeyden evvel kaynak zahmetli bir iş. Yaklaşık 1-2 saat ince ince tutamlar saça monte ediliyor. Taranırken bir zorluk olmaması için ne kadar ince tutam olursa işin ömrü uzadığı gibi, kalitesi de artıyor. Saçlarınızı ne kadar uzun ve gür görmek isterseniz, maliyet de o kadar artıyor. Fiyat aralığı 300 YTL ile 1900 YTL arasında değişebiliyor .</p>
<p>Eğer saçlarınız omuzlarınızın üstünde ise ve yaklaşık iki karış uzatmayı düşünüyorsanız, 900 YTL&#8221;yi gözden çıkartmalısınız. Salonumuzda Card Finans&#8221;a 4 taksitte Mynet okurlarına vade farksiz taksit imkani sağlanmaktadır . Ayrıca saçlarınızın rahat taranmasına yardım eden &#8221;Health Goodies&#8221; bakım spreyi ve &#8221;Saç Açma Fırçası&#8221; salonumuzun hediyesidir.</p>
<p>Saçlarına keratin kaynak yaptıran müşterilerimizin bir ortak görüşü de, keratin kaynaklarını ortalama 6-8 ay sonra çıkarttıktan sonra, kendi saçlarının hiç zarar görmemiş ve ortalama 8 santim de uzamış olmasıdır. Saç uzatmak isteyenler iyi bilirler, ara dönem kolay atlatılırsa saç uzatmak daha da kolaylaşır.</p>
<p>Kendinize iyi bakın, ama saçlarınıza çok iyi bakın:</p>
<p>Nasıl göründüğünüzü saçlarınız belirler .</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guncell.com/sac-uzatmanin-puf-noktalari-sac-uzatma.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Göbek Eriten içecekler</title>
		<link>http://www.guncell.com/gobek-eriten-icecekler.html</link>
		<comments>http://www.guncell.com/gobek-eriten-icecekler.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2009 23:03:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hsyn</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guncell.com/?p=11098</guid>
		<description><![CDATA[Göbek Eriten İçecekler

Kilolarınızdan sadece yemek yemeyi keserek değil aynı zamanda yapay tatlandırılmış şekerli içeceklerdende kaçarak kurtulabilirsiniz. İşte göbeğinizi eritmek için içilmesi gerekenler! Göbeğinizin büyümesine yol açan etkenlerin arasında asitli içecekler, yeni yeni tanıştığınız afilli kahve türleri hatta meyve suları var. Günümüzde neredeyse onları içmeden yapamaz hale geldik. O zaman bu içecekler yerine alternatiflerini koymalı ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Göbek Eriten İçecekler</strong></p>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-11099" title="meyvesuyu" src="http://www.guncell.com/wp-content/uploads/2009/06/meyvesuyu.jpg" alt="" width="220" height="220" /></p>
<p>Kilolarınızdan sadece yemek yemeyi keserek değil aynı zamanda yapay tatlandırılmış şekerli içeceklerdende kaçarak kurtulabilirsiniz. İşte göbeğinizi eritmek için içilmesi gerekenler! Göbeğinizin büyümesine yol açan etkenlerin arasında asitli içecekler, yeni yeni tanıştığınız afilli kahve türleri hatta meyve suları var. Günümüzde neredeyse onları içmeden yapamaz hale geldik. O zaman bu içecekler yerine alternatiflerini koymalı ve göbeği eritmeniz için size bir içecek reçetesi veriyoruz.</p>
<p><strong>Su (Hep)</strong></p>
<p>İçtiğiniz birçok şeyin yerini H2O almalı. Bol bol su için çünkü kaslarınızın neredeyse %80&#8242;i sudan oluşmaktadır. Günde üç 500 ml&#8217;lik pet şişe yeterli olacaktır.</p>
<p><strong>Diyet içecekler (Aşırıya kaçmadan)</strong></p>
<p>Diyet içecekler yapay olarak tatlandırıldığı için genelde 5-10 kalori içerirler ki, bu oldukça düşük bir miktardır ve kilo alımını doğrudan tetiklemez. Fakat kalori miktarı az diye sürekli içmeniz de sizi şişirir ve gün içinde içebileceğiniz sağlıklı içeceklerden sizi mahrum bırakır. Üstelik araştırmalar, suni olarak tatlandırılmış içecekleri kullanan kişilerin, daha sonra çok şekerli içecekleri tercih ettiğini gösteriyor.</p>
<p><strong>Kahve (Sık sık)</strong></p>
<p>Çayda olduğu gibi kahvede de birçok yararlı bileşim vardır ve neredeyse hiç kalori içermez. Fakat son zamanlarda çok süslü püslü, havalı kahve türleri çıktı ve kahve içecekleri kalori deposuna dönüştü. Kahve alışkanlığınızdan vazgeçin demiyoruz ama içtiğiniz kahvede nelerin olduğuna dikkat edin.</p>
<p><strong>Çay (Sık sık)</strong></p>
<p>Sudan sonra çay dünyadaki en popüler içecektir. Çünkü çayın içinde kansere ve birçok diğer hastalığa karşı etkili olan antioksidanlar var. Ayrıca kaloride içermiyor.</p>
<p><strong>Alkol (Aşırıya kaçmadan)</strong></p>
<p>Günde bir iki kadeh alkolün kalp hastalıklarına yakalanma ihtimalini azalttığı biliniyor. Bu işin olumsuz tarafı ise alkolün kalori içermesi ve iştahınızı açacak olmasıdır. Üstelik yağlardan, karbonhidratlardan ve proteinlerden farklı olarak alkolde bulunan kaloriler vücutta biriktirilemez ve hemen kullanılması gerekir. Sonuç olarak da alkol hazmedilene kadar vücüdunuz yağ yakma işlemini durdurur. Bu süreç her kadeh için bir saate tekabül eder. Bu nedenle bir sonraki kadehe geçmeden önce düşünmek gerek.</p>
<p><strong>Meyve suları (Aşırıya kaçmadan)</strong></p>
<p>Tüm meyve sularının, meyveden üretildiği için sağlıklı olduğu palavrası senelerce bizlere yutturulmaya çalışıldı. Bu yüzden de ne kadar içersek, bir o kadar faydasını göreceğimizi düşündük. Fakat birçok meyve suyunda meyvenin kendisinden gelen şekerin yanı sıra çok fazla miktarda ek şeker ve katkı maddeleri bulunuyor. Üstelik hazır meyve suları bir tarafa, kendi hazırladığımız meyve sularına ekşi olmasınlar diye kattığımız şeker düşünülünce, alınan kalori miktarının sürekli arttığını görebilirsiniz. Bu nedenle meyvenin kendisini yemekte fayda var. Eğer suyunu içecekseniz, belli miktarlarda için ve çok fazla şeker içermeyenleri tercih edin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guncell.com/gobek-eriten-icecekler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Felç Hastalarını Yürüten Teknoloji</title>
		<link>http://www.guncell.com/felc-hastalarini-yuruten-teknoloji.html</link>
		<comments>http://www.guncell.com/felc-hastalarini-yuruten-teknoloji.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Jun 2009 15:13:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hsyn</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[felç]]></category>
		<category><![CDATA[parapleji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guncell.com/?p=10887</guid>
		<description><![CDATA[
Hacettepe Teknoparkı&#8217;nda faaliyet gösteren genç araştırmacılar, yürüme yetisini kaybeden hastaların ayakta durmasını ve yürütülmesini sağlayacak &#8221;pantolon sistemi&#8221; geliştiriyor.
Tamamlandığında dünyada bir ilke imza atması beklenen teknoloji, bel, kalça, diz ve ayak bileği eklemlerini sabitleyerek hastaların kendi ayakları üzerinde durmasını sağlayacak. Konak Tıp Çevre ve Madencilik Ltd Şti Genel Müdürü Prof. Dr. Ufuk Kemal Gülsoy, &#8221;Paraplejik Hastaların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-medium wp-image-10888" title="felc" src="http://www.guncell.com/wp-content/uploads/2009/06/felc-300x224.jpg" alt="" width="300" height="224" /></p>
<p>Hacettepe Teknoparkı&#8217;nda faaliyet gösteren genç araştırmacılar, yürüme yetisini kaybeden hastaların ayakta durmasını ve yürütülmesini sağlayacak &#8221;pantolon sistemi&#8221; geliştiriyor.</p>
<p>Tamamlandığında dünyada bir ilke imza atması beklenen teknoloji, bel, kalça, diz ve ayak bileği eklemlerini sabitleyerek hastaların kendi ayakları üzerinde durmasını sağlayacak. Konak Tıp Çevre ve Madencilik Ltd Şti Genel Müdürü Prof. Dr. Ufuk Kemal Gülsoy, &#8221;Paraplejik Hastaların Yürütülmesi ve Rehabilitasyonunda Ses Komutlu, Bilgisayar Destekli Pnömatik Pantolon Sistemi Prototipinin Oluşturulması&#8221; isimli projelerini anlattı.</p>
<p>Şirketlerinin 1986 yılında kurulduğunu ve özellikle sağlıkta görüntüleme teknolojileri konusunda Ar-Ge faaliyetleri yürüttüğünü dile getiren Gülsoy, 2 yıl önce başlattıkları projelerinde ise yürüme yetisini kaybetmiş hastaların ayağa kaldırılmasını sağlayacak pantolon sistemi geliştirmeyi amaçladıklarını kaydetti.</p>
<p><strong>PARAPLEJİ NEDİR?</strong><br />
Paraplejinin, omurganın yukarı sırt bölgesi veya daha aşağı kesimlerinde oluşan yaralanmalar sonucu omurilikteki sinir iletiminin vücudun aşağısına ulaşamaması ile ortaya çıkan çok karmaşık bir klinik tablo olduğunu anlatan Gülsoy, hastalığın boşaltım ve cinsel kontrolsüzlük gibi pek çok yaşamsal işlevin de yitirilmesine neden olduğunu belirtti.</p>
<p>Gülsoy, genç yaşta kötürüm kalan bir insanın ömür boyu başkalarına muhtaç yaşamak zorunda oluşu ve yürüyemeyecek durumda olmasının çok ciddi psişik sorunları da beraberinde getirdiğini vurguladı. Projelerinin genç yaşta parapleji olmuş, yaşama sevincini ve umudunu kaybetmemiş ve iş yapabilme yeteneği bulunan güçlü ve dinamik grup hastalara yönelik geliştirildiğini bildiren Gülsoy, bu grup hastalar için bağımsız yaşam koşulları sağlanabileceğine işaret etti. Gülsoy, projedeki hedeflenen getirileri şöyle anlattı:</p>
<p>&#8221;Söz konusu pantolon sistemi, kasları pasif olarak hareket ettirip ölmelerini, dolaşımsal hastalıkların ortaya çıkmasını, kemik erimesini, deri hastalıklarının oluşmasını engelleyecek; böylelikle genç hastaların iyileşme umudunu yitirmesi önlenecek. Çünkü günün birinde sinir iyileşmesi sağlanırsa hasta hareketini sağlayacak hedef organın sağlam kalacağını bilecek. Önemli bir nokta, uyumlandırılabilir yazılım sayesinde hastanın orteze kısa sürede uyumu da sağlanacak.&#8221;</p>
<p><strong>MEVCUT YÖNTEMLERE ÜSTÜNLÜKLERİ</strong><br />
Bugüne kadar paraplejik hastaların yürütülmesine ve rehabilitasyonuna yönelik çok sayıda ortez ve protez geliştirildiğini, fakat bunların hiçbirinin projelerindeki detaylı yapıya sahip olmadığını belirten Gülsoy, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>&#8221;Teknolojimiz, ses komutlu ile çalışacak ve ellerin kullanımı için yeterli özgürlük sağlayacak. Mevcut ortezlerin pek çoğu sert materyallerden üretildiğinden hareket kaybı yanında duyu kaybı da olan hastanın istenmeyen yaralanmalarına neden olabiliyor. Projemizdeki havalı, yumuşak sistem bu bakımdan öncü olacak.</p>
<p>Projede hedeflenen pantolon sistemi, bu tür hastaları kısa sürede kendi bacakları üzerinde yürütmeyi sağlayarak kasların ölmesini ve kemiklerin erimesini, eklemlerin donmasını önleyecek. Proje ile yapılmak istenen pantolon sistemi, dünyada henüz bu düzeyde gerçekleştirilmemiş bir ortez oluşturuyor.&#8221;</p>
<p><strong>&#8221;SİSTEM NASIL ÇALIŞIYOR?&#8221;</strong><br />
Projenin mekanik, elektronik ve yazılım bölümlerinden oluştuğunu, insan vücuduna çok yakın mekanizmalar içerdiğinden konforlu bir yürüme sağlamayı hedeflediğini belirten Gülsoy, sistemi şöyle anlattı:</p>
<p>&#8221;Projenin mekanik kısmı, dış iskeleti oluşturan sert plastik veya hafif metal alaşımlardan yapılmış, üzerinde çeşitli oynaklar bulunan çerçeve ile buna sıkıca kaynaştırılmış ve içerisinde istenilen şekilde basınç değişikliklerine dayanıklı farklı katmanlardan oluşan pantolondan ibaret. Dış iskelet, hem destek hem de eklemleri vasıtasıyla hastanın hareketine izin verecek yapıda olacak; belini dik tutacak, kalça, diz, ayak bileği eklemini sabitleyecek ki insan kalkıp ayakta durabilsin.</p>
<p>Pantolonun en iç katmanını, içerisinde düşük basınçlı atık havanın aşağıdan yukarı dolaşacağı, bir nevi sıvazlamaya benzer hareket ile duyudan yoksun bacakları doğrudan ve dolaylı travmalardan koruma yanında, toplar damar dolaşımını rahatlatıcı etki yapacak astar bölümü oluşturuyor. Dış katman ise asıl fonksiyonel bölümü meydana getiriyor. Burada önceden hesaplanan, her eklemi oturma kalkma, ayakta durma ve yürüme pratiğine uygun şekilde hareket ettirecek momentleri sağlayacak kuvvetin oluşturulması için gerekli basınç bölmeleri ve basınçlı havayı sevk eden kanallar bulunacak.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guncell.com/felc-hastalarini-yuruten-teknoloji.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sigara Kalbi Yaşlandırıyor</title>
		<link>http://www.guncell.com/sigara-kalbi-yaslandiriyor.html</link>
		<comments>http://www.guncell.com/sigara-kalbi-yaslandiriyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 May 2009 15:25:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hsyn</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[sigaranın zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guncell.com/?p=8282</guid>
		<description><![CDATA[Sigara çok önemli bir risk faktörüdür. Sadece kalp damar hastalıklarına neden olmaz, birçok hastalığın da birincil nedenleri arasında yer alır. Sigara kalp damar hastalıklarını gelişme riskini artıran 4 büyük faktörden biridir.
Diğerleri kolesterol yüksekliği, şeker hastalığı ve tansiyon yüksekliğidir. Sigara içen ve başka risk faktörleri bakımından eşit durumda olan bir şahısta, sigara içmeyene göre kalple ilgili [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sigara çok önemli bir risk faktörüdür. Sadece kalp damar hastalıklarına neden olmaz, birçok hastalığın da birincil nedenleri arasında yer alır. Sigara kalp damar hastalıklarını gelişme riskini artıran 4 büyük faktörden biridir.<br />
Diğerleri kolesterol yüksekliği, şeker hastalığı ve tansiyon yüksekliğidir. Sigara içen ve başka risk faktörleri bakımından eşit durumda olan bir şahısta, sigara içmeyene göre kalple ilgili önem­li olaylarını (yani kalp krizi geçirme, kalp krizi nedeniyle ölme, hastaneye yatma) ortaya çıkma ihtimali yüzde 120 artar. Yani diğer tüm risk fak­törleri eşit eşit olan bir şahısta bu risk 1 ise gün­de bir paket içende aynı risk 2.2. olur. Başka bir deyişle kalp damarlarının ya da genel anlamda kalbin yaşlanma hızı iki katından daha fazla ar­tar. Sigara yalnızca kalp damarlarını değil, tüm organların damarlarında benzer değişikliklere neden olur. Felç, böbrek yetersizliği, bacak da­marlarında tıkanmalar meydana gelme riski si­gara ile artar. Birçok kanser türünün ortaya çık­ma riskini 20-30 kata varacak dereceler artırır. Ampfizem, kronik bronşit gibi ağır akciğer has­talıklarını er ya da geç mutlaka ortaya çıkacak­tır.</p>
<p><strong>Sigarayı bıraktıktan sonra kalp hastalığı riski devam eder mi?</strong><br />
Kalp damar hastalığında sigaraya bağlı hızlan­manın ortadan kalkması sigarayı bıraktıktan bir yıl sonra azalır, tamamen kaybolması 2-3 yıl içinde gelişir. Ancak yeni bozuklukların ortaya çıkmasında bir rol oynamaktan çıkması, daha önce meydana getirmiş olduğu zararların kay­bolmasını sağlamaz. Sigarayı bırakmak için kalp damar hastalığının belirti vermesini beklemek, yangına bacayı sardıktan sonra müdaheye et­meye karar vermek gibidir. Çünkü koroner kalp hastalığında damarlar genellikle yüzde 70′e ka­dar daralmadıkça belirti vermezler.</p>
<p><strong>Sigarayı bırakmak istenlerin aşırı kilo alması sonucu kalp krizi vakaları var. Sigarayı bırakmak kalp krizi nedeni mi?</strong><br />
Sigarayı bırakmanın hissettirdiği boşluk duy­gusu ve tatmin eksikliğini gidermek için bir şey­ler yemek bir kötü alışkanlığın yerine başka bir kötü alışkanlığın gelmesidir. Bunun yerine dü­zenli egzersiz yapılması son derece uygun bir çö­züm olur.</p>
<p>Çünkü yeterli miktar ve sürede egzersiz hem sigara ya da yemek yemenin sağladığı tatmin benzer bir tatmin duygusu, psikolojik rahatlık verir hem de sigaradan sonra kilo artışının kont­rolünde yardımcı olur. Ayrıca metabolizma, da­marlar, kalp üzerine de başka olumlu etkilen de olur. Sigarayı bırakırken bunun bir yandan egzer­siz programlarıyla birleştirilmesi hem farklı bir anlayışa, yaşam biçimine girmeyi sağlar hem de kişinin sağlığı açısından çok yararlı olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guncell.com/sigara-kalbi-yaslandiriyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sigarayla ilgili bazı sorulara cevaplar</title>
		<link>http://www.guncell.com/sigarayla-ilgili-bazi-sorulara-cevaplar.html</link>
		<comments>http://www.guncell.com/sigarayla-ilgili-bazi-sorulara-cevaplar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Jan 2009 12:04:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hsyn</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[sigaranın zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guncell.com/?p=6803</guid>
		<description><![CDATA[Soru: Sağlığa zararı olmayan sigara var mıdır ?
Cevap: Böyle bir sigara yoktur. Her türlü sigara sağlığa zararlıdır.
Soru: Az sigara içmenin de sağlığa zararı olabilir mi ?
Cevap: Olabilir. Tek sigara dahi insan sağlığı için zararlıdır. Çok az sigara içenlerin bile akciğerlerinde hasar tespit edilmiştir. Kaldı İd, az sigara içen kişiler böyle durmamakta, zamanla içtikleri sigara adedini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Soru:</strong> Sağlığa zararı olmayan sigara var mıdır ?<br />
<strong>Cevap:</strong> Böyle bir sigara yoktur. Her türlü sigara sağlığa zararlıdır.</p>
<p><strong>Soru:</strong> Az sigara içmenin de sağlığa zararı olabilir mi ?<br />
<strong>Cevap:</strong> Olabilir. Tek sigara dahi insan sağlığı için zararlıdır. Çok az sigara içenlerin bile akciğerlerinde hasar tespit edilmiştir. Kaldı İd, az sigara içen kişiler böyle durmamakta, zamanla içtikleri sigara adedini artırmaktadırlar.</p>
<p><strong>Soru:</strong> Sigara içenler neden sabahları ök-sürüp, balgam atarlar ?<br />
<strong>Cevap:</strong> Sigara dumanı, solunum yollarındaki salgı yapan hücre sayısını artırır. Bundan amaç, içeriye giren zararlı maddeleri sulandırıp, zararsız hale getirmektir. Tıpkı, göze duman kaçınca, gözün sulanması gibi. Öte yandan duman, solunum yollarındaki tüylü hücrelerin, tüylerinin hareketini felç eder. Gece sigara içilmediği için, tüyler tekrar hareket kabiliyetini kazanırlar. Birikmiş bulunan balgamın dışarı atılmasına yardım için öksürük refleksini uyararak onun dışarı atılmasını sağlarlar.</p>
<p><strong>Soru:</strong> Sigara içimi ile alınan ilaçlar arasında ilişki olabilir mi ?<br />
<strong>Cevap:</strong> Sigara bazı ilaçların etkisini azaltabilir, bazılarını ise tamamen etkisiz hale getirir.</p>
<p><strong>Soru:</strong> Sigara bırakıldığında vücuda verdiği zararlar ne kadar zamanda geçer ?<br />
<strong>Cevap:</strong> Bu, sigaranın kaç yıl ve ne miktarda içildiğine bağlı olarak değişir. Ancak hafif sigara içicilerinde 10 yıl sonra kanser ve kalp hastalığı riski, tamamen içmeyen kişilerle aynı boyuta ulaşır. Ama ağır içicilerde bu süre 20 yılı bulur.</p>
<p><strong>Soru:</strong> Sigarayı bırakmada en tehlikeli dönem nedir ?<br />
<strong>Cevap:</strong> İlk 2-3 aydır. Çünkü bırakmaya niyetlenenlerin yüzde 88′i 2 ay içinde sigaraya yeniden başlamaktadır. 2 ay sabredebilen, büyük ihtimalle başarmış sayılabilir. Bu süreyi 6 aya çıkarana ise bırakmış gözüyle bakabiliriz.</p>
<p><strong>Soru:</strong> Sigarayı bırakmada en önemli faktör nedir ?<br />
<strong>Cevap:</strong> Kararlı ve istekli olmaktır. Ayrıca bu gücün kendimizde mevcut olduğunu bilmeliyiz.</p>
<p><strong>Soru:</strong> Sigarayı bırakanlar niçin kilo alır ?<br />
<strong>Cevap:</strong> Sigara ağızı meşgul etmekte, kişi daha az yemektedir. Ayrıca sigara bırakmakla insan daha az kalori harcayacağından bu faaliyetin yakacağı enerji, fazla kilo olarak biriktirilmiş olmaktadır.</p>
<p><strong>Soru:</strong> Bu dönemde kilo almamak için ne-lere, dikkat etmeli ?<br />
<strong>Cevap:</strong> Acıktığımızda meyve yemeli, bol bol .su içmeli ve düzenli egzersiz yapmalıdır.</p>
<p><strong>Soru:</strong> Mentollü sigaralar için ne dersiniz ?<br />
<strong>Cevap:</strong> Mentollü sigaralar daha tehlikeli bile olabilir. Bu sigaralarda, duman içe çekildiğinde boğazda serinlik duygusu oluşturmaya yetecek kadar mentol mevcuttur. Kullanıcıların, mentollü sigaraları başka sigaralara göre daha derin nefes çekerek içtikleri ve daha uzun süre içlerinde tuttukları görülmüştür.</p>
<p><strong>Soru:</strong> Nikotine çok bağımlıyım. Acaba sigarayı bırakabilir miyim ?<br />
<strong>Cevap:</strong> Nikotin bağımlılığı fazla olanlar da sigarayı bırakabilir. İnsanoğlu bu potansiyel güce sahiptir. Yeter ki bu gücü harekete geçirelim. Bu kitabı okuyarak ve kararlı olunarak sigara içimini kesebiliriz. Çünkü nikotin vücut için mutlaka alınması gereken bir madde değildir. Vücut nikotine nasıl alıştıysa, sigarasızlığa da öylece alışabilir.</p>
<p><strong>Soru:</strong> Çevremdeki arkadaşlarımdan ve yakınlarımdan sigara içenler bırakmamı kabullenemediler. Beni sigara içmeye zorluyorlar. Ne yapsam ?<br />
<strong>Cevap:</strong> Bu gibi durumlarda sigara içmeyenlerle daha çok görüşmeye çalışmanız ve çevrenizdeki sigara içenlere sizin yanınızda içmemelerini teklif etmeniz gerekir. Ayrıca içenleri de sizin gibi sigarayı bırakmaya teşvik ediniz. Onlara elinizdeki kitapçığı hediye ederek bu adımı atmalarına yardımcı olabilirsiniz.<br />
Bir de sigaraya tekrar başlamanızı isteyen yakınlarınıza tütünden oluşan hastalıklardan bahsedebilirsiniz. Sigarayı bırakınca nasıl rahatladığınızı da anlatın.</p>
<p><strong>Soru:</strong> Sigara içmek sıkıntıyı dağıtır mı ?<br />
<strong>Cevap:</strong> Buna inanılmasının tek sebebi, canımız sıkıldığında sigara yakmamızdır. Ama sıkıntı bir zihin problemidir. Sıkılmamız, zihnimizi meşgul edecek ilginç bir şey olmaması anlamına gelir. Bulmaca çözmek, kitap okumak veya başka bir meşgale bulmak zihnimizi oyalar, ama sigara içmek zihin açıcı bir faaliyet değildir. Hatta bir süre sonra sigara yakmak bile otomatik hareket haline gelir.<br />
Kısacası sigaranın sıkıntıyı dağıttığını sanmamız yanlış şartlanmadan kaynaklanmaktadır.</p>
<p><strong>Soru:</strong> Sigarayı içime çekmiyorum. Bu yüzden bağımlı sayılmam ve bana fazla zararı olmaz herhalde ?<br />
<strong>Cevap:</strong> Sigarayı içinize çekmemekle tabii ki zararlarını azaltmış oluyorsunuz. Ancak dudak tiryakileri de sigaranın zararlı etkilerine maruz kalmaktadır. Bunu bilmenizi ve yine de sigarayı bırakmanızı tavsiye ederiz.<br />
Ayrıca genç nesle kötü örnek olmaktan da kurtulmuş olmanın yanı sıra, içtiğiniz sigara dumanıyla çevreye zarar vermemiş olursunuz.</p>
<p><strong>Soru:</strong> Sigara içip içmemem beni ilgilendirir. Başkaları bana karışmasın, ben onlara karışıyor muyum ?<br />
<strong>Cevap:</strong> Sigara içmek sadece kişinin kendine zarar vermekle kalmaz. Sigara kullanmak hem başkalarını özendirici etki yapar, hem de pasif içime sebep olarak onlara da zarar verir. Bu yüzden zarar toplumadır, sadece içene değil.</p>
<p><strong>Soru:</strong> Depresyonda sigara tüketimi artar mı ?<br />
<strong>Cevap:</strong> Depresyon ve bazı ruhsal bozukluklarda sigara tüketiminin arttığı doğrudur. Bu sebeple sigara bırakma sürecinde, depresyon ve başka ruhsal bozukluklar açısından da değerlendirme yapılması ve buna uygun tedavi uygulanması gerekir.<br />
Sadece bu açıdan bile sigarayı bırakmak şarttır. Çünkü kişi depresyondayken zaten sıkıntıdadır, bunun doğurduğu problemler bir yana, bir de sigaranın zararları buna eklenecektir.</p>
<p><strong>Soru:</strong> Sigara içen arkadaşım bırakmak istiyor. Nasıl destek olabilirim ?<br />
<strong>Cevap:</strong> Bir tiryaki sigarayı bırakmaya çalıştığında arkadaşlarının ve yakınlarının desteği oldukça önemlidir. Sigarayı bıraktıktan sonra çok daha güzel koktuğunu ve ne kadar daha kolay nefes aldığını söyleyelim. Sigaradan söz etmiyor diye unuttuğunu sanıp konuyu açmamazhk etmeyelim ve ona övgü yağdırmaya devam edelim. Fazla strese girmemesini sağlayalım. Hayatına küçük mutluluklar ve keyiflerle renk katmaya çalışalım. Gerginliğini ve sinirli oluşunu anlayışla karşılayalım. Sinir küpü haline geldiğinde, “Sigara seni ne hallere düşürmüş. Dua et ki, bundan kurtuldun. Cesaretli ve mantıklı olman çok hoşuma gidiyor” deyin.</p>
<p><strong>Soru:</strong> Sigarayı birden bırakmanın tehlikesi var mıdır ?<br />
<strong>Cevap:</strong> Endişe edilecek hiçbir tehlike söz-konusu değildir. Yeter ki niyetli ve iradeli olalım. Sigarayı bırakınca ortaya çıkan nikotin yoksunluğunun da zaten yıkıcı ve tehlikeli etkileri yoktur.</p>
<p><strong>Soru:</strong> Sigarayı bıraktığımda kilo alıyorum. O da zararlı değil mi ?<br />
<strong>Cevap:</strong> Sigarayı bıraktıktan sonra fazla kilo almamak, kişinin kendi elindedir. Diyet, egzersiz ve düzenli yürüyüşlerle bunu sağlayabilirsiniz. Bunlara rağmen, alınacak 1-2 kilo fazlasıyla, sigaranın getireceği zararlar kıyaslanamaz bile. Eğer sorun görünüme ait estetik bir problemse; sigaranın cildi bozması, saçları kurutması ve saç kırılmalarına yol açması gibi pek çok estetik soruna yol açacağı bilinmelidir.</p>
<p><strong>Soru:</strong> Bazı yabancı sigaralara alışanlar, başka marka sigara içenen oluyorlar. Bunu nasıl açıklıyorsunuz ?<br />
<strong>Cevap:</strong> Bu tip sigaralara, alışkanlık kazandırıcı bazı maddelerin katıldığını biliyoruz. Bağımlılığın tehlikesini büyüten bu durum sebebiyle sigarayı hemen bırakmak şarttır.</p>
<p><strong>Soru:</strong> Evde sigara bulunduruyorum, içmesem bile orada olduklarını bilmek bana güven veriyor. Yaptığım doğru mudur ?<br />
<strong>Cevap:</strong> Sigarayı bırakmasına rağmen evlerinde sigara saklayan insanların başarısızlık oranının, sigarayı atanlarınkinden daha yüksek olduğunu tahmin edebiliriz. Bunun sebebi, sigarasız-lığa alışılan bir dönemde, yaşanan bir sıkıntı halinde evde hazır bekleyen sigarayı içmenin gayet kolay olmasıdır. Böyle olmasa, dışarı çıkıp sigara bulunana kadar vazgeçme ihtimali artar veya sigara içme isteği geçmiş olur zaten.<br />
Ama benim tavsiyem; kesin kararlı olun ve yakınınızdan bu iğrenç zehiri atın. Bir de sigara içmek zorunda olmamanın zevkine varın, bu mutluluğu devamlı hissedin ve yaşamaya çalışın.</p>
<p><strong>Soru:</strong> Sigarayı artık 3 aydır içmiyorum ve tekrar o kötü günlere dönmemek için kendime güveniyorum. Günde 1-2 sigarayı keyifle içebilir miyim ?<br />
<strong>Cevap:</strong> Bu mümkün değildir. Sigarayı artırma riskiniz çok yüksektir, hattâ yine eski kötü günlere bu şekilde döneceğinizi söyleyebilirim. Böylece yapmayı deneyenler, stresli durumları bahane ederek içtikleri sigara sayısını çoğaltmakta ve eski hallerine gelmektedir.<br />
Bir sigara yakmakla her şey yeniden başlar. Sigaranın tadı ilk başta iğrenç gelir ama insan bedenine tekrar nikotin vermiş olduğu için, sigarasını söndürür söndürmez kandaki nikotin seviyesi düşer ve tiryakinin içinde bir ses, tekrar yakmasını söyler. Tam kurtulmuşken sigaraya tekrar bağımlılık kazanır.<br />
Size tavsiyemiz, kökten bir yaklaşımla hiç sigara içmemenizdir.</p>
<p><strong>Soru:</strong> Bir yakınım hiç sigara içmediği halde akciğer kanserine yakalandı. Yoksa sigaranın zararları abartılıyor mu ?<br />
<strong>Cevap:</strong> Sigaranın pekçok hastalığa yakalanma riskini artırdığı bir gerçektir. Ancak hastalıkların ortaya çıkmasında pek çok faktör rol oynar. İnsanlar sigara içmemekle risk faktörlerinden önemli birini yok etmiş olurlar. Yoksa sigara içmeyenin akciğer kanseri olmayacağı söylenemez.<br />
Yalnız   akciğer  kanserli   hastalann  yüzde   90-95′inin sigara tiryakisi olduğunu unutmayalım.</p>
<p><strong>Soru:</strong> Sigara yerine puro veya pipo içsem zararı daha mı az olur ?<br />
<strong>Cevap:</strong> Sigara içildiğinde akciğer kanseri riski, pipo içildiğinde ise ağız boşluğu kanseri riski artar. Zararlar yönünden tür değişir kısacası… Yoksa sigaradaki kanser yapıcı maddelerin aynısı bunlarda da bulunur. Ayrıca puro da pipo da kalp sağlığını sigara kadar olumsuz etkiler.</p>
<p><strong>Soru:</strong> Sigaradan devletin vergiyle bütçeye önemli bir gelir elde ettiğini biliyoruz. Sigara kârlı değil mi ?<br />
<strong>Cevap:</strong> Sigara ülke bütçesine getirdiği gelirin çok daha fazlasını hastalıklarla, yangınlarla kaybettirmektedir. Yani götürdüğü, getirdiğinden kat kat fazladır.<br />
Sadece yapılan hesaplara göre bir paket sigaranın insan sağlığına yaptığı zarar 45 YTL’dir. Varın korkunç meblağı hesaplayın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guncell.com/sigarayla-ilgili-bazi-sorulara-cevaplar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gençlik ve sigara</title>
		<link>http://www.guncell.com/genclik-ve-sigara.html</link>
		<comments>http://www.guncell.com/genclik-ve-sigara.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Jan 2009 11:24:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hsyn</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[sigaranın zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guncell.com/?p=6795</guid>
		<description><![CDATA[Gençlik ve sigara
Çabuk ulaşılabilir olması sebebiyle gençler arasında sigara içmek oldukça yaygındır. Gelişmiş ülkelerde 12-17 yaş arasındaki her beş ergenden birinin sigara tiryakisi olduğu tahmin edilmektedir. Ülkemizde ise bu oran daha yüksektir.
Sigara kullanımı başlı başına zarardır, genç için adeta mayınlı tarladır. Şu gerçeği de unutmayalım: Sigara içen gençler aynı zamanda alkol ve uyuşturucu bağımlılığına yatkın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gençlik ve sigara</strong></p>
<p>Çabuk ulaşılabilir olması sebebiyle gençler arasında sigara içmek oldukça yaygındır. Gelişmiş ülkelerde 12-17 yaş arasındaki her beş ergenden birinin sigara tiryakisi olduğu tahmin edilmektedir. Ülkemizde ise bu oran daha yüksektir.</p>
<p>Sigara kullanımı başlı başına zarardır, genç için adeta mayınlı tarladır. Şu gerçeği de unutmayalım: Sigara içen gençler aynı zamanda alkol ve uyuşturucu bağımlılığına yatkın kişiler haline gelmektedir. Çünkü sigara, kişinin öteki kötü alışkanlıklara karşı direncini de azaltmaktadır. Zaten alkol ve uyuşturucu kullananların hemen hepsinin sigara içen kimseler olması bunu göstermektedir. Üstelik ilk başlanan bağımlılık, sigaradır.</p>
<p>Başlangıçta ister merak, ister akranlarına uyum, isterse başkaldırı sembolü olarak kullanılan sigara, içenlerin çoğunda bağımlılık yapar.</p>
<p>Anne-baba gözetiminin zayıf olduğu,<br />
Dağılmış ve parçalanmış ailelerde yetişen,<br />
Akranlarının olumsuz davranışlarından etkilenen,<br />
Kendine güveni az,<br />
Bu tür maddeleri kolay elde edebilen çocuklarda sigaraya alışkanlık gelişmesi riski büyüktür.</p>
<p><strong>Genç nasıl engellenebilir ?</strong><br />
Çocuklarının sigaraya başlamasını istemeyen anne-babanın en başta kendilerinin sigarayı kullanmaması gerekir. Elinde sigarayla oğluna nasihat eden babanın, vazgeçirici etkisi pek olmaz. Buna rağmen anne-baba sigarayı bırakamıyorsa, yine de çocuklarının sigara içmemesi konusunda açık mesaj vermelidirler. Nikotin bağımlısı isek ve bunu da bırakamıyorsak, bundan dolayı pişman olduğumuzu açık yüreklilikle onlara söyleyelim. Ayrıca çocukların yanında-içmeyelim. Ama sigarayı bırakırsak, kendimiz ve çocuklarımız için en güzelini yaptığımızı bilelim.<br />
Çocuklar sigara almaya gönderilmemelidir.<br />
Sigaranın zararlarından ve bağımlılıktan kurtulmanın zorluğundan bahsetmekte yarar vardır. Özellikle sigaranın ekonomik yükünden, söz edelim ve kötü ağız kokusuna sebep olacağını belirtelim.<br />
Çocuğun sigara içip içmediğini araştırmalı, bu konuda meraklı olunmalıdır. Ancak onu sıkboğaz da etmemek gerekir.<br />
Sigaraya gençlik döneminde alışmayan birinin tiryaki olması zordur. Çünkü sigara içenlerin yüzde 95′i 21 yaşma kadar sigaraya başlamışlardır. Bu yüzden bir genç, bu yaşa kadar sigara içmezse onu tebrik edelim ve sigaraya başlamamakla çok İyi yapmış olduğunu söyleyelim.<br />
Gerektiği yerde sigara hakkında konu açalım. Sözgelimi sigara dumanından rahatsız olunan ortamlarda veya sigaradan dolayı çevremizden biri hastalandığında, ne düşündüğünü sorarak sigaranın ne kadar itici ve iğrenç olduğunu görmesine yardımcı olalım.<br />
Yine anne-baba davranışlarında tutarlı, sevecen, kabul edici, çocuğun düşüncelerine değer verici bir tutuma sahip ise tehlikenin daha kolay atlatılacağını bilelim. Çocuklarımızın korkmadan bizimle her şeyi konuşabileceği bir aile ortamı oluşturalım.</p>
<p><strong>Ya içiyorsa ?</strong><br />
Çocuğumuzun sağlıklı, mutlu ve kendinden emin bir hayata adım atmasını sağlamanın en önemli yolu, ona kendini iyi hissettirecek şeylerden söz etmemizdir. Kendilerini sevmeye başlamaları, onları sağlıklarına kavuşturacaktır. Çocuklarımız, bedenimizin de bir emanet olduğunu, kendimizi seviyorsak onu korumamız gerektiğini bilmelidir.<br />
Bırakması konusunda onu yüreklendirelim. Arkasında olursak ve onu anlayışla karşılarsak daha kolay başaracaktır. Onunla dostça iletişime girelim.<br />
Evde ve yanımızda sigara içmesine kesinlikle müsaade etmeyelim. Aslında büyüklerin yanında sigara içilmemesi bir Anadolu geleneğidir ve çok makul sebeplere dayanır. Bu gelenek çiğnendikçe sigara tüketimi de artmaktadır.<br />
Bazen gence ihtiyacından fazla harçlık verilmesi de sigaraya teşvik olabilir. Bunu araştırmak ve gerekirse harçlığını azaltmak, çözümü kolaylaştırabilir.</p>
<p>Sigara içilen ortamlar çocuklar için çok tehlikelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guncell.com/genclik-ve-sigara.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sigarayı bırakanların vücudundaki değişiklikler</title>
		<link>http://www.guncell.com/sigarayi-birakanlarin-vucudundaki-degisiklikler.html</link>
		<comments>http://www.guncell.com/sigarayi-birakanlarin-vucudundaki-degisiklikler.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Jan 2009 11:22:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hsyn</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[sigaranın zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guncell.com/?p=6793</guid>
		<description><![CDATA[Sigarayı bırakanların vücudundaki değişiklikler
Sigarayı bıraktıktan sekiz saat sonra:
Kandaki oksijen normal hale döner. Kalp krizi riski ileri derecede azalır. Kaslara giden oksijen miktarı artar. Kan basıncı normal seviyesine iner.
Sigarayı bıraktıktan 24 saat sonra: Karbonmonoksit vücuttan atılmaya başlanır. Nefes alıp verme rahatlar. Akciğerlerdeki katran ve balgam yok olmaya başlar. Bronşit ve zatürree gibi tekrarlanan solunum yolu hastalıkları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sigarayı bırakanların vücudundaki değişiklikler</strong></p>
<p>Sigarayı bıraktıktan sekiz saat sonra:<br />
Kandaki oksijen normal hale döner. Kalp krizi riski ileri derecede azalır. Kaslara giden oksijen miktarı artar. Kan basıncı normal seviyesine iner.</p>
<p>Sigarayı bıraktıktan 24 saat sonra: Karbonmonoksit vücuttan atılmaya başlanır. Nefes alıp verme rahatlar. Akciğerlerdeki katran ve balgam yok olmaya başlar. Bronşit ve zatürree gibi tekrarlanan solunum yolu hastalıkları riski azalır. Hücrelerin oksijenlenmesi normale döner.</p>
<p>Sigarayı bıraktıktan 48 saat sonra: Kan<br />
nikotinden tamamen temizlenir.</p>
<p>Sigarayı bıraktıktan bir-iki hafta sonra:<br />
Tat ve koku alma duyuları güçlenir. Kan dolaşımı en iyi hale gelir. Yüz rengi normal canlılığına kavuşur.</p>
<p>Sigarayı bıraktıktan üç-dokuz ay sonra:<br />
Nefes alma zorlukları ortadan kalkar, öksürükler azalır. Akciğer fonksiyonları yüzde 5-10 arası düzelme gösterir. Ses düzelir.</p>
<p>Sigarayı bıraktıktan bir yıl sonra: Kalp hastalıkları riski yarı yarıya azalır.</p>
<p>Sigarayı bıraktıktan beş yıl sonra: Beyin kanaması riski yarı yarıya azalır. Ağız kanseri, yemek borusu kanseri, mesane kanseri riskleri yarı yarıya azalır.</p>
<p>Sigarayı bıraktıktan 10 yıl sonra: Akciğer kanseri riski yarı yarıya azalır. Beyin damarları ile ilgili felç gelişme riski, sigara içmeyenlerle aynı düzeye gelir.<br />
Sigarayı bıraktıktan 15 yıl sonra: Kalple ilgili hastalık riski, sigara içmeyenlerin taşıdığı riskle aynı seviyeye gelir. Bu kişilerin ölüm riski sigara içmeyenlerle aynı seviyede iner.</p>
<p>Sigara içen gençler aynı zamanda alkol ve uyuşturucu bağımlılığına yatkın kişiler haline gelmektedir.</p>
<p>Sigara esir alır, ancak bu esaretten kurtulmak mümkündür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guncell.com/sigarayi-birakanlarin-vucudundaki-degisiklikler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Light sigara içmek çözüm mü ?</title>
		<link>http://www.guncell.com/light-sigara-icmek-cozum-mu.html</link>
		<comments>http://www.guncell.com/light-sigara-icmek-cozum-mu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Jan 2009 11:20:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hsyn</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[sigaranın zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guncell.com/?p=6791</guid>
		<description><![CDATA[Light sigara içmek çözüm mü ?
Sigara dumanının çok azının bile sağlık açısından zararlı olduğunu biliyoruz. Light sigaralarda katran ve nikotin oranı düşükse de, bu tip sigaralara geçen tiryakiler, nikotin ihtiyaçlarını karşılamak için, genellikle daha çok sayıda sigara içmeye veya içtiği her sigarayı daha çok içine çekmeye başlamaktadır. Daha derin ve daha sık nefesler çekildiğinde veya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Light sigara içmek çözüm mü ?</strong></p>
<p>Sigara dumanının çok azının bile sağlık açısından zararlı olduğunu biliyoruz. Light sigaralarda katran ve nikotin oranı düşükse de, bu tip sigaralara geçen tiryakiler, nikotin ihtiyaçlarını karşılamak için, genellikle daha çok sayıda sigara içmeye veya içtiği her sigarayı daha çok içine çekmeye başlamaktadır. Daha derin ve daha sık nefesler çekildiğinde veya sigara sonuna kadar içildiğinde, katran oranı düşük bir sigara, diğerleri kadar zararlı olmaktadır.</p>
<p>Ayrıca sigaradaki tek zararlı madde nikotin değildir. Nikotin, bağımlılığın oluşmasında önemlidir. Oysa sigarada katran ve karbon monoksit gibi zararlı pek çok madde de bulunmaktadır. Light sigara içenler, bunlara da maruz kalmaktadır.</p>
<p>Başarısız olsak dahi sigarayı yerden deneyelim. Israr ve azimle karar verelim. Sonunda başaracağız.</p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü tarafından hazırlanan raporda, düşük katranlı sigaralara geçmenin sağlık açısından hiçbir avantajı bulunmadığı belirtilmektedir.</p>
<p>Bu yüzden sigarayı bırakıyorum diye light sigaraya geçmek aldatıcıdır ve sigara içmeyi bırakmaya yardımcı olmaz. Hedef, hiç sigara içmemek olmalıdır.</p>
<p>Sigara dumanıyla kaplı kapalı ortamlar, sigaranın verdiği diğer zararlar yanında göz rahatsızlıklarına ve ! baş ağrısına sebep olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guncell.com/light-sigara-icmek-cozum-mu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sigarayı bırakma metodları</title>
		<link>http://www.guncell.com/sigarayi-birakma-metodlari.html</link>
		<comments>http://www.guncell.com/sigarayi-birakma-metodlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Jan 2009 11:19:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hsyn</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[sigaranın zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guncell.com/?p=6789</guid>
		<description><![CDATA[Sigarayı bırakma metodları
Sigarayı bırakmada kesin ve çok etkili bir metot bulunmamaktadır. Ancak kişinin isteği, azmi, kararlı oluşu ve irade gücü çok işe yarar. Buna rağmen bazı metotların faydası olmaktadır.
Hipnoz: Bilincin farkında olma seviyesi düşürüldükten sonra, bilinçaltına telkin vererek (şartlandırılarak) inanç oluşturmaya dayanan yöntemdir. Burada hipnoz verene inanç önemlidir. Etki süresi kısa da sürebilir, uzun da.
Gözler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sigarayı bırakma metodları</strong></p>
<p>Sigarayı bırakmada kesin ve çok etkili bir metot bulunmamaktadır. Ancak kişinin isteği, azmi, kararlı oluşu ve irade gücü çok işe yarar. Buna rağmen bazı metotların faydası olmaktadır.</p>
<p><strong>Hipnoz:</strong> Bilincin farkında olma seviyesi düşürüldükten sonra, bilinçaltına telkin vererek (şartlandırılarak) inanç oluşturmaya dayanan yöntemdir. Burada hipnoz verene inanç önemlidir. Etki süresi kısa da sürebilir, uzun da.</p>
<p>Gözler kapatıldıktan sonra, kişinin birkaç defa derin nefes alıp vermesi istenir. Kendisini rahatlamış, gevşemiş ve çok sakin hissetmesi telkin edilir. Daha sonra, “Canın artık hiç sigara içmek istemiyor. Etrafında sigara içenleri görünce onlardan etkilenmiyorsun. Sigaradan ve sigara dumanından iğreniyorsun. Ağzına sigara aldığında fenalaşma hissediyorsun. Miden bulanıyor, nefret ediyor ve içemiyorsun. Sigara içmediğin zamanlarda kendini çok daha rahat ve mutlu hissediyorsun tarzında telkinatta bulunur.</p>
<p><strong>Bu telkinler birkaç seans halinde tekrar edilir.</strong></p>
<p><strong>Akupunktur:</strong> Buradaki beklenti, hipnozdakiyle aynıdır. Kişiye yine telkin verilir, fakat akupunktur iğnesiyledir ve uyanıktır. Kulağa iğne takıldığı anda, genellikle kişinin canı sigara içmek istemez. Tiryaki inanırsa, etkili bir yöntemdir.</p>
<p><strong>Nikotin bantları: </strong>Sigara içiminin bırakılmasından sonra nikotin yerine koyma tedavisi uygulaması, bağımlılık gelişmiş olanlarda görülen nikotin yoksunluğu belirtilerini azaltır ve sigaranın bırakılmasını, doza bağımlı olmak üzere büyük ölçüde kolaylaştınr. Nikotin yerine koyma tedavisinde nikotin sakızları, nikotin bantları, nikotin spreyleri kullanılmaktadır.</p>
<p>Nikotin bantları sayesinde, farkına varmadan kişinin kanına nikotin karışmaktadır. Bant dört tabakadan oluşmaktadır. En altta koruyucu plastik tabaka, sonradan nikotinin emdirildiği bir kat, onun üzerinde ilacın düzgün akmasını sağlayan delikli koruyucu plaka, en üstte de yapışkan kat vardır. Bantlara cildi nemlendirip gözenekleri açan bir madde konulur. Böylece nikotin çok daha kolay, hızlı ve kontrollü şekilde deriye salınır. Cilt nikotini emer ve böylelikle nikotin az az kana karışır.</p>
<p>Kana karışma hızı bandın vücutta nereye yapıştırıldığına göre değişir. Vücudun her yeri,aynı hızla banttaki nikotini emer. Bandın yapıştırılacağı derinin tüysüz olması da etkisini artırır. Vakaların yüzde 50’sinde görülebilen hafif yerel deri reaksiyonları, bandın her defasında deride başka bir bölgeye uygulanmasıyla ve farklı markalar denenmesiyle azaltılabilir. Ayrıca nikotin bandı kullananların bunu mutlaka doktor gözetiminde yapması ve sigara içmemesi gerekiyor. Çünkü bant, kişinin içeceği miktardaki sigarada bulunan nikotini vücuda verir. Nikotin bağımlılık yaptığından bantları da bağımlılık yapabilir. Bir de kişi, bant takılıyken sigara içerse o zaman vücuduna çok büyük zarar vermiş olur. Nikotin bandı 3 ay süreyle kullanılmalıdır.</p>
<p><strong>Nikotin sakızı:</strong> Nikotin sakızının içindeki reçineye 2-4 mg nikotin bağlanmıştır. Sakız hem ağızı çiğneme. esnasında meşgul eder, hem de nikotin eksikliğini giderir.<br />
Nikotin sakızı, şahıs sigarayı kestikten sonra kullanıma girer. Günlük sigara sayısını azaltmak için sigarayla birlikte kullanılması yanlıştır. Talimat şöyledir: Sigara aranmaya başlanınca hemen bir parça sakız alınır ve 20-30 dakika çiğnenir. Böylece günde en fazla 30 parça (her biri 2 mg’lık) olacak şekilde kullanılır. Aşırı bağımlılarda 4 mg’lık sakız tercih edilir. Sakız, kanda sigaranın oluşturduğu nikotin seviyesinin yarısını sağladığı için sigara kadar hızlı doyum sağlayamaz, bu tedricen olur.</p>
<p>Normalde günde 10-15 sakız çiğnenir. Az çiğnendiğinde yeterli nikotin dozu sağlanamaz, tedavi yetersiz kalır. Tedavi periyodu 3 aydır. Sakızın kısa süre kullanılması tedavinin başarı şansını düşürür, 3 aydan fazla kullanılması da fazla bir yarar sağlamaz, üstelik bazı kişilerde nikotin sakızına bağımlılık gelişebilir.<br />
Nikotin sakızının ağız ve boğazda acı (kullananların yüzde 37’sinde), hıçkırık, salya akması, bulantı, kusma, başağrısı, çarpıntı gibi yan etkileri ortaya çıkabilir.<br />
Nikotin sakızı, sigarayı bırakmada az da olsa faydalı olabilmektedir.</p>
<p>Buna rağmen nikotin içeren sakız ve benzerlerinden uzak durmakta fayda vardır. Bunların vücuttaki nikotin miktarını sabit tuttukları ve kullananı nikotinsizliğin kötü etkilerinden korudukları söylenir. Aslında aynı sebeplerden dolayı bırakmayı da güçleştirirler. Nikotinli maddeler kimyasal bağımlılığın devam etmesine yol açarlar, böylelikle psikolojik bağımlılık da uzamış olur.</p>
<p>Nikotin sakızı kullanımında karşılaşılabilecek en önemli problem, bu sakıza karşı bağımlılık gelişmesidir. Yapılan çalışmalar, sigara yoksunluk belirtilerinin önlenmesi amacıyla nikotin sakızı kullanan sigara bağımlılarının yaklaşık yüzde 17-25 kadarında bu defa sakıza karşı bağımlılık geliştiğini ortaya koymaktadır.</p>
<p><strong>Psikoterapi:</strong> Çeşitli şekillerde ve sürelerde uygulanabilir. Bireysel ve grup tarzında olabilir. Amaç, kişinin irade ve özgüvenini artırarak, alışkanlığa son verecek güç ve cesarete kavuşmasını sağlamaktır.</p>
<p><strong>İlaçlar:</strong> Sigarayı bırakma hapları, kişide nikotin eksikliğinden dolayı ortaya çıkan belirtileri ortadan kaldırdığı gibi, aynı zamanda sigara içen bir kişinin sigaradan tiksinmesini de sağlar. Hap, beyinde salgılattığı hormonlarla kişinin sigaradan yavaş yavaş kopmasına zemin hazırlar.<br />
Bu haplara, sigarayı bıraktıktan sonra 3-7 ay daha doktor denetiminde devam edilmelidir.</p>
<p>Bu tip hapların bazı yan etkileri varsa da sigaranın ölçülecek zararları yanında göze almaya değerdir.</p>
<p>Her yıl, sigara içen 1.3 milyon kişi sigarayı başarıyla bırakmaktadır. Biz de bu gruba dahil olabiliriz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guncell.com/sigarayi-birakma-metodlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sigara yoksunluğu</title>
		<link>http://www.guncell.com/sigara-yoksunlugu.html</link>
		<comments>http://www.guncell.com/sigara-yoksunlugu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Jan 2009 11:18:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hsyn</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[sigaranın zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guncell.com/?p=6787</guid>
		<description><![CDATA[Sigara yoksunluğu
Sigarayı bırakınca nikotin almamaya bağlı yoksunluk belirtileri, hafif veya şiddetli olarak ortaya çıkmaktadır.
Amerikan Psikiyatri Birliği nikotin kullanımının birden bırakılmasının veya kullanılan nikotin miktarının azaltılmasının ardından 24 saat içinde şu sekiz bulgudan en az dördünün ortaya çıkmasını öngörmüştür:
Disforik veya depresif mizaç (yani ruhsal durumda dalgalanmalar, neşeli ya da hüzünlü hal).
İnsomnia (uykusuzluk).
İrritabilite (hırçınlık), sinirlenme ya da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sigara yoksunluğu</strong></p>
<p>Sigarayı bırakınca nikotin almamaya bağlı yoksunluk belirtileri, hafif veya şiddetli olarak ortaya çıkmaktadır.<br />
Amerikan Psikiyatri Birliği nikotin kullanımının birden bırakılmasının veya kullanılan nikotin miktarının azaltılmasının ardından 24 saat içinde şu sekiz bulgudan en az dördünün ortaya çıkmasını öngörmüştür:<br />
Disforik veya depresif mizaç (yani ruhsal durumda dalgalanmalar, neşeli ya da hüzünlü hal).<br />
İnsomnia (uykusuzluk).<br />
İrritabilite (hırçınlık), sinirlenme ya da öfkelenme.<br />
Anksiyete (endişeyle karışık sıkıntı hissi).<br />
Düşüncelerini yoğunlaştıramama (konsantrasyon güçlüğü). Dalgınlık ve dikkat dağılması.<br />
Huzursuzluk. Yorgunluk, bitkinlik, isteksizlik.<br />
Kalp hızında azalma (bradikardi).<br />
İştah artması veya kilo alma.</p>
<p>Sigara içen aslında ateşi ağzına almaktadır.</p>
<p>Bunların dışında kişide ağrılar, sızılar ve kramplar ortaya çıkabilir.<br />
Bu belirtilerin hepsinin her insanda olmayacağını bilelim. Belirtilerin çoğu, 3-5 gün gibi bir süre içinde kendiliğinden geçer. Sabır burada önemlidir. O sıradaki sigara içme isteğine kapılıp yaklaşmamak gerekir.<br />
Sigarayı bırakmaya ait şikayetler, sigara kesildikten sonraki birkaç saat içinde başlar. 1-4 gün içinde en yüksek seviyesine ulaşır, 3-4 hafta sürer. İştah artışı ve kilo alma yakınmaları 6 aya kadar devam edebilir.</p>
<p>Dikkat isteyen işlerde performansta azalma yine bu dönemde söz konusu olabilir. 6 ay sonra bile bırakanların yaklaşık yüzde 50’si sigara içme arzusu duyabilirler. Buna tahammül etmek ve sigaradan uzak durmak şarttır.</p>
<p>Bu dönemde yine tatlı yiyeceklere karşı istek olabilir. Asrın başında her Amerikalı, kişi başına 15 kilo şeker tüketiyordu. Şimdi ise bu miktar 60 kiloya çıkmıştır.</p>
<p>Halbuki rafine edilmiş şekerin içinde neredeyse hiç mineral ve vitamin bulunmaz. Oysa vücudumuzun, kan şekerini yakabilmek için B1 vitaminine ihtiyacı vardır. İşte bu yüzden çok şeker tükettiğimiz zaman sinir sistemimizi tutmakla görevli B1 vitamini fazla şekerin yakılmasını üzerine alır. Bu durumda sinir sistemi, insanı daha sinirli, kaprisli ve öfkelenmeye meyilli hale getirir.</p>
<p>Bu yüzden özellikle sigaranın bırakıldığı ilk haftada şeker ve şekerli mamullerden uzak duralım.</p>
<p>Nikotin yoksunluğu için bazen ilaç tavsiye edilmektedir. Ancak en uygunu, doğal yolla, herhangi bir ilaç kullanmadan bu dönemi geçirmektir. Yapılan araştırmalarda bağımlılık şiddetinin fazla olduğu durumlarda tıbbi ilaç yardımlarının faydalı olabileceği gösterilmiştir. Burada tiryakinin kendisini hazırlaması ve azimli, kararlı oluşu önemlidir.</p>
<p><strong>Yoksunlukla nasıl başetmeli ?</strong><br />
Şimdi de yoksunluk sırasında ortaya çıkabilecek problemleri nasıl aşabileceğimizi kaydedelim:<br />
Ağız kuruluğu ve boğaz ağrısına karşı şişe suyu, taze sıkılmış meyve suyu yudumlanmalı ve sakız çiğnenmelidir.<br />
Baş ağrısı için ılık bir banyo veya duş tavsiye edilir. Yine denize ve havuza girmek de uygun olur.<br />
Uyku düzeni bozulduğunda çay, kahve gibi kafeinli içecekleri mümkün olduğunca azaltalım ve yatmadan 4-5 saat önce keselim. Yine her gün en az 1 saat kadar açık havada yürüyelim. Sabah erken kalkalım ve gündüz uykumuz olsa bile yatmayalım.<br />
Alıştığımızdan daha erken bir saatte yatalım ve yatmadan önce ılık bir duş alalım.<br />
Beslenmede düzensizlik olduğunda diyetimize dikkat edelim. Bol su içelim.<br />
Yorgunluk için: Öğle üzeri yarım saat geçmeyecek tarzda şekerleme yapalım. Bedenimizin giderek enerji kazanacağını düşünerek rahatlamaya çalışalım ve sabredelim.<br />
Acıkma halinde: Düşük kalorili şekersiz sıvılar ve bol su içelim. Beyaz un ve şekerden kaçınarak karnımızı doyuralım. Meyve ve sebzeye ağırlık verelim.<br />
Gerginlikte yürüyüş yapalım. Sıcak banyonun gevşetici etkisinden yararlanalım. Zaten gergin olmamız vücutta nikotinin azalmaya başladığını gösterir. Bir müddet sonra kaybolur.<br />
Öksürükte birkaç yudum ılık bitki çayı faydalıdır. Olmazsa bir boğaz pastili kullanabiliriz.<br />
Öksürük, sigaranın, akciğerlerde yapmış olduğu hasarları düzeltmek içindir. Öksürükle birlikte siyah renkli balgam da çıkabilir. Bundan korkulmamalıdır. Ev temizleniyor anlamındadır ve birkaç gün sonra öksürük ve balgam çıkarma biter.<br />
Konsantrasyon zorluğunda, bir süre sonra geçeceğini bilelim. Zaten sigara uzun süre içildiğinde beyin oksijen seviyesini azaltacağından zihnimize çok daha fazla zarar verir.<br />
Kendimize şu cümleyi sık sık tekrarlayalım: Bu aksam artık kesinlikle sigarayı bırakmaya karar verdim.</p>
<p>Sigara içmeyen kişi sabah kalktığında kahvaltıdan zevk ve lezzet aldığı halde, tiryaki sigarasını tellendirmeden rahat edemez.</p>
<p>Sigarayı bıraktıktan sonra içme arzusu oluşursa; ayağa kalkalım, dolaşalım, elimizi meşgul edelim, sevdiğimiz biriyle konuşalım, meyve yiyelim, şekersiz sakız çiğneyelim, su veya taze sıkılmış meyve suyu içelim. Ayrıca diyelim ki:<br />
“Sigarasız hayatı seçtim ve sigarayı kesinlikle bıraktım.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guncell.com/sigara-yoksunlugu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sigarayı bırakırsak yemekten lezzet alırız</title>
		<link>http://www.guncell.com/sigarayi-birakirsak-yemekten-lezzet-aliriz.html</link>
		<comments>http://www.guncell.com/sigarayi-birakirsak-yemekten-lezzet-aliriz.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Jan 2009 11:13:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hsyn</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[sigaranın zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guncell.com/?p=6784</guid>
		<description><![CDATA[Sigarayı bırakırsak yemekten lezzet alırız
Nikotine bağlılık, yiyeceğe duyduğumuz açlığa benzer. Ancak birbirine zıt, yanıltıcı bir benzerliktir bu:
1) Yiyecek; sağlık, enerji, haz verir ve hayatımızı uzatır. Tütün ise sağlığımızı berbat eder, mutsuzluğa ve hastalıklara yol açarak ömrümüzü kısaltır.
2) Yiyeceklerin tadı güzeldir, açlığımızı doyurmak hoş bir duygudur; ama kanser yapan, iğrenç kokan dumanları içimize çekmek kesinlikle hoş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sigarayı bırakırsak yemekten lezzet alırız</strong></p>
<p>Nikotine bağlılık, yiyeceğe duyduğumuz açlığa benzer. Ancak birbirine zıt, yanıltıcı bir benzerliktir bu:</p>
<p>1) Yiyecek; sağlık, enerji, haz verir ve hayatımızı uzatır. Tütün ise sağlığımızı berbat eder, mutsuzluğa ve hastalıklara yol açarak ömrümüzü kısaltır.</p>
<p>2) Yiyeceklerin tadı güzeldir, açlığımızı doyurmak hoş bir duygudur; ama kanser yapan, iğrenç kokan dumanları içimize çekmek kesinlikle hoş olmayan bir deneyimdir.</p>
<p>3) Yemek yemek açlığa sebep olmaz, tam tersine tatmin eder. Daimi bir tatmin vermemesi, yemek yeme zevkini hayatımız boyunca yaşamamızı sağlar. İlk sigaramızsa tatmin şöyle dursun, yenilere ihtiyaç doğurur.</p>
<p>Her bir sigara paketinin yol açtığı sağlık zararı 45 YTL’dir. Sigarayı parçalayıp atmak en mantıklı ve en akıllı yoldur.</p>
<p>Tiryakilerin hayatında stres hiç azalmaz, çünkü strese sebep olan bizzat sigaradır.</p>
<p>İçilen her sigara, yenilerini arzu ettirir. Tek tatmin yolu, onu bırakmaktır.<br />
Kendi sigara içmemizi inceler ve başkalarını gözlersek sigara içmekten aslında pek bir zevk almadığımızı, son derece zevk alabileceğimiz bir durumdan da sigara içtiğimiz için zevk alamadığımızı görürüz.</p>
<p>Hayattan daha fazla keyif almamız için de sigarayı terk etmemiz gerekir.</p>
<p>Sigarayı bırakmış birçok kişiyle konuştum, inanın önemli bir kesimi, sigarayı kendi tahminlerinden çok daha kolay bırakmışlardı.</p>
<p>46 milyondan fazla Amerikalı yetişkin (Sigara içmekte olanların neredeyse yarısı) sigarayı bırakmayı başarmıştır. Biz de bırakabiliriz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guncell.com/sigarayi-birakirsak-yemekten-lezzet-aliriz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sigarayı nasıl bırakmalı ?</title>
		<link>http://www.guncell.com/sigarayi-nasil-birakmali.html</link>
		<comments>http://www.guncell.com/sigarayi-nasil-birakmali.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Jan 2009 10:55:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hsyn</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[sigaranın zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guncell.com/?p=6781</guid>
		<description><![CDATA[Sigarayı nasıl bırakmalı ?
Öncelikle sigaranın zararlarını kavramalı ve bırakmaya kesin karar vermelidir. Azim ve iradenin, bağımlılığı kırmada büyük önemi vardır.
Aslında sigara içenlerin yüzde 80′inden fazlası sigarayı bırakmak için istekli olmalarına ve yüzde 35′inin her yıl bırakmayı denemelerine rağmen, bırakmak için teşebbüs ettikleri girişimlerde ancak yüzde 5′i başarılı olabilmektedir.
Bırakmaya karar verince hemen sigara paketini atmalı, sigara [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sigarayı nasıl bırakmalı ?</strong></p>
<p>Öncelikle sigaranın zararlarını kavramalı ve bırakmaya kesin karar vermelidir. Azim ve iradenin, bağımlılığı kırmada büyük önemi vardır.</p>
<p>Aslında sigara içenlerin yüzde 80′inden fazlası sigarayı bırakmak için istekli olmalarına ve yüzde 35′inin her yıl bırakmayı denemelerine rağmen, bırakmak için teşebbüs ettikleri girişimlerde ancak yüzde 5′i başarılı olabilmektedir.</p>
<p>Bırakmaya karar verince hemen sigara paketini atmalı, sigara taşımamalı ve aniden sigara içmeyi kesmelidir. Tedricen (azaltarak) bırakma yanıltıcıdır. Kişi içine daha çok duman çekerek aynı zararı görebilmektedir. Ayrıca azaltarak bırakmayı deneyenler, yersiz bahanelerle azaltamayabilmektedirler.<br />
Ayrıca sigarayı azalttığını söyleyenlerin nikotine bağımlılığı bitmemiş, devam ediyordur. Zihni hep sigarayla meşguldür. Sinirlidir ve içtiği zaman da suçluluk duygularıyla perişan hale gelir. Daha az sigara içiyorlardır belki ama daha çok sigara özlemi çekmektedirler. Bu sebepler den dolayı sigarayı bir anda bırakarak kurtulmak en doğru metoddur. Azaltma gibi bahanelere sığınmak, sigarayı bırakmayı engellemek bir yana kendimize işkence etmektir.</p>
<p>Sigarayı daha önce bırakmaya çalışmış, ancak kesememiş olabiliriz. Veya defalarca bırakıp tekrar başlamış da olabiliriz. Sigarayı bırakabilmek için gayret göstermekten bıkıp usanmayalım. Çünkü içtiğimiz her sigara sağlığımızdan çok şey çalmaktadır. Bu yüzden geçmişteki tecrübelerimizden ders alarak, azimle ve istekle bırakma kararını tekrar alıp uygulayalım. Bir veya birkaç defa bırakıp tekrar başlamak, tümüyle başarısız olunacağı anlamına gelmez. Her bırakma teşebbüsünden öğrendiğimiz deneyimleri kullanarak tam bir karar alalım ve kesinlikle de pes etmeyelim.</p>
<p><strong>İşte sigarayı bırakma kararından sonra dikkat edeceğimiz noktalar:</strong><br />
Sigarayı bırakmayı ertelemeyelim. Karar verelim ve hemen tatbikata geçelim.<br />
Sigarayı bırakmanın mümkün olduğuna ve başaracağımıza inanalım. Sigara kullanmanın gerçekte hiçbir faydası olmadığını ve bırakınca hayatın daha güzel, daha parlak ve renkli olacağını bilelim.<br />
Sigara molası ile zaman harcamayacağımızı, sigara aramak için koşuşturmalarımızın biteceğini, bazen başkasından otlanmak zorunda kalmak gibi mahcubiyetlerimizin olmayacağını aklımıza getirelim.<br />
Sigaranın hiçbir derde deva olmadığını, tam tersine dert kaynağı olduğunu anlayalım ve zihnimize kazılayım.<br />
Sigarayı bırakacağımızı aile üyelerine ve dostlarımıza.haber verelim. Onların desteğini isteyelim.<br />
Sigaradan, sigara içenlerden ve sigara içilen ortamlardan uzak duralım, onlara yaklaşmayalım. Sigaranın ağzımızın tadını bozduğunu düşünelim.<br />
Sigarayı düşman ilan edelim. Küllük ve çakmak gibi malzemeleri ortadan kaldıralım. Sigara kokan elbiselerimizi temizletelim. Dişlerimizi de sigaradan arındıralım. Sık sık fırçalayarak yenileyelim, temizleyelim.<br />
Alkolden kesinlikle kaçınalım. Çünkü başka zararları bir yana, alkol sigara arzusunu depreştirir.<br />
Sigaraya harcadığımız para ile kendimize ve çevremize hediyeler alalım veya bu parayı ihtiyaç sahiplerine sadaka olarak verelim.<br />
Sabah kahvaltısına önem verelim. Zevkle, neşeyle sofranın başına ailece oturalım.<br />
Hergün temiz havada yürüyüş yapalım. Asansör yerine merdiven kullanalım. Bisiklete<br />
binme, yüzme gibi hoşumuza giden bir spora başlayalım.<br />
Sigara içme isteği duyduğumuzda su içelim, şekersiz sakız çiğneyelim. Kararlı olalım, bu sıkıntılı günler mutlaka geçecektir. Dayanalım, sakın pes etmeyelim.<br />
Sigaradan boşalan elimizi doldurmak için yerine bir şeyler koymakta fayda vardır. Meselâ kalem, anahtarlık, ufak bir teşbih, cep telefonu gibi bir aleti elimizde taşıyarak bu dönem atlatılmaya çalışılmalıdır. Sigara içmeyi çirkin, sigarasız günleri ise saygın ve moda tutum kabul edelim. Sigara aklımıza geldiğinde ondan tiksinti duymaya çalışalım.<br />
Kendimize meşguliyetler bulalım, sigarayı aramamızı engelleyecek faaliyetlere girelim. Her gün açık ve temiz havada yürüyüşler yapmak, asansör yerine merdiven kullanmak, sigara içmeyen dostlarımızla geziler ve sohbetler yapmak, kutsal mekanları ziyaret etmek, kitap okumak, kütüphanelere gitmek gibi…<br />
Yoksunluk döneminde, yani sigarayı bıraktığımız ilk günlerde kafeini mümkün olduğu ölçüde azaltmalıyız. Kafein içeren içecekler arasında kahve, kakao, kolalı içecekler, çay; yiyecekler arasında da çikolata sayılabilir. Bu arada kilo alma problemine karşı da dikkatli olmamız gerekir.</p>
<p>Sigaranın alkolle birlikte içilmesi halinde toplam zararlarından çok daha fazla tahribat ortaya çıkar.</p>
<p>Sigara içen samimi arkadaşlarımızdan biriyle beraberce sigarayı bırakmayı deneyebiliriz. Dayanışma, sigarayı bırakmada kolaylık sağlayacaktır.</p>
<p>Sigarayı bırakabiliriz. Bunu başaracağımıza inanalım. Bizim bırakanlardan hiçbir farkımız yok. Sigara içmek ya da içmemek tamamen bizim elimizde.</p>
<p>Sigarayı bırakmakla kaybedeceğimiz hiçbir şey yok. Aksine kazanacağımız o kadar çok şey var ki! Daha sağlıklı, daha varlıklı, daha mutlu ve daha özgür olacağız.<br />
Son sigaramızı içtikten sonra kararımızı verelim ve artık sigara içmeyen bir insan olalım.<br />
Sigarayı bıraktıktan sonra aklımıza takılabilir, onu düşünmekten korkmayalım, aklımıza geldiğinde: “Tasasın, ben artık sigara içmeyen özgür bir insanım” diyelim.</p>
<p>Nikotin, insanoğlunun bildiği en güçlü bağımlılık yapan uyuşturucudur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guncell.com/sigarayi-nasil-birakmali.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sigarayı neden bırakmalıyız ?</title>
		<link>http://www.guncell.com/sigarayi-neden-birakmaliyiz.html</link>
		<comments>http://www.guncell.com/sigarayi-neden-birakmaliyiz.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Jan 2009 10:53:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hsyn</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[sigaranın zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guncell.com/?p=6779</guid>
		<description><![CDATA[Sigarayı neden bırakmalıyız ?
Sigarayı bırakmak için en uygun zaman hemen ve acilendir. Vücuda giren zehirli maddeleri kestiğimiz andan itibaren onarım, yenileşme ve temizlik başlar. Bir tek sigara içmek dahi, temiz suyu kirletmeye benzer. Önemli olan kanımızı ve hücrelerimizi her zaman zehirli maddelerden uzak ve temiz tutmaktır.
Sigara kullanmaya son verildiğinde yaşanan olumlu değişiklikler saymakla bitmez. İlk
önce [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sigarayı neden bırakmalıyız ?</strong></p>
<p>Sigarayı bırakmak için en uygun zaman hemen ve acilendir. Vücuda giren zehirli maddeleri kestiğimiz andan itibaren onarım, yenileşme ve temizlik başlar. Bir tek sigara içmek dahi, temiz suyu kirletmeye benzer. Önemli olan kanımızı ve hücrelerimizi her zaman zehirli maddelerden uzak ve temiz tutmaktır.</p>
<p>Sigara kullanmaya son verildiğinde yaşanan olumlu değişiklikler saymakla bitmez. İlk<br />
önce kendimize olan öz saygımız, özgüvenimiz artar. Kendimizi daha huzurlu, daha sağlıklı ve mutlu hissederiz. Rahat uyumaya ve dinlenmiş olarak yataktan kalkmaya başlarız. Sabah kalktığımızda, ağzımızda o iğrenç tat olmaz artık. Üstelik öksürerek de güne başlamayız.</p>
<p>Yürürken ve her türlü harekette; daha geç yorulur, daha çabuk dinleniriz. Kıpır kıpır olur,kendimizi enerji dolu hissederiz. Fiziksel aktivitemizde artış olur.</p>
<p>Sigarayı bırakmak için sayısız sebep vardır.</p>
<p>Çevreye karşı yaydığımız pis koku geçer. Giysilerimiz, varsa arabamız ve oturduğumuz ev artık tütün kokmayacaktır.<br />
Sigarayı kesmekle ağzımızın tadı anında normale döner. Dilimizdeki tat alma dokuları içtiğimiz suyun bile tadını almaya başlar. Yediklerimizin orjinal tadını hisseder, çiğnerken daha çok zevk alırız. Yemeklerimiz daha lezzetlidir.<br />
Yine herşeyin gerçek kokusunu almaya başlarız. Çiçekler ve ballarda tabiat, bize hem daha hoş görünür, hem de nefis kokular sunar.<br />
Derimiz pembeleşir, rengi açılır; canlı, sağlıklı, pırıl pırıl ve gergin olur. Daha genç daha diri, daha pürüzsüz bir cilt ortaya çıkar. Cildin yaşlanması azalır.<br />
Kalbimiz ve solunum sistemimiz rahatlar. Çünkü kandaki karbonmonoksit miktarında derhal bir azalma olur. Bu madde sigaraya bağlı kalp hastalıklarının sorumlularından biridir. Bu yüzden kalp hastalığı riski düşer, felç olma ihtimali azalır.<br />
Sigarayı bırakmakla erken ölüm riski azalır. Akciğer, ağız, boğaz, gırtlak, yemek borusu, meme kanserine yakalanma tehlikesi düşer. Kronik bronşit ve anfizem gibi akciğer hastalıklarının ilerlemesi durur.<br />
Sigaradan oluşan cinsel problemler düzelir. Kadınlarda hormonal denge sağlanır. Kısırlık yapan bir faktör ortadan kalkmış olur.<br />
Yine sigaraya ayırdığımız para cebimizde kalır. Bütçemize yeni bir gelir elde etmiş oluruz. Günde iki paket sigara içen bir tiryaki ayda 250 YTL, yılda yaklaşık 3000 YTL bütçesinden gereksiz bir pay ayırmaktadır. 20 yıllık bir tiryaki ise 60.000 YTL (yani 60 milyar lira) gibi muazzam serveti heba etmektedir.<br />
En önemli yararlarından biri de çocuklarımıza kötü örnek olmaktan çıkmamızdır. Onlar bizimle Övünürler, ebeveyni olduğumuzdan dolayı daha bir mutlu olurlar. Aynı zamanda yanları da sigara içilmediği için onların sağlığına da katkıda bulunmuş oluruz.</p>
<p>Sigara içenlerin çoğu sigarayı bırakmak ister. Nitekim bırakabilir de. Bunun sayısız örneğini görüyoruz. Ancak başarıda önemli olan kesin karar vermektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guncell.com/sigarayi-neden-birakmaliyiz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pasif tiryakilik (dumanaltı olma)</title>
		<link>http://www.guncell.com/pasif-tiryakilik-dumanalti-olma.html</link>
		<comments>http://www.guncell.com/pasif-tiryakilik-dumanalti-olma.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Jan 2009 10:51:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hsyn</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[sigaranın zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guncell.com/?p=6777</guid>
		<description><![CDATA[Pasif tiryakilik (dumanaltı olma)
Pasif içicilik (yani duman altı olma), kişinin sigara içmediği halde sigara içilen ortamda elinde olmadan tütünün dumanını teneffüs etmelerine denir. Başkasının ağız ve burnundan çıkan sigara dumanında da nitrojen, nikotin, karbonmonoksit, karbondioksit ve çeşitli gazların mevcut olduğu bir gerçektir.
İstemsiz sigara içimine bağlı hastalıkların başında akciğer kanseri gelir. Çeşitli araştırmalar pasif içiciliğin akciğer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Pasif tiryakilik (dumanaltı olma)</strong></p>
<p>Pasif içicilik (yani duman altı olma), kişinin sigara içmediği halde sigara içilen ortamda elinde olmadan tütünün dumanını teneffüs etmelerine denir. Başkasının ağız ve burnundan çıkan sigara dumanında da nitrojen, nikotin, karbonmonoksit, karbondioksit ve çeşitli gazların mevcut olduğu bir gerçektir.<br />
İstemsiz sigara içimine bağlı hastalıkların başında akciğer kanseri gelir. Çeşitli araştırmalar pasif içiciliğin akciğer kanserinde önemli bir faktör olduğunu göstermektedir. ABD’de yılda 100.000 kişi pasif içiciliğin sebep olduğu rahatsızlıklardan hayatını kaybetmektedir. Bir kişinin yanında 2 sigara içildiğinde o kişi 1 sigara içmiş gibi zehirli maddeleri bünyesine almaktadır.<br />
Anne veya babası sigara içen ilkokul çocuklarının idrarlarında günde 6 sigara içen bir erişkine eş miktarda nikotin bulunmuştur.</p>
<p>Sigara sadece içene değil çevrede bulunanlara da zarar verir. Buna duman altı olma diyoruz.</p>
<p>Tüm kanserden ölümlerin yüzde 30′unun akciğer kanserinin ise yüzde 90-95′inin sebebi sigaradır.</p>
<p><strong>Sigara dumanına maruz kalanlarda belirgin hastalık olmasa bile şu belirtilere sık rastlandığı görülmüştür:</strong><br />
Gece göğüste sıkışma,<br />
Gece nefes darlığı,<br />
Aktiviteden sonra nefes almakta zorlanma,<br />
Bronşlarda tıkanma.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guncell.com/pasif-tiryakilik-dumanalti-olma.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
