Güncel
RSS .92| RSS 2.0| ATOM 0.3
  • ana sayfa
  • haberler
  • sigorta sorgulama
  • İletişim
  •  

    Göbek Eriten içecekler

    Haziran 4th, 2009

    Göbek Eriten İçecekler

    Kilolarınızdan sadece yemek yemeyi keserek değil aynı zamanda yapay tatlandırılmış şekerli içeceklerdende kaçarak kurtulabilirsiniz. İşte göbeğinizi eritmek için içilmesi gerekenler! Göbeğinizin büyümesine yol açan etkenlerin arasında asitli içecekler, yeni yeni tanıştığınız afilli kahve türleri hatta meyve suları var. Günümüzde neredeyse onları içmeden yapamaz hale geldik. O zaman bu içecekler yerine alternatiflerini koymalı ve göbeği eritmeniz için size bir içecek reçetesi veriyoruz.

    Su (Hep)

    İçtiğiniz birçok şeyin yerini H2O almalı. Bol bol su için çünkü kaslarınızın neredeyse %80′i sudan oluşmaktadır. Günde üç 500 ml’lik pet şişe yeterli olacaktır.

    Diyet içecekler (Aşırıya kaçmadan)

    Diyet içecekler yapay olarak tatlandırıldığı için genelde 5-10 kalori içerirler ki, bu oldukça düşük bir miktardır ve kilo alımını doğrudan tetiklemez. Fakat kalori miktarı az diye sürekli içmeniz de sizi şişirir ve gün içinde içebileceğiniz sağlıklı içeceklerden sizi mahrum bırakır. Üstelik araştırmalar, suni olarak tatlandırılmış içecekleri kullanan kişilerin, daha sonra çok şekerli içecekleri tercih ettiğini gösteriyor.

    Kahve (Sık sık)

    Çayda olduğu gibi kahvede de birçok yararlı bileşim vardır ve neredeyse hiç kalori içermez. Fakat son zamanlarda çok süslü püslü, havalı kahve türleri çıktı ve kahve içecekleri kalori deposuna dönüştü. Kahve alışkanlığınızdan vazgeçin demiyoruz ama içtiğiniz kahvede nelerin olduğuna dikkat edin.

    Çay (Sık sık)

    Sudan sonra çay dünyadaki en popüler içecektir. Çünkü çayın içinde kansere ve birçok diğer hastalığa karşı etkili olan antioksidanlar var. Ayrıca kaloride içermiyor.

    Alkol (Aşırıya kaçmadan)

    Günde bir iki kadeh alkolün kalp hastalıklarına yakalanma ihtimalini azalttığı biliniyor. Bu işin olumsuz tarafı ise alkolün kalori içermesi ve iştahınızı açacak olmasıdır. Üstelik yağlardan, karbonhidratlardan ve proteinlerden farklı olarak alkolde bulunan kaloriler vücutta biriktirilemez ve hemen kullanılması gerekir. Sonuç olarak da alkol hazmedilene kadar vücüdunuz yağ yakma işlemini durdurur. Bu süreç her kadeh için bir saate tekabül eder. Bu nedenle bir sonraki kadehe geçmeden önce düşünmek gerek.

    Meyve suları (Aşırıya kaçmadan)

    Tüm meyve sularının, meyveden üretildiği için sağlıklı olduğu palavrası senelerce bizlere yutturulmaya çalışıldı. Bu yüzden de ne kadar içersek, bir o kadar faydasını göreceğimizi düşündük. Fakat birçok meyve suyunda meyvenin kendisinden gelen şekerin yanı sıra çok fazla miktarda ek şeker ve katkı maddeleri bulunuyor. Üstelik hazır meyve suları bir tarafa, kendi hazırladığımız meyve sularına ekşi olmasınlar diye kattığımız şeker düşünülünce, alınan kalori miktarının sürekli arttığını görebilirsiniz. Bu nedenle meyvenin kendisini yemekte fayda var. Eğer suyunu içecekseniz, belli miktarlarda için ve çok fazla şeker içermeyenleri tercih edin.


    Felç Hastalarını Yürüten Teknoloji

    Haziran 1st, 2009

    Hacettepe Teknoparkı’nda faaliyet gösteren genç araştırmacılar, yürüme yetisini kaybeden hastaların ayakta durmasını ve yürütülmesini sağlayacak ”pantolon sistemi” geliştiriyor.

    Tamamlandığında dünyada bir ilke imza atması beklenen teknoloji, bel, kalça, diz ve ayak bileği eklemlerini sabitleyerek hastaların kendi ayakları üzerinde durmasını sağlayacak. Konak Tıp Çevre ve Madencilik Ltd Şti Genel Müdürü Prof. Dr. Ufuk Kemal Gülsoy, ”Paraplejik Hastaların Yürütülmesi ve Rehabilitasyonunda Ses Komutlu, Bilgisayar Destekli Pnömatik Pantolon Sistemi Prototipinin Oluşturulması” isimli projelerini anlattı.

    Şirketlerinin 1986 yılında kurulduğunu ve özellikle sağlıkta görüntüleme teknolojileri konusunda Ar-Ge faaliyetleri yürüttüğünü dile getiren Gülsoy, 2 yıl önce başlattıkları projelerinde ise yürüme yetisini kaybetmiş hastaların ayağa kaldırılmasını sağlayacak pantolon sistemi geliştirmeyi amaçladıklarını kaydetti.

    PARAPLEJİ NEDİR?
    Paraplejinin, omurganın yukarı sırt bölgesi veya daha aşağı kesimlerinde oluşan yaralanmalar sonucu omurilikteki sinir iletiminin vücudun aşağısına ulaşamaması ile ortaya çıkan çok karmaşık bir klinik tablo olduğunu anlatan Gülsoy, hastalığın boşaltım ve cinsel kontrolsüzlük gibi pek çok yaşamsal işlevin de yitirilmesine neden olduğunu belirtti.

    Gülsoy, genç yaşta kötürüm kalan bir insanın ömür boyu başkalarına muhtaç yaşamak zorunda oluşu ve yürüyemeyecek durumda olmasının çok ciddi psişik sorunları da beraberinde getirdiğini vurguladı. Projelerinin genç yaşta parapleji olmuş, yaşama sevincini ve umudunu kaybetmemiş ve iş yapabilme yeteneği bulunan güçlü ve dinamik grup hastalara yönelik geliştirildiğini bildiren Gülsoy, bu grup hastalar için bağımsız yaşam koşulları sağlanabileceğine işaret etti. Gülsoy, projedeki hedeflenen getirileri şöyle anlattı:

    ”Söz konusu pantolon sistemi, kasları pasif olarak hareket ettirip ölmelerini, dolaşımsal hastalıkların ortaya çıkmasını, kemik erimesini, deri hastalıklarının oluşmasını engelleyecek; böylelikle genç hastaların iyileşme umudunu yitirmesi önlenecek. Çünkü günün birinde sinir iyileşmesi sağlanırsa hasta hareketini sağlayacak hedef organın sağlam kalacağını bilecek. Önemli bir nokta, uyumlandırılabilir yazılım sayesinde hastanın orteze kısa sürede uyumu da sağlanacak.”

    MEVCUT YÖNTEMLERE ÜSTÜNLÜKLERİ
    Bugüne kadar paraplejik hastaların yürütülmesine ve rehabilitasyonuna yönelik çok sayıda ortez ve protez geliştirildiğini, fakat bunların hiçbirinin projelerindeki detaylı yapıya sahip olmadığını belirten Gülsoy, sözlerini şöyle sürdürdü:

    ”Teknolojimiz, ses komutlu ile çalışacak ve ellerin kullanımı için yeterli özgürlük sağlayacak. Mevcut ortezlerin pek çoğu sert materyallerden üretildiğinden hareket kaybı yanında duyu kaybı da olan hastanın istenmeyen yaralanmalarına neden olabiliyor. Projemizdeki havalı, yumuşak sistem bu bakımdan öncü olacak.

    Projede hedeflenen pantolon sistemi, bu tür hastaları kısa sürede kendi bacakları üzerinde yürütmeyi sağlayarak kasların ölmesini ve kemiklerin erimesini, eklemlerin donmasını önleyecek. Proje ile yapılmak istenen pantolon sistemi, dünyada henüz bu düzeyde gerçekleştirilmemiş bir ortez oluşturuyor.”

    ”SİSTEM NASIL ÇALIŞIYOR?”
    Projenin mekanik, elektronik ve yazılım bölümlerinden oluştuğunu, insan vücuduna çok yakın mekanizmalar içerdiğinden konforlu bir yürüme sağlamayı hedeflediğini belirten Gülsoy, sistemi şöyle anlattı:

    ”Projenin mekanik kısmı, dış iskeleti oluşturan sert plastik veya hafif metal alaşımlardan yapılmış, üzerinde çeşitli oynaklar bulunan çerçeve ile buna sıkıca kaynaştırılmış ve içerisinde istenilen şekilde basınç değişikliklerine dayanıklı farklı katmanlardan oluşan pantolondan ibaret. Dış iskelet, hem destek hem de eklemleri vasıtasıyla hastanın hareketine izin verecek yapıda olacak; belini dik tutacak, kalça, diz, ayak bileği eklemini sabitleyecek ki insan kalkıp ayakta durabilsin.

    Pantolonun en iç katmanını, içerisinde düşük basınçlı atık havanın aşağıdan yukarı dolaşacağı, bir nevi sıvazlamaya benzer hareket ile duyudan yoksun bacakları doğrudan ve dolaylı travmalardan koruma yanında, toplar damar dolaşımını rahatlatıcı etki yapacak astar bölümü oluşturuyor. Dış katman ise asıl fonksiyonel bölümü meydana getiriyor. Burada önceden hesaplanan, her eklemi oturma kalkma, ayakta durma ve yürüme pratiğine uygun şekilde hareket ettirecek momentleri sağlayacak kuvvetin oluşturulması için gerekli basınç bölmeleri ve basınçlı havayı sevk eden kanallar bulunacak.”


    Sigara Kalbi Yaşlandırıyor

    Mayıs 6th, 2009

    Sigara çok önemli bir risk faktörüdür. Sadece kalp damar hastalıklarına neden olmaz, birçok hastalığın da birincil nedenleri arasında yer alır. Sigara kalp damar hastalıklarını gelişme riskini artıran 4 büyük faktörden biridir.
    Diğerleri kolesterol yüksekliği, şeker hastalığı ve tansiyon yüksekliğidir. Sigara içen ve başka risk faktörleri bakımından eşit durumda olan bir şahısta, sigara içmeyene göre kalple ilgili önem­li olaylarını (yani kalp krizi geçirme, kalp krizi nedeniyle ölme, hastaneye yatma) ortaya çıkma ihtimali yüzde 120 artar. Yani diğer tüm risk fak­törleri eşit eşit olan bir şahısta bu risk 1 ise gün­de bir paket içende aynı risk 2.2. olur. Başka bir deyişle kalp damarlarının ya da genel anlamda kalbin yaşlanma hızı iki katından daha fazla ar­tar. Sigara yalnızca kalp damarlarını değil, tüm organların damarlarında benzer değişikliklere neden olur. Felç, böbrek yetersizliği, bacak da­marlarında tıkanmalar meydana gelme riski si­gara ile artar. Birçok kanser türünün ortaya çık­ma riskini 20-30 kata varacak dereceler artırır. Ampfizem, kronik bronşit gibi ağır akciğer has­talıklarını er ya da geç mutlaka ortaya çıkacak­tır.

    Sigarayı bıraktıktan sonra kalp hastalığı riski devam eder mi?
    Kalp damar hastalığında sigaraya bağlı hızlan­manın ortadan kalkması sigarayı bıraktıktan bir yıl sonra azalır, tamamen kaybolması 2-3 yıl içinde gelişir. Ancak yeni bozuklukların ortaya çıkmasında bir rol oynamaktan çıkması, daha önce meydana getirmiş olduğu zararların kay­bolmasını sağlamaz. Sigarayı bırakmak için kalp damar hastalığının belirti vermesini beklemek, yangına bacayı sardıktan sonra müdaheye et­meye karar vermek gibidir. Çünkü koroner kalp hastalığında damarlar genellikle yüzde 70′e ka­dar daralmadıkça belirti vermezler.

    Sigarayı bırakmak istenlerin aşırı kilo alması sonucu kalp krizi vakaları var. Sigarayı bırakmak kalp krizi nedeni mi?
    Sigarayı bırakmanın hissettirdiği boşluk duy­gusu ve tatmin eksikliğini gidermek için bir şey­ler yemek bir kötü alışkanlığın yerine başka bir kötü alışkanlığın gelmesidir. Bunun yerine dü­zenli egzersiz yapılması son derece uygun bir çö­züm olur.

    Çünkü yeterli miktar ve sürede egzersiz hem sigara ya da yemek yemenin sağladığı tatmin benzer bir tatmin duygusu, psikolojik rahatlık verir hem de sigaradan sonra kilo artışının kont­rolünde yardımcı olur. Ayrıca metabolizma, da­marlar, kalp üzerine de başka olumlu etkilen de olur. Sigarayı bırakırken bunun bir yandan egzer­siz programlarıyla birleştirilmesi hem farklı bir anlayışa, yaşam biçimine girmeyi sağlar hem de kişinin sağlığı açısından çok yararlı olur.


    Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 İleri

    Önceki Yazılar