Güncel
RSS .92| RSS 2.0| ATOM 0.3
  • ana sayfa
  • haberler
  • sigorta sorgulama
  • İletişim
  •  

    Rüya Kaç Saniye Sürer

    Ağustos 30th, 2008

    Bilim adamları rüyanın süresi üzerinde kesin bir sonuca varamadılar. Bir kısmı birkaç saniye sürdüğünü iddia ederken bazıları da saatlerce devam eden rüyaların mevcut olduğu fikrinde ısrar etmekteydiler. Bu tartışmalar devam ederken, Dr. B. Klein adında Amerikalı bir bilim adamı yardımcıları ile birlikte hummalı çalışmalara koyuldu. Gönüllü olarak seçtiği bazı kimseleri hipnotize ederek uyuttu. Belli bir süre sonra uyandırıp rüyalarını dinledi. Neticede, bir rüyanın yirmi saniyeyi geçmeyecek kadar kısa sürdüğünü tespit etti. İşin enteresan tarafı şuydu ki ; uyandırdığı gönüllüler üç beş saniye süren rüyalarını saatlerce anlatabiliyorlardı. Hatta bir kısmının rüyası yazılsa ortaya kalınca bir macera romanı çıkabilirdi. Dr. Klein yılmadan tecrübelerini sürdürdü. Bu iş üzerinde sarf ettiği pek çok mesai sonunda vardığı netice; en uzun rüyanın doksan saniyeyi geçirmediği idi. Bu konudaki çalışmaların ardı arkası kesilmedi. Chicago Üniversitesi uzmanlarından Dr. Kleitman ve öğrencisi Aserinsky 1953 yılında geniş çapta çalışmalara başladılar. Objektif deneylerini daha sonra nörofizyolojik sahada devam ettirdiler. Dr. Kleitman otuz yıldan beri kendisini rüyadan mahrum etme denemeleri yapmaktaydı. Fakat hiç bir zaman bir haftadan fazla tahammül gösterememişti. Otuz yıllık çalışması aradığı sonucu vermeyince başkaları üzerinde değişik denemeler yapmaya başladı. Deneyin sonunda , rüya esnasında kısa ve uzun süren süratli göz hareketlerine şahit oldu. Denemeye tabi tuttuğu kimseleri, göz hareketlerinin başladığı ve bittiği devrenin muhtelif bölümlerinde uyandırdı. Böylece her defasında kişilerin rüya görmekte olduğunu öğrenmiş oldu. Bu tespitin doğruluğunu ilim çevrelerine delilleriyle sunmak gereğini duydu. Ömrü boyunca hiç rüya görmediklerini iddia eden kimseleri toplayıp onlar üzerinde tecrübeler yaptı. Göz hareketlerinin başladığı anda uyandırdığı bu kimseler hayret ve şaşkınlık içinde ilk defa rüya gördüklerini söylediler. Dr. Kleitman bundan şu sonucu çıkardı. Herkes rüya görmekte, fakat bazı kimseler rüyalarını hatırlayamamaktadır. Rüyanın objektif olarak en kuvvetli delili ise uyumakta olan kimsenin süratli göz hareketleridir.


    UNESCO’nun Kuruluş Günü

    Ağustos 30th, 2008

    UNESCO’nun Kuruluş Günü (16 Kasım)

    UNESCO

    UNESCO, 4 Kasım 1946 tarihinde 44 ülke tarafından Londra’da yapılan bir toplantı sonrasında kurulmuştur. Merkezi Paris’te olan UNESCO’nun amacı; eğitim, bilim ve kültür alanında çalışmalar yaparak barışın ve güvenliğin korunmasına, insan hak ve özgürlüklerine katkıda bulunmak… olarak açıklanmaktadır. Amacı bu şekilde açıklanmasına rağmen UNESCO’nun bugüne kadar bu konularda kalıcı çözümler ürettiği de görülmemiştir.

    Birleşmiş Milletler’in bir uzmanlık örgütü olan UNESCO da 2. Emperyalist paylaşım savaşı sonrası, emperyalist sömürü sisteminin yeniden yapılandırılması sürecinde doğmuştur. BM’nin uzmanlık örgütü olduğu için, BM’ye üye olan bütün ülkeler UNESCO’nun da doğal üyeleridir.

    Faaliyetleri:

    UNESCO, tüm dünyada Bölge Merkezleri’ne sahiptir. Çalışmalarının temelini eğitim, bilim ve kültür konuları oluşturur. Görünüşte bu konularda geri bıraktırılmış, sömürge ülkelerin geliştirilmesini amaçlar. Bu doğrultuda raporlar hazırlar, değerlendirmeler yapar, sonuçlar çıkarır. Bu çalışmalarda sömürgelerin içinde bulunduğu kötü koşulları gözler önüne serer. Sömürge halkların yanında, onların lehine çalışıyor gözükür.

    Ancak bu işin görünen yanıdır. BM’nin bir kuruluşu olan UNESCO da özünde dünya üzerindeki emperyalist egemenliğin pekiştirilmesine, emperyalistlerin çıkarlarına uygun faaliyetlerin hayata geçirilmesine hizmet eder. Şöyle ki; Eğitim alanında okuma-yazma oranını arttırmayı ve eğitim seviyesini yükseltmeyi amaçlıyor görünür. Bu amaç için de eğitim konusunda çeşitli çalışmalar, programlar yayınlar. Hazırlanan bu programların hepsi de emperyalist eğitim programlarıdır. Emperyalistler UNESCO aracılığıyla uyguladıkları eğitim programlarıyla, ideolojisi, kültürüyle kendi çıkarlarına uygun beyinler yetiştirmeye çalışırlar. Eğitimin önemi ortadadır. Bir ülkenin sömürgeleştirilmesi ve bu sömürünün sürekli hale getirilmesi sadece askeri, ekonomik, siyasal ilişkilerle olmamaktadır. Eğitim de bu konuda önemli bir işleve sahiptir. UNESCO emperyalistlerin bu ihtiyacını karşılayan bir kurumdur. Aynı durum bilim ve kültür alanları için de geçerlidir.

    UNECSO’nun faaliyetlerinin diğer önemli bir yanı da emperyalist baskı ve sömürüye maske olmasıdır. Örneğin 1970’li yıllarda UNESCO “Filistinliler İçin Eğitim Programı” adlı bir proje hayata geçirmiştir. Bu projenin amacı ise Filistin halkının iyi eğitilmiş bir halk olmasını sağlamak olarak açıklanır. Oysa aynı yıllar Filistin halkının, emperyalizm ve İsrail siyonizminin pervasız saldırılarına maruz kaldığı yıllardır. Toprakları işgal edilen Filistin halkının bağımsızlık savaşı sürdürdüğü, her gün yeni saldırı ve katliamlarla karşı karşıya olduğu bu yıllarda, UNESCO’nun oluşturduğu eğitim programının ne önemi olabilir? Ama UNESCO bu tür şatafatlı kampanyalarla, propagandalarla yaşanan sömürü ve baskının gizlenmesine hizmet etmiştir. UNESCO’nun eğitim programı, Filistin halkının sorunlarına hiçbir cevap verememiştir. Veremezdi de… Çünkü baskının, sömürünün olduğu bir ortamda “iyi eğitim görme”nin ne önemi, ne de şartları yoktur.

    UNESCO’nun ülkemizde de yürüttüğü faaliyetler vardır. Örneğin bunlardan ikisi Ürgüp Göreme bölgesinde ve GAP’ta UNESCO’nun desteğiyle düzenlenen kurslardır. Bir eğitim kurumu olarak görünen bu kursların amacı bölgeye yatırım yapan emperyalistlerin yerli kadro ihtiyacını karşılamaktır. GAP’ı paylaşan emperyalist tekeller kendi kadrolarını yetiştirerek daha rahat bir sömürü ortamı kuracağını düşünmektedir.

    Aynı durum, kültür alanı konusunda yapılan faaliyetler arasında yer alan tarihi eserlerin korunması için de geçerlidir. Tarihi eserler elbette ki bir halkın önemli değerlerindendir. UNESCO’nun bir çok ülkede bu tür eserlerin korunması için faaliyetleri olduğu bilinir. Ama yapılanlar sadece bu kadarla sınırlıdır. Bu eserlerin bizzat emperyalistler tarafından ticaret aracı haline getirilmesi, uluslararası kaçakçılığının organize edilmesi veya emperyalist saldırılar sonucu tahrip edilmesi hatta yok edilmesi, gündeme gelmez, getirilmez. Engelleyici çözümler üretilmez.

    Koruduklarını söyledikleri tarihi eserlerin sahibi olan halklar açlıkla, baskı ve terörle karşı karşıyadır. Bu konuda UNESCO hiçbir adım atmaz. Çünkü UNESCO’nun işlevi halkların gelişmesi, kültürel, tarihsel değerlerinin korunması vb. değildir.

    UNESCO, hükümetlerden güya eğitime ayrılan bütçe payının artırılmasını isterken, aynı emperyalist ülkelerin bir kurumu olan IMF sürekli olarak bu bütçenin kısıtlanmasını dayatmakta ve sonunda da IMF’nin dediği olmaktadır. UNESCO’nun önerilerinin göstermelik niteliği, bu noktada daha açık görülebilir.

    Sonuç olarak, UNESCO da bizzat emperyalistler tarafından oluşturulan, onların çıkarları doğrultusunda hareket eden, emperyalizmin halklara saldırıda kullandıkları silahsız bir kurum, bir aldatma örgütüdür.

    Yapısı:

    UNESCO’nun yapısı üç ana organdan oluşur. Bunlar;

    1)Genel Kurul:

    Genel Kurul UNESCO’nun en yüksek karar organı ve tüm üye devletlerin temsilcileri aracılığıyla kendilerini ifade ettikleri yerdir. UNESCO’nun uygulayacağı politika, program ve bütçesi burada belirlenir.

    2)Yönetim Kurulu:

    Genel Kurul tarafından belirlenen 45 üye ülkeden oluşur. Yönetim Kurulu, hazırlanan programların uygulanmasından sorumludur. Yılda en az iki kere toplanır.

    3)Sekreterlik:

    Paris’te bulunan sekreterlik, bir genel müdür başkanlığında 3500 görevliden oluşur. Bu görevlilerin büyük bölümü merkezden uzakta yürütülen projelerin uygulamasında görevlidir. Sekreterlik, Yönetim Kurulu’nun önerisi üzerine Genel Kurul tarafından 6 yıl için belirlenen Genel Müdür tarafından yönetilir.

    BM Çocuklara Yardım Fonu
    UNICEF

    Emperyalizme maske olan kurumlardan biri de UNİCEF’tir. Bu kurum yıllardır raporlar hazırlar, raporlar sunar. Raporlarında dünyada yaşanan acı olayları, zulmü, açlıkları, yoklukları, haksızlıkları konu eder. Bu, bir yerde onun misyonudur.

    UNICEF, dünya çapındaki bir emperyalist örgütlenmedir. Dünya çocuklarına yönelik istatistiksel çalışmalar yapar, çeşitli yardım faaliyetlerini organize eder. Ama, yaptığı yardımlar nerelere gidiyor, bunda belirleyici olan kim? Bu soruların cevabı UNİCEF’in asıl niteliğini de ortaya koyar.

    Örneğin Kuzey Irak’ta ambargodan dolayı binlerce çocuk hastalıklardan ölmekteyken, ilaca muhtaçken, UNICEF yoktur ortada. Çünkü bu ambargoyu uygulayan yine UNICEF’in bağlı olduğu Birleşmiş Milletler’in bizzat kendisidir. İşin içine emperyalizmin çıkarları girdiğinde UNİCEF çocuk sağlığını, yardımseverliğini unutmaktadır. İşkence gören çocuklar da fazla ilgilendirmez UNİCEF’i.

    UNICEF, çıkarları ve koşulları elverdiğinde, salgın hastalıklarda, felaketlerle mücadelede, açlıklardan, çatışmalardan zarar gören halklara gıda yardımı yapılmasında hazır(!) olur. Zaten yaptıkları en küçük bir yardımı tüm dünyaya duyururlar. “UNICEF şuraya gitti, şurada yardıma muhtaç çocuklara … dolarlık yardımda bulundu…” diye bir çok haberi şatafatlı bir şekilde medya aracılığıyla dünyanın her tarafına ulaştırırlar. İşleri bu kadardır. Yardım götürdüğü yere kolay kolay bir daha dönüp bakmazlar. Gittiği yerlerdeki yardım bekleyen çocukların durumu ne olmuştur, ne yaparlar, ölen binlerce çocuğun sorumlusu kimdir?.. diye sormazlar.

    UNICEF’in dünya halklarına “iyilik” yapan bir konumda görünmesi, ne Birleşmiş Milletler’in ne de emperyalizmin niteliğinin değişmiş olmasındandır. Emperyalizm Birleşmiş Milletler aracılığıyla bir yandan yakıp, yıkıp, katlederken diğer yandan da bu gibi kurumları aracılığıyla “yardım”, “dayanışma”, “barış tohumları serpme” oyununu sürdürmektedir.


    Rüya Tabirleri -L-

    Ağustos 29th, 2008

    LABORATUVAR
    Rüyada laboratuar görmek sağlığınıza dikkat etmeniz gerektiğini aksi taktirde çok ciddi bir hastalığa yakalanabileceğinizi işaret eder.

    LACİVERT
    Rüyada lacivert görmek, resmi bir toplantıya davet alacağınıza yorumlanır.

    LADES KEMİĞİ
    Rüyada lades kemiği ile ladese tutuşan, son zamanlarda iş yaşamında büyük bir hata yapmış demektir.

    LAHANA
    Rüyada lahana hayatınızda birçok sıkıntı yaşayacaksınız demektir. Eğer lahana yeşilse, aşk yaşamınız altüst olacak; evliyseniz, eşiniz size ihanet edecek ve sizi çok üzecek demektir.

    LALE
    Çok güzel ve iyi bir kimseye aşık olacağınızı işaret eder. Lale dikmek çevrenizdeki insanlara yardımda bulunacağınıza işarettir. Laleyi koparmak işleriniz düzelecek demektir.

    LAMBA
    Rüyada ışık veren her şey gibi lamba da iyiye yorumlanır. Rüyasında lambayı yakan kişi, istediği işte başarı kazanır.Elinde lambayla yürüyen kimsenin hayatında güzel bir şey olur demektir. Lambanın çatlaması yada kırılması bir felakete yorumlanır. Rüyasında lamba yakan genç bir erkek için, çok sıkıntılı bir duruma düşeceğini; orta yaşlı bir erkek için ise hayatta başarıya ulaşmak için, henüz yeterince tecrübeli olmadığı demektir. Genç bir kız için bu rüya hoş ve eğlenceli bir yemeğe gideceğine; yaşlılar için ise , iyi bir işte beklemediği derecede şanslı olacağına yorumlanır.

    LASTİK
    Rüyada lastik görmek, iki yüzlü bir kişiyle tanışacağınıza, onunla bir iş yapmaya kalkıştığınızda büyük zarar edeceğinize yorumlanır. Bu işten hem para hem de saygınlığınızı kaybetmenize neden olacaktır. Rüyasında bir yere lastik diktiğini gören kimse etrafındakilere fikirlerini kabul ettirebilecektir. Parça halinde lastik herkesi hayrete düşürecek bir olaya yorumlanır.

    LAV
    Rüyada yanardağdan akan lav görmek , büyük bir aşk macerası yaşamak anlamındadır. Bu aşka çok dikkat etmeniz gerekir.

    LAVANTA
    Rüyada lavanta çiçeği olağanüstü şaşırtıcı birtakım durumlarla karşılaşılabileceği demektir.

    LEBLEBİ
    Rüyada leblebi görmek iyi olmayan bir işten gelen paradır. Leblebi yiyen bir kişi bir borcu ödemeye mecbur olacak demektir. Leblebi aldığını gören bir kimse birine kefil olacaktır. Leblebi kavurduğunu görmek i başkalarının yüzünden borca girmek demektir. Rüyada leblebi yenmesi, karaciğer ve siroz hastalığı kabul edilir.

    LEĞEN
    Rüyada leğen, evlilik demektir.

    LEKE
    Rüyada leke tatsızlık, hoşa gitmeyen durum, kötü olaylar demektir. Elbisesinde leke olduğunu gören kişi dert alır. Rüyada lekeyi silmeye çalışmak, başka insanların sıkıntılarıyla uğraşmaktadır. Vücutta leke olduğunun görülmesi paraya yorumlanır.

    LEOPAR
    Rüyada leopar rakiplerinizin çok önemli sırlarınızı ele geçirerek işlerinizi altüst edeceğine yorumlanır.

    LEVHA
    Çok güzel geçecek bir iş yolculuğuna çıkacaksınız demektir.

    LEYLAK
    Güzel ve çok iyi niyetli birisine aşık olacağınıza işaret eder.

    LEYLEK
    Rüyada leylek bilgili, nazik, sakin, dengeli, iyi niyetli, hikmet sahibi biri olarak yorumlanır. Uçan bir leylek gören çok güzel haber alır. Rüyasında leylek gören için bu rüya , seyahat demektir. Aynı zamanda leylek görmek, evlilik veya çok iyi arkadaş edineceği demektir.

    LİKÖR
    Eğer sağlığınıza dikkat etmezseniz hastalığa yakalanabilirsiniz demektir.Rüyada likör içmekte yaptığınız işler nedeniyle herkesin gözünün sizin üzerinde olduğuna yorulur.

    LİMAN
    Rüyasında liman gören kimse, gelecekte çok mutluluk verecek haberler alınacak demektir.

    LİMONATA
    Limonata içmek, bir yerden güzel r haber alınacağı anlamındadır.

    LİMON
    Rüyada limon yemek veya görmek, bazı hayal kırıklıkları uğrayacağınıza yorumlanır. Etrafında onu kıskanan insanlar var demektir.

    LİSE
    Rüyada lisede okuduğunu gören kimsenin sabırlı ve gayretli olursa çok başarılı olacağına işaret eder.

    LOHUSA
    Bu rüya, erkekler için, güzel bir iş habercisi olarak kabul edilir. Kadının kendisinin loğusa olduğunu görmesi geçici bir rahatsızlık; yatağından kalkmış görmesi ise iyiliğe ve sağlığa yorumlanır.

    LOKANTA
    Rüyasında temiz bir lokantada yemek yediğini görmek, istediği bir işin gerçekleşmesi demektir.Eğer lokanta kalabalık ise, bu iş için rakiplerinizle mücadele etmek zorunda kalınacağınızı belirtir.

    LOKMA
    Rüyada lokma tatlısı yemek kısmet ve paradır.

    LOKOMOTIF
    Rüyada lokomotif İş yaşamında kariyer sahibi olacak, birçok güzel yolculuğa çıkacaksınız demektir. Hasar görmüş ya da raydan çıkmış bir lokomotif, dertli günlerin geldiğini bildirir.

    LOKUM
    Rüyada lokum yemek kısa zamanda mutluluk verici bir haber alır. Bu haber sayesinde günleri mutlu geçer demektir. Rüyasında bir kutu lokum alan kimsenin hayatı gönlüne göre olur. Lokum ikram etmek başka insanları sevindirmek demektir.

    LÜLETAŞI
    Çevrenizde iki yüzlü insanlar var demektir. Eğer dikkat etmezseniz, bu insanlar sizin ayağınızı kaydıracak demektir.


    Sayfalar: Geri 1 2 3 4 5 6 7 İleri